Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Tanrıların Cennet Adası: Bali

      Size seyahat listenizin en başına hiç düşünmeden koyabileceğiz bir yeri anlatacağım.

      Tanrıların Cennet Adası: Bali
      Burak Özberk
      Trendy

      09.05.19

      52 yaşında; evli, 3 çocuklu bir gezgin, fotoğrafçı ve rehberdir.

      Burası öyle bir yer ki, adımınızı attığınız andan itibaren sizi büyülemeye başlıyor ve seyahatiniz bittiğinde, bir daha ne zaman gidebilirim diye düşündürtüyor. Dünyada bir çok tropikal ada var ve her birinin ayrı ayrı cezbedici özellikleri bulunuyor. Bali’de ise her şey var. Bu yüzden de Bali’ye “Tanrıların Cennet Adası” deniliyor. 

      Sizlere ayrıca bir de iyi haberim var. Ağustos 2019 itibariyle Türk Hava Yolları İstanbul’dan Bali’ye direkt uçuyor olacak.

      Gelin birlikte adayı keşfe çıkalım ve Bali’yi size tanıtalım.

      17.508 adadan oluşan, 250 Milyon nüfusuyla dünyanın en kalabalık dördüncü ülkesi olan ve etimolojik olarak “Ada” anlamına gelen Endonezya’nın, 3.5 milyonluk nüfusuyla küçük bir adası olan Bali, hala keşfedilmemiş köşeleriyle sizleri bekliyor. Çoğunluğunun Hindu gelenekleriyle yaşadığı Bali Ada’sı, tapınakları, yağmur ormanları, plajları, herkesi kendine hayran bırakan yemekleri ve tropikal meyveleri ile cennetten “dört köşe” bir yerdir. Dünya harikası plajlarında sörf, nehirlerinde rafting, dağlarında trekking ve tapınaklarında ayinlere katılırken bu eşsiz anları fotoğraflayarak ölümsüzleştirebilirsiniz. Bunları yaparken yorulduğunuzda da kendinizi maharetli ellere bırakıp Bali masajının keyfini sürmek de bu adanın size sunduğu en güzel hediye olsa gerek.

      Bali’ye geldiğiniz andan itibaren mutlaka yapılması gerekenlerin listesini sizin için aşağıda çıkardım:

      Ubud
      Yağmur ormanlarının olduğu bölgede bulunan ve yerel sanatçıların yaşadığı Ubud bölgesi, Julia Roberts’ın oynadığı “Eat, Pray and Love” filminden sonra üne kavuşup binlerce turist çeken bir yer haline gelmiştir. Julia Roberts ve filmdeki partneri Javier Badem çekimler boyunca, Ubud’daki Four Seasons Hotel’de kalmışlar. 20 sene önceki Ubud olmamasına rağmen halen bakir ve bozulmamış olan bu bölge Bali’ye gelen gezginlerin olmazsa olmazı.

      Saraswati Tapınağı ise Bali’de mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Girişindeki lotus çiçekleriyle dolu olan havuz sizi büyüleyecek. Hemen havuzun yanında bulunan Starbucks’tan kahvenizi alıp tapınak manzaralı masanıza oturup kahveyi yudumlamak ise ayrı bir keyif. İnanın bana daha güzel bir ortamda kahve içmemiştim diyeceksiniz. Kahve sonrası 5 dakikalık yürüyüşle Ubud pazarına ulaşacaksınız. Bali’nin en uygun fiyatlı el işi malzemelerinin bir çok çeşidini bir arada bulabileceğiniz pazarı burası. Yerel sanatçıların eserlerinin albenisi karşısında en fazla vereceğiniz reaksiyon, “bunu Türkiye’ye nasıl taşıyabilirim?” olacak.

      Yine size özel bir adres daha vereceğim. Ubud’un içinden tarlalara doğru girdiğinizde 15-20 dakikalık köy yolundan yapacağınız yürüyüşle varacağınız harika bir cafe var. Adı Organic Sari. Adaya ait tropikal meyvelerin sularını da içebileceğiniz bu yerde, manzaranız ise tepeden bakacağınız pirinç tarlaları olacak. Ubud’daki gezinizi bitirmeden önce, insanlara alışkın olan maymunlarla dolu ormana girip, maymun tapınağını gezebilirsiniz.

      Ubud’la ilgili size bir iki adres daha vereyim. Yediğinizde bir ömür boyu peşinizi bırakmayacak lezzeti olan çıtır ördek, Ubud’da 1990’dan beri Bebek Bengil Restaurant’ta harika bir ortamda sunuluyor. Pirinç tarlasının etrafındaki masalarda servis edilen ördek, açık havada yemek yeme keyfini doruklara çıkartıyor. Eğer Ubud’da gece kalacağım derseniz, orman manzaralı sonsuzluk havuzlarını denemek için Hanging Gardens of Bali otelini tercih edebilirsiniz. Odalarında kendine ait sonsuzluk havuzu var.



      Jimbaran
      Bali Adası’nın en güzel otellerinin de bulunduğu bu bölge, gün batımı manzarası ile de meşhurdur. Burada kalacağınız otellerde denize girebilir, dilerseniz günlük turlarla çevredeki küçük adalara gidebilir ve şnorkelle dalış yaparak denizin altındaki zenginlikleri gözlemleyebilirsiniz. 

      Jimbaran’a yakın olan Uluwatu Tapınağı’na ise gün batımını seyretmek için gidebilirsiniz. Deniz kenarında falezler üzerinde bulunan bu tapınak her akşam binlerce kişiyi gün batımında misafir eder. Adanın yerlileri de yine her akşam Kecak dansı eşliğinde bu tapınakta ritüellerini yerine getirirler. Eğer fırsatınız olursa mutlaka bir gün batımını burada yapın ve dansçıların mistik hareketlerini izleyin.

      Yine bu bölgede bulunan Ayana Otel’in bünyesindeki Rock Bar’ı da denemenizi tavsiye ederim. Muhteşem bir deniz manzarasında, kayalıkların üzerine kurulmuş bu bardan aşağı baktığınızda kayalara vuran dalgaları görebiliyorsunuz. Gün batımı için harika bir yer.

      Jimbaran’ın upuzun sahili her akşam masalar konularak bir restoran şeridine dönüşüyor.  Kumların üzerindeki masa ve sandalyelere kuruluyor ve hemen yanı başınızdaki denizin kokusunu, sipariş ettiğiniz deniz mahsullerinin tadını çıkartırken içinizde hissediyor olacaksınız. Menega Cafe, bu sahilde size önerebileceğim restoranların başında geliyor.

      Tapınaklar
      Yaklaşık olarak % 93’u Hindu olan yerel halkın her gün adada bulunan 25.000 tapınak ve 2.5 milyon sunağa bıraktıkları sunular sayesinde Bali Adası her gün sil baştan dekore ediliyor gibi süsleniyor. Öyle ki gün içinde her yerde bir ayin, her yerde bir sunu bırakılması ada hayatının bir rutini. Sizler için adanın en güzel ve özel tapınaklarının bir listesini aşağıda yapıyorum:

      Ulun Danu Bratan (Göldeki Tapınak): Adanın bence en güzel tapınağı. Gölün üstünde bulunan bu tapınak, yerleşim yerlerine biraz mesafeli olduğu için çok ziyaret edilmiyor.  Çok sessiz ve dingin bir ortamda, suyla birleşen bu dini yer, çok güzel fotoğraflar sunuyor. Ubud’a nispeten daha yakın. Eğer bu tapınağa giderseniz, kesinlikle pişman olmayacaksınız.

      Tirta Empul (Kutsal Su Tapınağı): İkinci sıraya koyduğum bu tapınak, eskiden kapalıydı. Buraya kutsal suda arınmaya gelen ada halkını, kaynak sularıyla doldurulmuş havuzlarda yıkanırken görmek ve yüzlerce yıldır devam eden ritüeli takip etmek çok ilgi çekici. Etrafta çok güzel heykeller var. Mutlaka görün derim.

      Danau Tamblingan: Sabah gün doğumunda bu tapınağı görmeye giderseniz, hayatınızın en güzel görüntülerinden birine şahit olabilirsiniz. Tamamen göl sularıyla çevrili halde olan ve içine girip ziyaret edilemeyen bu tapınağın çevresini bindiğiniz sandalla gezebiliyorsunuz.

      Tanah Lot: Bir Bali klasiği olan bu tapınak, gün batımında binlerce kişi tarafından her gün ziyaret ediliyor. Çevresinde birçok mağaza, cafe ve restoran olduğundan, ziyaret öncesi ve sonrası burada vakit geçirmek de güzel oluyor.

      Çok güzel deniz mahsulü yemekler yiyeceğiniz, meyveler keşfedeceğiniz, tapınaklarında yerel ritüelleri göreceğiniz, pirinç teraslarında yürüyeceğiniz, gün batımlarının tadını çıkartacağınız bu adada size en son tavsiyem 2-3 gün yağmur ormanları (Ubud) tarafında, 3-4 gün de deniz tarafında olmak üzere 2 ayrı otelde kalmanız ve adanın tadını farklı açılardan çıkarmanız. Tanrıların Adası sizi bekliyor…

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam