Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Romanya: Kont Drakula’ya Kısa Bir Ziyaret

      Bazı yerler vardır, methini ne kadar duysanız da gidip görmeden değerini anlamıyorsunuz. Benim için de Romanya böyle yerlerden biri oldu. Mimarisi, doğası ve sıcakkanlı insanlarıyla tam bir sürprizler ülkesi. Bu sefer kısa bir gezi oldu ama daha şimdiden tekrar gitmek için en iyi zamanı kolluyorum.

      Romanya: Kont Drakula’ya Kısa Bir Ziyaret
      Ahmet Erdem
      Trendy

      28.09.18

      Doğa, şehir, macera! Büyüleyici fotoğraflarıyla her karesi, dünyanın bir hikâyesi.

      Balkanların Paris’i
      Üç günümüz olduğundan ilk günü hızlı bir Bükreş turuna ayırıyoruz. Geri kalan iki günde de Romanya’nın en güzel bölgesi Transilvanya’yı gezmek istiyoruz. Orada Kont Drakula’nın izlerini takip edeceğiz.

      Bükreş’e 1900’lü yıllarda Balkanlar'ın Paris’i deniliyormuş. 2 milyon insanın yaşadığı Bükreş’te gezilecek yerlerin çoğu Unirii Meydanı çevresinde eski şehir bölgesi olan Lipscani’de toplanmış. Popüler restoranlar, kafeler, barlar da burada.

      Bu bölgeden gezmeye başlayınca dev boyutlardaki Parlamento Binası, göreceğiniz ilk şey oluyor. O kadar devasa ki ihtişamı ve büyüklüğüyle dünyanın en büyük binalarından. Guinness Rekorlar Kitabı’na bile girmiş. Binanın içinde biri Çağdaş Sanat Müzesi olmak üzere üç müze varmış. Işıklandırılan binanın gece hâli de çok güzel.

      Yolumuzun üzerindeki Stavrapoleos Manastırı da şehirdeki en güzel binalardan. İşlemeleri ve şirin bahçesiyle burayı çok sevdik. Zafer Caddesi’ne (Calea Victoriei) aynı zamanda şehrin kalbi diyebiliriz. Bu yol üzerinde bir de Atatürk’ün anıtı var. Fransa etkisiyle yapılmış binalara Zafer Takı da eklenmiş. İlle de müze gezeyim diyorsanız National Art Museum’u gezmenizi öneriyorlar.


      Romanya’ya gitmek için Shengen vizesi ya da Romanya konsolosluklarından vize almanız gerekiyor. Bükreş uçakla 1,5 saat. Otobüsle gitmek de mümkün, ama 11 saat!

      Romanya’da Aç Kalmazsınız
      Caru’ Cu Bere buranın ünlü restoranlarından biri. Sadece içini görmek için bile gidilebilir. 1879’da açılmış lokanta hem mimarisi hem de harika yemekleriyle ünlü. Zaten Romanya’da aç kalmanız pek mümkün değil. Osmanlı etkisiyle bizimkilere benzer yemekler bulabiliyorsunuz restoranlarda. 

      Herastrau Parkı, Bükreş’in en güzel yerlerinden biri. Kendisi kocaman olduğu gibi içerisinde oldukça büyük bir göl de var. Biz kış hâlini gördük ama baharda da eminim burası çok güzeldir. Dinlenmek ve yürüyüş için oldukça keyifli gözüküyor.

      “Dünyanın En İyi Yolu”
      Romanya’da dolanırken Transfagarasan yolundan çok bahsedildiğini duyuyoruz. Burası İngiliz Top Gear programı tarafından “Dünyanın En İyi Yolu” olarak tanımlanmış. Harika manzarası ve pisti andıran virajlarıyla ünlü bir dağ yolu. Yaz aylarında 2 ay açık kalan yolu vakit olsa da görebilseydik, diyoruz.

      Bir sonraki durağımız Braşov için Bükreş’ten kiraladığımız araçla yola çıkıyoruz. Kuzeye doğru yol alırken Sinaia’da küçük bir mola veriyoruz. Busegi Dağları’nın eteklerinde olan şehir, doğaseverler için harika. Biz Peleş Kalesi’ni gezip yola devam edeceğiz. 1800’lü yılların sonlarında yapılmış, 160 odalı kale, peri masalarından çıkmış gibi görünüyor. İçerisi de oldukça ihtişamlı döşenmiş.

      Bir Orta Çağ Şehri Braşov

      Braşov, Bükreş’ten sonra en çok ziyaret edilen şehir. Karpat Dağları’nın eteklerinde, yeşillikler arasında; renkli evleri, güzel meydanlarıyla tam sokaklarında kaybolunacak yerlerden. Konsül Meydanı diye geçen Piata Sfatului şehrin kalbi. Tampa Dağı’na çıkarak şehri yukarıdan izleyebiliyorsunuz. Yürüyerek ya da teleferikle çıkabilirsiniz. Teleferik, 400 metre yüksekliğe 3 dakikada çıkarıyor. Yemyeşil şehir, kırmızı çatılarıyla harika görünüyor.

      Aslında Kont Drakula Kim?

      Geceyi Broşav’da geçiriyoruz, sabahın erken saatlerinde kalkıp Bran Kalesi’ne doğru yola çıkıyoruz. Yol, yaklaşık bir saat sürüyor. Doğruca kaleye gidiyoruz. 1300’lerde halk tarafından yapılan kale, zamanında Osmanlı’ya karşı savunma amaçlı da kullanılmış. Drakula’yla özdeşleşen ve Eflak hükümdarı olan Vlad Tepeş’in birkaç kez burada kaldığı söyleniyor. Biz aslında onu Kazıklı Voyvoda olarak tanıyoruz.

      Kalenin Drakula’ya mal edilmesinin en büyük sebebi, İrlandalı yazar olan Bram Stoker’ın Kont Drakula romanı. Romanda yazılanlar bu kaleyle ve zamanın ünlü Kazıklı Voyvodası ile o kadar çok benzeşiyor ki bundan sonra burası Drakula Kalesi olarak anılmaya başlanıyor. Bu arada yazar Bram Stoker, Romanya’ya hiç gitmemiş.

      Yüksek duvarları, kasvetli yapısıyla buranın yanından geceleri pek geçmemek lazım sanırım. Ama içi dışarıdan göründüğü kadar kasvetli değil. Aydınlık ve ferah bir yapısı var. Zaman zaman Romanya tarihinde önemli rol oynayan kale, artık turistlerin en çok ziyaret ettiği yerler arasında.

      Doğa ve Tarih Dolu Üç Gün

      Hagi, Luçeskusu gibi futbolun önemli isimlerinden bildiğimiz sıcakkanlı insanlarla, doğal güzelliklerle ve tarihî değerlerle dolu Romanya’yı üç gün sonunda daha da sevdik. En başta da dediğim gibi buralarda gezecek görecek çok fazla şey var.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam