Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Romantik Ren Nehri Hazineleri

      Birbirinden güzel köyleri, kasabaları, hikayeleri, kaleleri ve Loreley Kayalıkları ile ünlü olan Romantik Ren parkuru adını fazlası ile hak eden bir güzergah.

      Romantik Ren Nehri Hazineleri
      Taylan Kırıkkanat
      Trendy

      28.06.19

      Seyahatsever bir gezgin, doğa ve tarih tutkunu, tecrübelerini bir rehberin gözünden yazıya döker.

      Avrupa’nın Tuna Nehri ile beraber can damarı olan Ren Nehri, adını keltçe bir kelime olan “Renos”dan alır ve “öfkeli akan” anlamına gelir. İsviçre, Almanya, Fransa, Avusturya gibi ülkelerden geçen nehir 1324 km katederek Hollanda’nın Rotterdam şehri ile kuzey denizine dökülür. Ren Nehri’nin Bingen’den başlayıp Koblenz şehrine kadar olan bölümü sizleri masalsı bir yolculuğa çıkaracaktır.​

      Yolculuğumuza Rüdesheim’dan Başlıyoruz...

      Romantik Ren parkurunun muhtemelen en ünlü kasabası olan Rüdesheim’ın tarihi Roma dönemine kadar uzanır. İkinci Dünya Savaşı’nda büyük hasara uğrasa da günümüzde Ren Nehri’nin en çok ziyaret edilen kasabasıdır. Rüdesheim’da bir gün geçirecekseniz ilk olarak mutlaka Drosselgasse Caddesi’ni ziyaret edin. Kasabanın tam kalbinde bulunan cadde adını Drossel kuşlarından (Kara Kuş, bana göre karga 😊) alıyor. Sağlı sollu hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar ve son derece güzel atmosfer içerisinde müzik eşliğinde sürekli dans eden insanların bulunduğu tavernalar size keyif verecektir. Özellikle hafta sonları akşam saatlerinde burayı mutlaka yaşamanızı tavsiye ederim. Rüdesheimer Coffe bu kasabaya özgü mutlaka denenmesi gereken bir lokal lezzet. Geleneksel bir kahve bardağın içerisine Asbach Uralt konyağı eklenerek, karamelize olması için yakıldıktan sonra kahve ilave edilip üzerine krem şanti eklenerek servis ediliyor. Drosselgasse ve Rüdesheim’deki hemen her restoran ve cafe’de bulmak mümkün.

      Rüdesheim’de olmazsa olmaz yerler de var. Bunlardan ilki Sigfried’s Mechanical Music Cabinet. Bir zamanlar Brömserhof şövalyelerinin yaşadığı malikane içerisine kurulmuş müze de, üç yüzyıl içerisine yayılmış mekanik müzik kutuları, laterna ve gramafon gibi birbirinden farklı 350 obje sergileniyor. Özel rehberli turların yapıldığı müzeyi mutlaka randevu alarak gezin. 

      Romantik Ren Vadisi’nin başladığı yer olan Rüdesheim’da muhteşem vadi ve nehir manzarasını seyredebilmenin en kolay yolu ise, gene kasaba merkezinden kalkan teleferik ile Niederwald Anıtı’nın bulunduğu tepeye çıkmak. On dakikalık bir teleferik yolculuğu esnasında üzüm bağlarının üzerinden geçerek muhteşem nehir manzarasının keyfini çıkarıyorsunuz. Teleferik’ten indikten sonra harika bir parkın içerisinden Niederwald anıtına yürürken göreceğiniz Niederwald Temple 1790 tarihinde yapılmış. Beethoven’dan Goethe’ye bir çok ünlü ziyaretçisi olan anıt ikinci dünya savaşında yıkılmış ve 2006 yılında aslına sadık kalınarak tekrar restore edilmiş. 

      Rüdesheim’dan kalkan tekneler ile St.Goar’a yaklaşık üç saatlik yapılacak bir nehir gezisi sizlere ayrıca bir görsel şölen sunacaktır. Rüdesheim’dan ayrıldıktan sonra ilk olarak sağda küçük bir adacık  üzerinde göreceğiniz Mauseturm aslında az ötesinde bulunan harabe halindeki Ehrenfelz kalesinin gelecek saldırılara karşı uyarılması amaçlı inşa edilmiş. Yazımın başında da ifade ettiğim gibi güzergah üzerindeki her yerin bir efsanesi ve hikayesi var. Mauseturm ‘’Fare Kulesi’’ efsaneye göre adını bölgede yaşanan açlık sırasında kuleye sığınan gaddar başpiskopos Hatto’nun, kendisini takip eden fareler tarafından burada yenmesinden alıyor. Ehrenfelz Kalesi ise günümüzde harabe olsada, 1208 yılında Mainz Başpiskopos’u tarafından bölgedeki her kale gibi hem savunma hemde vergi toplamak için inşa ettirilmiş. Savaşlar sırasında Mainz Katedrali’nin tüm değerli hazineleri burada muhafaza edilmiş. Fransızların saldırdığı 1689 yılından bu yana harabe durumda. 

      Assmannshausen üzerinden yolumuza devam ederken göreceğimiz bölgeye Romalılar tarafından getirilen  üzüm bağları Ren Nehri’nin her iki yanınından bize eşlik ediyor. Assmannshausen sonrasında nehrin sol yakasında nehir seviyesinden 80 metre yukarıda bir kaya üzerine kurulmuş Rheinstein Kalesi Mainz Başpiskoposu tarafından vergi toplamak için inşa ettirilmiş. Kale savaşlarda yıkıldıktan sonra 19. yüzyılda Prusya Prensi tarafından restore edilmiş. Günümüzde rehberli turlar da yapılıyor. 


      Güzergahımız üzerinde ilginç olan bir başka yer ise Sooneck taş ocakları. Nehrin sol tarafında tepede yer alan ocaklarda günümüzde özellikle Hollanda’ya taş gönderiliyor. Bu taşlar dijk ve setlerin yapımında kullanılıyor. Hemen aynı bölgede yer alan Sooneck Kalesi ise bölgenin en eski kalelerinden.

      Romantik Ren parkurunun en çarpıcı yeri olarak kabul edilen Loreley Kayalıkları’na gelmeden önce görsel şölen tüm hızıyla devam ediyor. Orta Çağ’dan günümüze kadar sağlam kalmayı başarmış 18 kulesi ile “Kuleler Şehri” olarak adlandırılan Oberwesel’in yanından geçerken kendimizi bir orta çağ masalı içerisinde buluyoruz. Ve tabiki Oberwesel tepelerinde bulunan Frederick I (Barbarossa) tarafından vergi toplamak ve Ren trafiğini kontrol altında tutumak için yaptırılmış Schönburg Kalesi sizleri selamlıyor. “Güzel Kale” anlamına gelen kale bu adı fazlası ile hak ediyor. Ne var ki kale 14.Louis tarafından büyük hasara uğramışsa da, restore edildikten sonra otel ve hostel olarak kullanılıyor. 

      Ve nihayet ünlü Loreley Kayalıkları’na varıyoruz. Nehrin en derin noktası (25 metre) olan bu sert kıvrımlı dönüş doğusunda 112 metre yüksekliğindeki dik Loreley Kayalıkları’nı barındırıyor. Birden fazla farklı akıntının bulunduğu bölgeden geçerken gemicilerin oldukça büyük bir maharet göstermesi gerekiyor. Bu kayalıklar adını burada yaşandığı düşünülen bir efsaneden alıyor. Efsaneye göre Loreley buradaki kayalıklara oturur ve şarkı söyler. Oradan geçen denizciler bu güzel sesin sahibini kayalıkarın üzerinde görünce kendisinin altın sarısı saçları ve güzelliğinden etkilenerek büyülenirler. Onu daha yakından görmek için kayalıklara yaklaşınca kaçınılmaz son gerçekleşir, akıntının etkisi ile kayalıklara çarpan gemiler ya alabora olur yada batar. 

      Tabi bu bir efsane ama gerçek olan ise bir hayli ilginç. Loreley Kayalıkları’ndan sonra gelen kasabanın yüzyıllardır geçim kaynağı günümüz de dahil olmak üzere gemi tamiratı. Hala burada gemiler kaza yapmakta. 

      Koblenz’e varışımız ile beraber nehrin en güzel kolu olarak kabul edilen Mosel Nehri’ni de görüyoruz. Koblenz iki nehrin birleştiği yerde kurulmuş ve tarihi Roma dönemine kadar uzanan bir şehir. İki nehrin birleştiği yer, “Alman Köşesi” olarak adlandırılıyor. Burada Alman imparatoru I. Wilheim’ın at üstünde bir heykeli var. Heykel 2. Dünya Savaşı’nda büyük hasar görse de 1993 yılında aslına uygun şekilde tekrar restore edilip bu köşeye getirilmiş . Elektörlük Sarayı ve hemen karşısındaki tepede kurulu olan Ehrenbreitstein Kalesi de burada görülmesi gereken yerler. 

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Hollanda hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam