Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Okyanusun Orta Yerinde Gizemli Bir Ada; Paskalya Adası (Easter Island), Şili

      Güney Amerika'nın batı açıklarında gizemli bir kültür.

      Güney Pasifik Okyanusu’nda yer alan, Şili’nin Valparaiso bölgesine bağlı Paskalya Adası, bugün dünya çapındaki tanınırlığını yüzyıllar önce volkanik tüf ve taşlar oyularak yapılmış Moai heykelleriyle kazanmıştır. Moai heykelleri başta olmak üzere okyanusun ortasında derin bir kültürü ve tarihi barındıran Paskalya Adası nam-ı diğer Rapa Nui, keşfedilmeyi bekleyen hazinelerle dolu. 

      Rapa Nui, Şili’den ya da Tahiti’den 5 saatlik bir uçuşla varabileceğiniz, okyanusun üzerinde küçücük bir ada. Üçgen bir forma sahip olan adanın 3 ucunda da birer yanardağ bulunuyor. Poike, Rona Raraku ve Maunga Terevaka adındaki bu volkanik dağlar, adanın taş yapılarının, o meşhur Moai heykellerinin temelini oluşturuyor.

      Adanın birçok yerine dağılmış olan bu heykeller 1000’den fazla sayıda ve devasa boyutlarda. Adanın yerel ismi olan Rapa Nui, bu anıtları yaptığı düşünülen Polinezyalı yerli halkın da adı. Adaya Paskalya Adası denmesinin sebebi ise adaya ayak basan ilk Avrupalı ziyaretçi Hollandalı Jacob Roggeveen’in buraya bir Paskalya arefesinde ulaşması. 1995’te UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen ada, doğası, sıcak iklimi, yerel kültürü ve gelenekleri ile kaşiflere hâlâ esin kaynağı olmayı sürdürmektedir. 

      Paskalya Adası’nın Gizemli Heykelleri
      Geçim kaynağı çoğunlukla turizm olan Paskalya Adası’nda turizmin odak noktası da hâliyle bu gizemli heykeller. En uzunu 10 metre yüksekliğe ve 82 ton ağırlığa sahip olan heykeller görenleri büyüleyecek bir görkeme sahipler. Bu heykellerin en ağırı ise 86 ton ve tamamlanmamış bir parça. Tamamlanmış olsaydı 100 tonun üzerinde bir ağırlığa sahip olacağı tahmin edilen heykel de diğerleriyle beraber gizemli bir geleneğin sırrını saklıyor sanki. 

      Kimi araştırmacılar bu heykellerin birer anıt misali, ölen kişilerin anılması için yapılmış olduğu fikrini savunuyorlar. Yapılış nedenleriyle ilgili gerçeğe yakın ve gerçeküstü çok farklı rivayetler olsa da varlıkları ziyaret eden herkes için tarif edilmesi güç, sıradışı bir deneyim diyebiliriz.

      Bu heykellerin yerleştirilmiş olduğu kaidelere “Ahu” adı veriliyor. Adada 1000’in üzerinde bulunan heykelleri ziyaret etmek için ise en etkileyici yerlerden başlamak en iyisi. Bunlardan ilki Ahu Tongariki. Adanın batı ucunda bulunan, Moai heykellerini barındıran bu en geniş bölgede yan yana dizilmiş 15 adet Moai heykeli, ziyaretçileri sırtlarını verdikleri okyanusun gücü, ağırbaşlılıkları ve gizemli suskunluklarıyla karşılıyorlar. Buradaki heykelerin bir özelliği de adanın diğer bölgelerindekiler gibi yalnızca baş bölümünün değil tüm vücut olarak şekil verilmiş olmaları. Ziyaret edeceklerin bilmesi gereken en önemli şeylerden biri de şu; Tongariki’de gün doğumu bambaşka, mutlaka yakalanmalı!

      Heykelleri ziyaret etmek için en iyi bölgelerden bir diğeri de Rona Raraku Dağı yakınlarındaki taş ocağı. Heykellerin neredeyse tamamının yapılmış olduğu yer olan bu taş ocağının çevresinde hâlâ yüzlerce Moai heykeli bulunuyor. 

      Bu gizemli heykeller ile muazzam bir okyanus manzarasının buluştuğu bir diğer nokta ise Ahu Akivi. Tongariki’nin tersine bu sefer heykellerin yüzlerini okyanusa döndüklerini görüyoruz. İnanışlardaki farklılıklar mı yoksa pratik sebepler mi bu farklılıkları yaratıyor henüz çözülememiş. Fakat Paskalya Adası - Rapa Nui’nin, bu gizemli hazinesiyle daha çok araştırmaya ve verimli tartışmaya yol açacağı da kuşkusuz.


      Moai heykellerinin ötesinde de bir Rapa Nui olduğunu söylememiz gerekir. Bu ihtişamlı heykellerin gölgesinde kalmış gibi görünse de yerli kültürü, doğası, mutfağı ve el sanatları da oldukça gelişkin bir bölge burası. 

      Rona Raraku Dağı’nın eteklerine kurulu Orongo kasabası ve Birdman yarışmalarını yerel rehberlerden dinlemek oldukça keyifli ve bilgilendirici. Yılın ilk kuş yumurtasını yakalamak üzere yapılan yüzme yarışları, tüm ada yönetimini de elde etmeyi sağlayan bir yarışma olma özelliğini gösteriyor. Bu kasabada taşlarla kurulmuş evleri gördüğünüzde ilk anda onların evler olduğunu anlamakta zorlanacaksınız. Rapa Nui’nin gizemli, neşeli ve renkli yüzü her yerde karşınıza yeni sürprizlerle çıkacaktır.

      Doğanın Ta Kendisi
      Hem okyanusun hem de volkanik kara kısmının yaratmış olduğu doğal güzellikler görmeye değer rotalar oluşturmuş halde Rapa Nui’de. Anakena Plajı, tropik bir kumsal olarak deniz keyfini ve otantik atmosferi tadabileceğiniz yerlerden. Palmiye ağaçlarıyla ve bembeyaz kumlarıyla huzur veren plaj bölgesinde iki adet de ahu bulunuyor. Moai heykellerinin gizemli varlığını hissederek okyanusun engin mavisinin tadını çıkarmak paha biçilmez bir deneyim olacaktır. 

      Rapa Nui su sporları alanında da birçok fırsat sunuyor. Tüplü/tüpsüz dalış, şnorkel dalışlarıyla Pasifik’in derinlerini keşfedebilir, sörf imkânlarıyla da okyanusun dalgalarına meydan okuyabilirsiniz. 

      Rapa Nui’nin bir diğer doğal hazinesi ise Rapa Nui Millî Parkı. Aslında yerlilerinin de tam olarak sınırlarını bilmediği bu geniş millî park Paskalya Adası’nın %43 oranında önemli bir bölümünü kaplıyor. Adanın doğası çoğunlukla yeşilliklerle kaplı olduğundan doğa yürüyüşü, bisiklet gezisi yapabilme ve kamp kurabilme imkânı da sunuyor.

      Sanatla İç İçe Rapa Nui

      Adanın yerlileri, birçok yerli kültürde olduğu gibi çok renkli geleneklere sahip. Yerlilerin çoğu el sanatlarına, zanaate eğilimli. Geleneksel zanaatlerden biri olan ahşap oymacılığını ile üretilen objeleri, heykelcikleri inceleme ve hediyelik olarak bunlardan satın alma şansınız var. 

      ​Rapa Nui’de her dönem tarihin, egzotizmin tadını çıkarabilirsiniz. Şubat ayındaki Tapati Festivali’ne denk gelmek ise oldukça eğlenceli görüntülere şahit olmanızı sağlayacaktır. Bu festivalde geleneksel sanatlar, etkinlikler alanında ailelerin yarışmasına tanık olacak tüy kaplı kostümleriyle dansçıların hızlı ritimlere eşlik eden dansına eşlik etmemek için kendinizi zor tutacaksınız. 

      Adada geçireceğiniz vakit içerisinde tadacağınız leziz yemekler gününüze ayrı bir keyif katacak. Adanın geleneksel mutfağı çoğunlukla deniz ürünleri üzerine kurulu bir yapıda. Pascuense mutfağı denilen bu mutfağın ana malzemeleri, envai çeşit balık, ahtapot, deniz salyangozu, istakoz gibi deniz ürünlerinin yanı sıra tatlı patates, ananas ve muz gibi tropik topraklara has ürünler. Yere açılan bir oyuğun içinde, ısıtılan taşlarla ağır ağır pişen, muz yaprağına sarılı tavuk, balık gibi farklı etlerle ve otantik meyvelerle hazırlanabilen “umu” kesinlikle tadına bakılması gereken lezzetlerden. 

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Şil hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam