Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Güler Yüzlü Başkent: Viyana

      Aristokrat yüzü ile Orta Avrupa'nın ağırbaşlı başkenti olarak anılan Viyana, sizleri yemyeşil, rengârenk ve samimi yüzü ile karşılıyor.

      Güler Yüzlü Başkent: Viyana
      Nuray Bilgin
      Trendy

      06.01.20

      Her şey, çalışmak için 1 yıl süreyle Viyana'ya gitmemle başladı. Şehir; mimarisinin güzelliği, yaşam kalitesinin yüksekliği ile beni büyülemekle kalmayıp içimde daima kıpırdanmakta olan keşif isteğini de ortaya çıkardı adeta. Sanki bu şehrin sokaklarında gezmiyor, onu üzerime giyiyor ya da onun bir parçası olarak onunla birlikte şekilleniyordum.

      ​Güler yüzlü bir başkent Viyana. İnsanların gülüşlerinde müziği, gözlerinde huzuru hissettiğim bir şehir. Bunca sanatçının, bestecinin, yaratıcının, hayalperestin yetişmesine şaşırmadığım; sizi içinizdeki sese yönelten ve kendi keşif yolculuğunuzu da destekleyen bir şehir. Orada yaşarken şehrin hangi noktasında ne olduğuna/olacağına dair bilgi edinmek ve hangisinde yer alacağıma karar vermek, temel amacım ve olmazsa olmazım hâline gelmişti. Aslında ne istediğimi sormadan Viyana bana imkânlar sunuyor, o gün neyi keşfetmek istediğime karar vermemi bekliyor gibiydi. Her şey yeni, özendirici, şaşırtıcı, besleyici; insanlar mutlu, değerli ve yaşam kalitesi çok çok yüksekti. Sokak aralarında görünür olmak üzerine çok da kafa yormamış küçük atölyelerin farkına varmayı, her kapıyı çalmayı, ardındakini merakla izlemeyi bana öğreten bu şehir, tarihte yaşanan zorlu günlerde sanattan güç almış ve ürettikçe iyileşen insanların topraklarında olduğumu fısıldadıkça, içimdeki keşif isteğini canlandırdı.

      En Güvenli Başkent

      Ancak bir baston sesi ya da köpek havlaması ile ürkebileceğiniz bu güvenli şehrin sanatsal algıyı artırmak için enerjisi her daim yüksek. Akışına kendimi bıraktıkça keşfedip şekillenmem için güzelliklerini koruyarak her gün yenilenmeyi biliyor. Siz dansı ona bıraktıkça daha da istekle sarılıp valse devam ediyor sizinle.

      “Şehir şu an neyi yaşıyor” sorusuyla her saniye turist olabilme hissi, şu an yaşadığım şehre dönüşümde de devam etti. İstanbul'da aylık ve haftalık yaptığım etkinlik araştırmaları, hatta bugün nerede ne açılacak, şehir beni nereye çağıracak soruları olmadan, yetersiz ve sıradan bir gün geçirdiğimi hisseder oldum. 

      Nerelere Gidelim?

      Peki nereleri çok sevmiştim Viyana’da? Turistler için olmazsa olmaz gezilecek yerler listelerine bir yenisini eklemeyeceğim şu an. Sadece belki benzer keşif isteği ile kendilerini Viyana sokaklarına bırakmak için can atanlara bir rota oluşturabilir bahsedeceklerim:


      ∙ Scwedenplatz’da metrodan indiğinizde (St. Stephans Klisesi’ne sırtınızı döndüğünüzde sağda biraz ilerideki sokağın köşesinde pembe gofretçi Manner’ın önüne doğru gidip düz hafif aşağı indiğinizde Donau’ya kadar yürüyebilirsiniz. Nehri gördüğünüzde karşıda sıra sıra yüksek binalar olacak. Bunlardan biri de Sofitel. Onun terasına çıkıp bir şeyler içmek muhteşem oluyor; ama gece gidilmeli (ışıklandırması hoş) ya da gün batımında bir şeyler içmek için ideal. 

      ∙ Hundertwasserhaus’a gider gibi yapıp, bir önceki durakta tramvaydan inip soldaki aralardan bir 10 dk yürüyünce Kunsthaus’a varırsınız. Menüsü ahım şahım bir zenginlikte olmasa da, kafesi Hundertwasser tarzı ve bence çok sevimli.

       Cumartesi günleri gündüz (akşam 6’da bitiyor, yaz aylarında bile) Naschmarkt’ın devamında antika pazarı açılıyor (bahar aylarında çok daha zengin). Kettenbrückengasse metro durağında inerseniz bu antika pazarının içine çıkmış oluyorsunuz. Aslında buraya operadan da yürünür; vakti olanlar için uzak değil.

      ∙ Graben’in sonundaki Julius Meinl çok bilinen ve benim de vazgeçemediğim harika bir gurme market. Çikolata, kahve, fudge, Christmas cake.... Gitsem kaybolurum orada. Julius Meinl’a yüzünüz dönükken sola girince, Demel Pastanesi var az ileride, vitrini küçük ama içeri ileri doğru yürüyüp o kokuyu içinize çekebilirsiniz ve sonra mutfağı camekânlı pasta yapımlarına bakabilirsiniz. Oradan seçip sipariş verebilirsiniz. (Ayyy resmen burnumda o koku şu an. 😊)

      ∙ Museum Quartier, daha modern sayılabilecek akımların sergilerinin ve güzel sanat öğrencilerinin mekânı. Pek çok müzeyi bir arada barındıran kocaman bir alan. Müzelere girmeye vaktiniz ya da niyetiniz olmasa bile bu bölgeyi ziyaret edip şehirle insanların nasıl bütünleşebileceğini, nasıl da çimlere yayılarak sanattan ve hayattan bahsedebildiklerini izlemek keyifli.

      ∙ Grinzig ve Nussdorf’a gidebilirsiniz tramvay ile. Şehrin çok az dışında, yani 20 dakika mesafede cottage tarzı evler ve şömine. Ben olsam yarım günü burada geçirirdim. Bomboş sokaklar, harika evler...

      ∙ Oldukça eski (1092’den beri aynı yerdeler) bir lokal mekândan bahsedeceğim: Tezesniewski. Bu minik mekânın kanepelerini tadın derim; ama saat 16:00’da bitmiş oluyor, erken gidilebilir (Graben’e de çok yakın). Minik kanepelerden çok çok çeşit var ve bittikçe ekleniyor. Hangi çeşitlere rastlayacağınız gününe ve şansınıza kalmış. İspanya’da tapas yerken kendinizden geçtiyseniz ya da San Sebastian’da  pinchos sırasında beklemekten keyif aldıysanız buraya da uğrayabilirsiniz. Sevimli bir atıştırmalık kafe.

      ∙ Central Cafe turistik bir yer olmasına karşın ben çok seviyordum. Öğleden sonra saat 5’ten sonra piyano çalınıyor, tatlıları çok güzel. Demel’den çıkıp sağı takip eder ve ilk sağdan yine sağa dönüp 5 dakika ilerlerseniz Cafe Central’i görebilirsiniz. Zamanında Freud’de buraya takılıyormuş.

      ∙ Bir de MAK (Museum für Angewandte Kunst) var. Modern sanat müzesi. Sürekli değişen sergiler var; ama genelde içerikler çok güzel oluyor. Stadtpark’ın azıcık ilerisinde. Tramvay ile Stadtpark durağında inip 3 dakika yürünebilir.

      Viyana’da yaşamayı hâlâ özlüyorum. Ancak orada yaşadığım dönem ortaya çıkan, bulunduğum şehirde her an turist kalma hissi nereye gidersem gideyim benimle geliyor, hatta beni ben yapıyor. Şehri keşfettikçe ve onun sunduklarına teslim olup tadını çıkarabildikçe hayatı sevdiğimi hissediyorum.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      5

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (5)

      Ümran Durmaz

      Çok içten bir yazı :)

      alaittin manyaslı

      Viyana’yı listeme ekliyorum:)

      Nuray Bilgin

      Çok teşekkürler 🙏

      Melis Oncu

      Cok icten ve aydinlatici bir yazi olmus Viyanaya daha once gitmeme ragmen tekrar gidip bir de bu bakis acisiyla gezmek istedim :)

      Nuray Bilgin

      Teşekkürler:)

      Yorum Yap

      Viyana hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam