Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Geçmişin Gölgesinde, Medeniyetlerin İzinde Bir Rüya: Mardin

      Hem tarihe tanıklık edecek hem de harika lezzetlerle buluşma fırsatına sahip olacaksınız. Tekrar gitmek için birçok sebebiniz olacak...

      Geçmişin Gölgesinde, Medeniyetlerin İzinde Bir Rüya: Mardin
      Selin Gürtuna
      Trendy

      12.10.19

      1. Gün

      Öğretmenler olarak herkes çok tatilimiz olduğundan yakınır. Biz de bu tatillerin hakkını vermek için
      dört arkadaş bir araya gelip düştük yollara. Havaalanından şehir merkezine taksiyle geçtik ve oldukça hesaplıydı. Sürekli yürüyerek gezen bir ekip olarak, sokak aralarına daha çok karışmak, şehri orada yaşayan biri gibi hissederek tanımak için otelimizi merkezde seçtik. Zinciriye Butik Otel eski taş yapıların tipik bir örneğiydi. Otele valizlerimizi bırakıp ününü önceden duyduğumuz Kebapçı Rido’ya gidip harika etlerinden yedik. Bildiğiniz esnaf lokantası; ancak yediğiniz her şey çok lezzetli. İlk gün zamanımız kısıtlı olduğu için sadece kaleye çıkarak gün batımını izledik. Kaleye çıkan yol üzerinde Zinciriye Medresesi’ne uğrayarak dolaşma fırsatımız oldu. Medreseyi öğrenciler gezdiriyor ve siz onların eğitimine destek oluyorsunuz. Hem çok güzel bilgiler ediniyor hem de onların geleceğine katkı sağladığınız için iyi hissediyorsunuz. Kaleden Mezopotamya Ovası’nın tamamı, Suriye topraklarına kadar görülebiliyor. Gözünüzün görebildiği her yer tarlalarla kaplı, tıpkı deniz gibi. Mardinliler teraslarına boşuna deniz manzaralı demiyorlar… Kale uzun zamandır ziyarete kapalı. Kalenin eteklerine kadar çıkıp Mardin üzerinden seyre dalarak gün batımını ve gün doğumunu izleyebilirsiniz.

      2. Gün

      İkinci gün taksiyle anlaşarak yakın çevreyi gezelim istedik ve soluğu Deyrulzafaran Manastırı’nda aldık. Adını bölgede yetişen safran çiçeklerinden alan manastır Süryaniler için oldukça önemli bir merkez. Sessizliğin içinde huzurla yükselen sarı taştan bir yapı, Süryani gençlerin gönüllü olarak manastırı size gezdirmeleriyle daha da anlamlı hâle geliyor. Bahçesinde yetişen zeytin ağaçları beni en çok şaşırtan şeylerden biri olmuştu. Manastırdan dönüşte bölgenin bir diğer önemli yerlerinden biri olan Kasımiye Medresesi’ne uğradık. Zinciriye ve Kasımiye Medresesi’nde ilgi çekici bir havuz vardı. Yaklaşık bel hizasından dökülen bir kaynak suyu ve suyun döküldüğü kısım doğumu temsil ediyor. Doğumun ilk döküldüğü bölüm çukur ve su orada sürekli karışıyor. Bu bölüm bebekliği anlatıyor. Bebeklikten sonra su biraz daha sakin küçük bir bölüme geçiyor ki burası da çocukluk bölümü. Ardından uzun ve dar bir kanal geliyor; bu da gençlik dönemine gönderme yapıyor. Gençlikten daha dar ve kısa bir bölüm olan yaşlılık derin ve büyük kare düzeninde bir havuza dökülüyor; burası da öldükten sonra beklenecek mahşeri temsil ediyormuş. Doğum ve ölüm arasının dönemlerini anlatan bu havuz sistemi İslami tasavvuf felsefesinden gelmekteymiş.

      Biraz kaybolarak gezelim derken gerçekten de kaybolduk. Yolumuzu sormak için terasında oturan bir teyzeyi seçmiştik ki "Gelin bir kahve içelim yolu da tarif ederim." deyince harika bir taş evde bulduk kendimizi. Hem hoş sohbet, hem de dibek kahvesinin harika kokusu damağımızda unutulmaz anılar olarak kaldı. Ara sokaklarda dolaşarak Ulu Cami’yi, Bakırcılar Çarşısı’nı ve pazarı görebilirsiniz. Gece için tercihimiz Cercis Murat Konağı oldu. Harika sunumları ve eşsiz lezzetleriyle kalbimizi bir kez daha fethettiler.

      3. Gün

      Üçüncü gün için araç kiralayarak biraz daha uzakları gezmek istedik. Yolumuzu güneye çevirdik ve Dara Harabeleri’ni görmeye gittik. Küçük bir bölümü gün yüzüne çıkarılmış, büyük bir kısmı hâlâ gizemini koruyor. Kesinlikle görülmeye değer. Burada da sizi yine harika sürprizler bekliyor. Dara’nın yerlileri yerel rehberlere dönüşerek size harika bilgiler veriyor ve sizi gezdiriyorlar. Biz sevgili Sinan Aba’yla gezmiştik. Hiç bıkmadan fotoğraflarınızı çekip doğru fotoğraf açılarını da söylüyorlar. Dara’nın tamamını doyasıya gezemesek de bir daha gelme sözü vererek Hasankeyf’e doğru yola çıktık. Hasankeyf’in taşınmadan önce son hâlini gören şanslılardanız. Mor Gabriel Manastırı bölgenin bir diğer görülmeye değer manastırlarından. Mor sözcüğü Aziz anlamına geliyor. Burada da sizi Kuryakos Acar gezdiriyor ve yine harika bilgiler ediniyorsunuz. Midyat’a gidip kaburga dolması yemeden dönmek olmazdı. Biz de yine yerel lezzetlerden Çağdaş Et Lokantası’nı tercih ettik. Karışık etlerden oluşan bir tabağı var ki kesinlikle denemenizi tavsiye ederim. Midyat’ın sokaklarını bu sefer gezmeye zamanımız kalmasa da bir sonraki gidişimde doyasıya gezme şansım olmuştu.


      4. Gün

      Son günümüzü şehirde alışveriş yapmaya ayırdık. Ana cadde üzerinde bulunan takı dükkânlarından el yapımı küpeler, bileklikler aldık. Doğal sabun konusunda gerçekten çok seçeneğiniz var. Biz ana cadde üzerindekileri değil de Bakırcılar Çarşısı’na gidilen ara sokaklardan almayı seçtik. Hatta bir sonraki gidişimde çok memnun kaldığım için aynı sabuncudan bir sürü yeni sabun aldım ve severek kullanıyorum. Mardin’in olmazsa olmazı badem şekerini almadan olmazdı. Buradan alacağınız badem şekeri her yerdekinden farklı olarak mavi renkli. Çünkü bademler kırıldıktan sonra lahor ağacından elde edilen kök boyaya batırılıyor. İsterseniz tarçınlısı da var. Biz her ikisine de bayılmıştık. Sert kahve içicisi değilseniz dibek kahve tam size göre. Sütlü kahve içtiğinizi düşünebilirsiniz. Tüm esnaf son derece yardımsever. Her girdiğimiz dükkânda muhakkak kahve ikram etmek istediler. Sohbet etmek çok keyifliydi. Mardin’den ve halkından o kadar memnun kaldık ki 2019 Nisan ayında bölgeye büyük tur yaparak bir kez daha gezme fırsatı buldum. İkinci gezimi daha büyük bir rotada yaptım ve harika yerler gördüm. Hem tarih, hem kültür, hem de lezzetli yiyeceklerle dolu bir gezi isterseniz Mardin tam size göre…

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Mardin hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam