Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Bir Kuzey Başkenti Edinburgh

      Edinburgh dışarıdan görünen tüm griliğine karşın olağanca renklerini keşfetmeniz için sizi sislerin arasından çağırıyor. Kulak verin ve yola çıkın!

      Bir Kuzey Başkenti Edinburgh
      Ahmet Güler
      Trendy

      15.10.19

      Haziran 2019'un ilk günlerinde yaptığımız Londra ziyaretinin asıl gerçekleşme amaçlarından biri de Edinburgh'u görmekti. Kuzeydeki bu mistik şehir turistlerin olduğu kadar doğa tutkunlarının ve gezginlerin de önemli bir ziyaret noktası. İngiltere'den Edinburgh'a gitmek için bir kaç alternatif olmakla beraber eğer daha ekonomik bir ulaşım aracını tercih etmek istiyorsanız en doğru tercih otobüs olacaktır. 3 ay öncesinden 10 Pound’a alınabilen otobüs biletleri tren ve uçağa göre oldukça ekonomik. Tüm geceyi yolda geçirerek otelden de tasarruf edileceğini unutmamak gerekiyor. Üstelik sabahın ilk ışıklarından itibaren eşsiz İskoçya çayırlarına gözünüzü açmak da oldukça keyifli.

      Otobüsümüz Londra Victoria Coach Station İstasyonu’ndan akşam 22:00’de hareket edip sabah 08:00’de başkent Edinburgh'a varıyor. Express sefer ile başka şehre uğramadan direkt geliyoruz. Otobüsün her 4,5 saatte yarım saat mola verdiğini hatırlamakta fayda var. Otobüs garı şehir merkezine yürüyerek 10 dakikalık uzaklıkta. Biz de hemen otelimize yerleşiyoruz. İlk gün ikram edilen kahvaltı İskoç misafirperverliğini bize yaşattırıyor. Kahvaltıdan hemen sonra sisler altında bizi bekleyen Edinburgh sokaklarına kendimizi atıyoruz.

      İlk Durak Müzeler

      İlk ve son kez sisler içinde göreceğimiz Edinburgh bize kasvetin bu şehre ne kadar da çok yakıştığını kanıtlıyor. İlk durak şehrin hemen yanındaki Calton Hill denilen, şehri ve kaleyi gören bir tepe. Sisler içindeki çayırlar çiğ altında ve etraftaki hafif serin hava sizi farklı bir ruh alemine kolaylıkla sürükleyebilir. Sis yüzünden manzarayı göremesek de buradaki birkaç tarihî yapıyı yakından görüp rotamızı İskoç Ulusal Galerisi’ne çeviriyoruz. Londra'da olduğu gibi burada da devlete ait müzeler ücretsiz ziyaret edilebiliyor. İçerisi ise en az Londra'daki müzeler kadar cömert bir sanat hazinesi sunuyor. Ayrıca İskoç kültürüne ait objelere de burada rastlamanız mümkün. Ardından görülmesi gereken bir diğer müzeye İskoçya Milli Müzesi’ne geçiyoruz. Burada hem modern hem de farklı tarihî dönemlere ait eserler bulunuyor. 4 katlı müze farklı konseptlerde her yaştan ziyaretçiyi ağırlıyor.

      Kralların Yolu


      Edinburgh tüm şehirde ulaşım aracı kullanmadan tüm sokaklarını sindirerek yaşama ve gezme imkanını size sunan ayrıcalıklı bir rota. Royal Mile denilen kraliyet yolu şehri bir uçtan bir uca kesiyor. Bir uç meşhur Edinburgh Kalesi’ne çıkarken diğer uç ise kraliçenin Edinburgh'daki evine, yani Holyrood Sarayı'na çıkıyor. Tüm bu caddeyi ise yaklaşık 40 dakikada yürümek mümkün. Edinburgh Kalesi’nde her gün saat 13:00'te top atışı var. Bu yüzden burayı ziyaret edecekseniz bu ayrıntıya göre hareket etmelisiniz. Çünkü görsel anlamda güzel bir tören sizi bekliyor.

      Kalede, işkence odalarından kraliyet ailesinin yaşam alanlarına kadar her türden alanı ziyaret etmek mümkün. Giriş biletlerini online almak giriş için avantaj sağlıyor. Aksi takdirde uzun bir kuyruğa girmeniz gerekebilir. Royal Mile'ın bir diğer ucunda görmeniz gereken Holyrood Sarayı ise hâlâ kullanılan, güncel olduğu kadar tarihî bir geçmişi de olan kraliyet yerleşimi. Bu alanın tam karşısında ise İskoçya ulusal parlamento binası bulunuyor. Burayı da ücretsiz ziyaret edebilir, kültürel açıdan farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz.

      Royal Mile boyunca yöresel yemek yapan restoranlardan tadım atölyelerine; İskoç eteği kilt üreten küçük dükkânlardan hediyelik eşya mağazalarına pek çok işletmeyi görmek, ziyaret etmek mümkün. Bu uzun ve ana caddenin her bir kolu ise sizi dar sokaklara daha doğrusu çıkmazlara götürüyor. Özellikle bu çıkmazlara gece korku turları düzenlendiğini hatırlatmakta fayda var. Yaz aylarında burayı ziyaret ediyorsanız havanın akşam 23:00'e kadar kararmadığını, loş olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Bu sayede uzun gece gezmeleri yapabilirsiniz. Ayrıca yağmuru ve serin havayı unutmamak lazım.

      Görmeden Dönmemeniz Gerekenler

      Edinburgh için sadece tek bir başkent deyip geçmemek gerekiyor. Buralara kadar gelmişken Sir Arthur Conan Doyle tarafından yazılan dedektif Sherlock Holmes'ün kaleme alındığı kafeyi, Harry Potter'ın yazıldığı The Elephant House'u, şehre yürüme mesafesindeki nehir kenarında bulunan hayal köyü Dean Village'ı, görkemli ve ürkütücü The Divinity School'u, farklı ülkelerde benzerleri olsa da Hard Rock Cafe’yi ve leziz İskoç yemekleri yapan restoranları görmeden dönmeyin. Ayrıca eskiden şehrin bittiği nokta olan, şimdi ise yerinde bir kafe bulunun World's End yani Dünyanın Sonu’nda bir mola vererek çevredeki dükkânlardan zevkinize göre hediyelik eşya almayı da unutmayın.


      İskoçya'da amacınız sadece başkent Edinburgh'u tüm yönleriyle tanımaksa bizim gibi 4 gün ayırarak bunu sağlayabilirsiniz. Ancak başkent çevresindeki doğal güzellikler ve buralara yapılan Highland turları da ilginizi çekiyorsa bu süreyi 1 haftaya çıkarmanız kaçınılmaz.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Edinburgh hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam