Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Amsterdam: 4 Mevsim Görülmesi Gereken Yerler

      Kanallarla örülmüş şehir Amsterdam’a ilk gidişinizde sizi en çok etkileyen şey, her biri bir ressamın elinden çıkmışçasına güzel evleri oluyor. Küçük bir balıkçı köyünden bir ticaret merkezine dönüşen şehir, artık Avrupa’nın en dikkat çekici şehirlerinden biri.

      Amsterdam: 4 Mevsim Görülmesi Gereken Yerler
      Ahmet Erdem
      Trendy

      28.09.18

      Doğa, şehir, macera! Büyüleyici fotoğraflarıyla her karesi, dünyanın bir hikâyesi.

      Yıllar Süren Amsterdam Merakımız
      Amsterdam dört mevsim gidilebilen zamansız şehirlerden. Biz mayıs ayına bilet aldık. Bir ay kadar önce gelebilseydik lale bahçelerini de gezme şansı yakalayabilecektik ama bu sefer sadece Amsterdam'a vakit ayırdık. Amsterdam Shengen ülkelerinden. Çok girişli bir vizeniz varsa fırsatı kaçırmadan en uygun tarihe biletinizi alın. Kendine has kültürü, özgür ruhuyla bu şehri çok seveceksiniz.

      Sokak Sokak Yürümenin Keyfi
      Amsterdam’ı plan yapmadan, keyfine vararak gezelim, bol bol yürüyelim istedik. Zaten şehir dümdüz, her yere yürünebiliyor. Yürümem diyorsanız bisiklet kiralayabilirsiniz. Şehre indiğimizde etraftaki onca bisikletliyi, devasa bisiklet parklarını görünce gözümüz açık kaldı. Bu şehirde insandan çok bisiklet olduğunu rehberde okuyunca şaşkınlığımız daha da büyüdü. Bunun sebebini hırsızlığa ve kanallara düşen bisikletlere bağlıyorlar. Her yıl kanallara 25 bin bisiklet düşüyor, sadece 8 bini dışarı çıkartılıyormuş.


      İyi bir kullanıcı değilseniz bisiklet kiralamayın. Buradaki bisikletçiler oldukça dişliler. Ne yayaların ne diğer bisikletlilerin gözünün yaşına bakıyorlar.

      Amsterdam'da Sanata Doyuyorsunuz
      Amsterdam'la özdeşleşen kanallar, şehri gezmek için en iyi yöntem. İlk gün bir kanal turuna katılıp sonraki günler yürüyerek gezmeye devam ettik. Dar sokaklar, köprüler birbirinden güzel… Evlerin mimari tasarımları öyle güzel ki, her birinin fotoğrafını çekmek istiyor insan.

      Müzeler bölgesinde ilk önce Rijks Müzesi’ne giriyoruz.  Buranın her zaman kalabalık olduğunu bildiğimizden biletleri bir gün önceden almıştık. Önce almak kuyruklardan kurtarıyor. Burası Rembrandt, Vermeer, Van Gogh gibi Hollandalı sanatçıların yanı sıra birçok ünlü sanatçının eserleriyle dolu. Ben çok müze gezmem, diyenlerdenseniz, sadece bunu gezseniz bile yeter.

      Eğer daha çok Van Gogh görmek istiyorsanız,  Van Gogh Müzesi’ni, oradan da dıştan görünüşü bile ilginç olan Stedelijk Müzesi’ni gezmeye devam edebilirsiniz. Stedelijk Müzesi de Picasso, Mondrian, Van Gogh ve Rotka eserleriyle dolu…

      Müzeleri incelerken ilk görmek istediklerimizden biri de Anne Frank Evi oldu. Hikâyesini artık bilmeyen kalmamıştır herhalde. Anne Frank, II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerden kaçmak için bir evin gizli bölmesinde saklanan Yahudi bir ailenin kızıdır. Bu dönem zarfında hatıralarını bir günlüğe yazar. Yakalanan bir grubun hepsi toplama kampına yollanır ve oradan sadece Anne Frank’ın babası kurtulur. Günlüklerden yola çıkılarak oluşturulan bu müze-ev, sanırım Amsterdam'ın en çok ziyaret edilen ikinci müzesi.

      Şehrin Tanımak İçin En İyi Yol Pazarlarını Gezmek

      Hava şansımıza çok güzel olduğundan kendimizi ara sıra parklara atıyoruz. Vondel Park Amsterdam’ın en ünlü parkı. Şehre nefes aldıran parkın hikâyesi de ilginç. Park, yıllar önce halkın oluşturduğu bir komite tarafından kuruluyor ve yıllar içerisinde büyüyerek günümüze kadar geliyor. Herkesin bir köşesinde kendini bulduğu bu park hem bizim gibi turistlerin hem de yerel halkın en sevdiği alanlardan.

      Amsterdam’ın ünlü Red Light District'ini de yolumuzun üzerindeyken geziyoruz. Bu kendine has bölge, CoffeShop’lar gibi turistlerin en çok merak ettiği yerlerden.

      Kanallar boyunca dolaşırken her an karşınıza ilginç bir mağaza çıkabiliyor. Özellikle vintage ürün satan mağazalar, tasarım atölyeleri birbirinden dikkat çekici.

      En ilginç yerlerden Albert Cuypmarkt, Amsterdam'ın en büyük sokak pazarlarından birisi. Çiçekten waffle'a, peynirden hediyelik eşyaya, kıyafete kadar her şeyi bulabiliyorsunuz. Fiyatlar da diğer yerlere göre oldukça iyi.

      Burayı gezdikten sonra etraftaki kafe veya barlardan birinde yorgunluğunuzu  atabilirsiniz. Eğer pazarlara meraklıysanız Waterlooplein'da kurulan bit pazarına uğrayın. Aklınıza gelen-gelmeyen her şeyi burada bulabiliyorsunuz. Eğer buraya giderseniz Rembrandt Müzesi de yakınlarda.

      Jordaan ve De Pijp bölgeleri, Amsterdam’da yerlilerin vakit geçirdiği yerler. Joordan biraz Cihangir'e, De Pijp de sanki biraz Karaköy'e benziyor. Eğer yerliler nerelere takılır, diye benim gibi merak edenlerdenseniz yolunuzu buralara da düşürebilirsiniz.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam