Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Ağaç Evlerde Konaklama Deneyimi

      Ağaç evler her zaman “çekicidir”; ama içinde her türlü konforun olduğu, doğanın içinde kaybolan mimari şaheserlerle karşılaşmak “büyüleyici” olabilir! Size İsveç'in Harads bölgesindeki Treehotel'den bahsedeceğim. İşte size, pek çok ödül almış, birçok tasarım ve çevre dergisinin kapağını süslemiş, “en romantik”, “mutlaka görülmesi gereken”, “en çevreci” gibi otel listelerinin başını çekmiş Treehotel.

      Ağaç Evlerde Konaklama Deneyimi
      Nilay Örnek
      Trendy

      04.12.18

      Seyahat eder, sanatsever, tarihsever, sergi gezer, lezzet peşinde, doğanın içinde, dünyayı kelimelere döker.

      Kamera önünde olduğunuz işler genellikle insanlara çekici görünür. Tabii ki çekici tarafları var, ama bir de o ekranda olup bitenin kamera arkası var! Zorlu bir hazırlık süreci, saatler süren çekimler gibi gibi… Hele de yemekle ilgili bir program yapıyorsanız, bulaşık yıkamaktan soğuk yemek yemeye kadar pek çok beklenmeyeni de göze almak zorundasınız. Ama işte bazen öyle bir şeyle karşılaşırsınız ki, o, "Şükür" dedirtir, "Çok şükür bunu da gördüm, bunu da yaşadım. İyi ki bu işi yapıyorum!" İşte, Digiturk'te, şimdi adı BeinGurme olarak değişen Turkmax Gurme'de yayınlanan Şehirli Sofralar adlı programımın çekimleri için İsveç'e gidip Treehotel'i gördüğümüzde bunu dedim; dedik.

      İlk Karşılama Retro...
      Çekimler için ilk kez yurtdışındaydık. Ne şans ki, ilkimiz de benim çok sevdiğim Kuzey ülkelerinden birinde İsveç'te… Oraya vardığımızda -oraya diye kastettiğim İsveç’in kuzeyindeki Harads bölgesi- ilk gördüğümüz güler yüzlü bir karı koca ile tatlı bir Kuzey bölgesi evi idi. İçi sıcacık, şahane döşenmiş. Hemen hemen her şey ahşap; 1930 ve 1950'lere gönderme yapan retro dokunuşlu eşyalar, örtüler, muhteşem bir ışık... Ve sonra "Size ağaç evleri gezdirelim mi?" dediler. E tabii, neden olmasın?


      “Aaa evlere bak. Cidden Pinterest'in içindeyiz”

      Ve sonra çağ atladık
      İlk evi gördüğümüz, canlı canlı gördüğümüz anı hatırlıyorum da... İz TV, Şarküteri ekibi çekiyor benim programı. Onlar da, yurt dışında belgesel çekimlerinde pek çok ilginç yer görmüş insanlar. Oğuz Özdemir, "Gerçek mi ya bu?" dedi, diğer görüntü yönetmenimiz Gökay Gökulu ise "Aaa bu cidden Pinterest! Pinterest'in içinde olmak böyle bir şey herhâlde" diyordu. Yapımcımız Sinan Hamamsarılar ile bense hangi evde kalabileceğimizi hayal ediyorduk. Çünkü her biri aynı zamanda birer otel odası olan bu evler harika görünüyor. Çok masalsı.

      Ben Yusufçuk'ta kaldım
      Hem çok gerçek, hem bir masal kitabından çıkmış gibiler. Eskiden 6 idi, şimdi 7 oda var. Bir de “misafir evi” denilen, biraz önce bahsettiğim insanların karşılandığı, kalabildiği, duş aldığı, yemek yediği ortak alan. Burada birkaç oda var, orada da kalabiliyor isteyenler. Ama yani, bir “Treehotel” odasında kalmak varken orada kalmak bence cazip değil. Ama gece bölge çok karanlık olduğu için bizim görüntü yönetmenlerimiz ana evde kalmayı tercih etti. Ben tabii ki bir Treehotel odasında, Dragonfly'da kaldım. Dragonfly, en geniş olan odaydı ilk dönem. İki odalı; toplantı alanı ve gelenleri ağırlama teçhizatı bile olan bir odası. Tuvaleti, su sistemi bile görülesi.

      İsimlerinden anla şeklini
      Diğer odalar ise isimlerini yine biçim ya da benzer özelliklerinden alıyorlar. The Mirrorcube (Ayna Kübü), Bird’s nest (Kuş Yuvası), The Cabin (Kabin), The Ufo (UFO), Dragonfly (Yusufçuk), The Blue Cone (Mavi Koni-Kuka) ve sonradan yapılıp 7'nci olan 7th room (7'nci oda).

      Odaların en ünlüsü
      The Mirrorcube, adından da anlaşılabileceği gibi “aynalı bir küp” şeklinde. Bir tarafına gökyüzü, aşağısına toprak, yüzeyine ağaçlar yansıyor. Ormanın içinde var ama yok gibi; o kadar etkileyici, heybetli. Bu oda Treehotel'in en ünlüsü. Tasarım ve çevre ile ilgili onlarca derginin, kitabın kapağında yer aldı. Tabii Treehotel, bunun yanı sıra her odasıyla “en romantik oteller”, “en sıradışı oteller”, “mutlaka görülmesi gereken oteller” gibi listelerde de daima ilk 10'da.

      Ufo Görmek İster Misiniz?
      Hayatınızda bir kez olsun, gönüllü gönüllü UFO'ya binmek, onda uyumak ister misiniz? Şekli ve duruşu nedeniyle UFO adı verilen odadan merdiven iniyor ki içine geçebilesin. Burası 30 metrekare; bir çift yatak ve 3 ayrı yatağı var. 3 çocuklu bir çift için pek elverişli.




      Kuş Yuvasında Uyumak“Kuş Yuvası” ise ormanın içinde kamufle olmuş; sessiz ve karanlık bir ortam isteyenlere… Kuş ve ağaçla, doğayla iç içe uyuyup uyandığın, gece yattığın yerden yıldızları izleyebildiğin bir yer. Koca bir kuş gelmiş ve böyle bir kuş evi yapmış gibi duruyor. Benim gibi bir kuş gözlemcisi için biçilmiş kaftan. Burası 17 metrekare. Bir çift ve 2 çocuk için ideal. Ama pencereleri benim kaldığım odaya göre bir nebze küçük.

      Yataktan yıldızları izlemek

      The Cabin, gökten düşmüş de ağaçlara takılmış ama düzgün takılmış bir kabin gibi duruyor. Çok güzel. Ve benim en sevdiklerimden çünkü içi çokça ışık, aydınlık. Bunu, şunun için önemsiyorum. Odalar ormanın içinde olduğu için ve kalanların ormanı yaşamalarına olanak vermek için fazla ışıklandırma ya da oynama yapılmamış. Bu nedenle benim kaldığım Dragonfly gibi odalarda yattığınız yerden açık bir gecede mis gibi gökyüzünü, tüm yıldızları ve ağaçları görebiliyorsunuz. Yıldızların altında yatıyormuşsunuz gibi.

      Ağaçların içinde, masal gibi

      Bu arada adını, otomobillerin park yerlerinden aşina olduğumuz konik plastik maddelerden alan The Blue Cone ise adındaki “mavi”ye rağmen kırmızı. 22 metrekare girişiyle ve masallardan çıkmış gibi duran hâliyle parlak bir elma gibi seksi. En son, sonradan yapılan 7'inci oda ise en büyük, en havalı ve aydınlıklardan. Lulu Nehri'ne bakıyor. Onun yapımı 2016'da bitmiş. Ortasındaki ilginç alanla, ağaçların içinde, açık havada uyuma fırsatı da veriyor kalanlara. 100 metrekare ve yüksekte. 5 kişi burada kalabiliyor.

      Peki nasıl olmuş bu hayal evler?

      Peki bu enteresan yapılar nasıl olmuş da olmuş? Harika da bir öyküsü var. Bizi girişte karşılayan çift, Kent ile Biritta, İsveç’in kuzeyindeki Harads bölgesinde yaşıyor. Harads da, nehir kenarında kurulmuş, ormanlık alan içindeki minik bir kasaba. 20 yıl sağlık sektöründe çalışmış, hemşirelik yapmış olan Britta, bir gün geniş evlerini pansiyon olarak işletmeye karar veriyor. Doğayı korumayı dert edinmiş Kent de, itfaiyeciliğin yanı sıra nehirde balık tutanlara rehberlik ediyor. Kızları da onlara yardımcı oluyor. İkisi de algısı güçlü insanlar.

      Bir gün Kent, çok sık onların misafiri olan bir mimar ekibe mihmandarlık ediyor. Uzun balık bekleme süreleri malum, zaman geçmiyor; yemeler, içmeler, hikâyeler, muhabbetler derken. Bir hayaldir kuruyorlar: “Şu ağaçların üzerinde birer evimiz olsaydı nasıl olurdu?”. Ve o hayaller bugün gerçek. Doğa dostu, ödüllü birer mimari eser. Çünkü dünyaca tanınan İskandinav mimarlar bu bölgede, ağaçların üzerinde, büyüklükleri 15 ile 30 metre kare arasında değişen 6 “eşi benzeri olmayan” oda tasarlıyorlar. 2016'da da 100 metrekarelik 7'nci oda tasarlanıyor.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      İsveç hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam