Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Adım Adım "Pembe Şehir"

      Jaipur, namıdiğer ‘Pembe Şehir’ ... Rajastan'ın en büyük ve en gösterişli şehirlerinden biri.

      Adım Adım "Pembe Şehir"
      Sefa Yamak
      Trendy

      15.03.19

      “Hayat eşittir an” mottosu, kompozisyonlarıyla dünyayı anlatır her karesi.

      İlk Hindistan seyahatimde ziyaret ettiğim şehirlerden biriydi Jaipur. Önce Varanasi’ye gitmiş, oranın kutsal havasını solumuş, nispeten sakin ghatlarında dolanmış, insan yüzleri aramıştım fotoğraflarım için. Ancak Hindistan’ın gerçek yüzüyle tanışmadığımı Jaipur’a ayak bastığımda anladım. Tüm Hindistan gibi, burası da kalabalık, kaotik ama bir o kadar da etkileyiciydi. 

      Havalimanından çıkarken etrafınızı kaplayan taksi şoförleriyle başlıyor kaos... Şehri adımlamaya başladığınızda şehrin kalabalığı ve gürültüsü ekleniyor. Satıcılar, rehberlik yapmak isteyenler, konuşmak isteyenler hatta selfie çektirmek için durduranlar... 

      Bunlara, hiç eksilmeyen korna seslerini de ekleyin. Arabalar, tuktuklar, rikşalar ve motosikletlerden hiç durmadan çıkan korna sesleri... Bu sesler, Hindistan’dan ayrıldıktan bir süre daha kulaklarından gitmiyor insanın. 

      Altın Üçgenin En Gösterişli Ayağı
      Jaipur, Hindistan’ın “altın üçgen”i olan Agra (Taj Mahal) ve Delhi ile beraber en çok ziyaret edilen şehirlerinden. Aynı zamanda “Kralların Toprakları” diye anılan Rajastan’ın da başkenti... 

      Rajastan, Hindistan’ın 29 eyaletinden en renklisi, en gösterişli olanı. Hindistan’ın ihtişamını görmek istiyorsanız gezmeye buradan başlamak gerekiyor. Hem kültürüne hem mimarisine yansıyan zenginliğini görmek için yeterince saray, kale ve pazar bulacaksınız bu topraklarda.

      Kraliyet ailesine ev sahipliği yapan şehre “pembe” isminin verilmesinin nedeni ise mimariye yansımış olan pembe rengin hakimiyeti. Biraz turuncuyu andırıyor ama öyle diyorlarsa ne yapalım... Şehrin pembeye boyanmasının sebebi 1876 yılında o zamanlar prens olan İngiltere Kralı Edward ve eşinin şehri ziyaret etmesine dayanıyor. Ziyaret öncesinde bütün şehir pembeye boyanır, sevilen bu renk bir tarz olarak devam ettirilir. Bu arada pembe renk Hindistan’da misafirperverliğin rengi aynı zamanda...

      Jaipur’u adımlamaya Şehir Sarayı’ndan başlıyorum. Babür ve Rajastan kültürünün bir karışımını yansıtan saray; bahçeler, avlular ve binalardan oluşan büyük bir kompleks. Dört mevsimi yansıtan kapılarından tavus kuşu motifli olanı en ünlüsü... 

      Buranın hemen karşısında Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Jantar Mantar var. İçinde astronomik gözlemlere yarayan birçok ilginç yapıya sahip... 

      En Havalı Bina Hawa Mahal
      Biraz ileride şehrin üç gösterişli kapısından biri olan Tripolia Kapısı’ndan geçerek Hawa Mahal’a geliyorum. Burası Jaipur’un en önemli simgesi... 5 katlı sıra dışı bina, 1799 yılında kraliyet ailesindeki kadınların törenleri izlemesi için yapılmış. En üst katından şehir manzarası izlenebiliyor. Onun tam karşısındaki binanın üst katına çıkarsanız şehrin en hareketli sokağı ve Hawa Mahal’i izlemek için en iyi yer de burası. 

      Hindistan’ın en güzel pazarlarına sahip olan Jaipur tam bir alışveriş cenneti. Yolumun üzerindeki Sireh Deori Çarşısı’na uğruyorum. Burası renkli lambalar, biblolar, yöresel deri ayakkabılar ve renkli kumaşlarıyla ünlü... Bundan başka Johari Çarşısı mücevherleriyle, Tripolia Çarşısı ünlü Hindistan bilezikleriyle, Bapu Çarşısı deve derisinden ayakkabıları, Nehru Çarşısı ise biblolar ve mavi çömlekleriyle ünlü... 

      Şehirden Amber Fort’a
      Buradan şehrin diğer önemli simgesi Amer Fort’a geçiyorum. Şehre 11 kilometre uzaklıkta... Bu devasa kale, kraliyet ailesi için yapılmış. Araçtan indikten sonra bir zamanlar içinde timsahlar yüzen bir göl karşılıyor sizi. Buradan ister yürüyerek isterseniz fillerle 10 dakika tırmanarak ana binaya çıkıyorsunuz. Özenle işlenmiş odalar, salonlar ve avlular birbirinden etkileyici. Özellikle kralın kraliçe için yaptırdığı aynalı salon muhteşem... Kalenin etrafını saran duvarlar ise Çin Seddi’ne benzetiliyor. 


      Jaipur’un iki büyük kalesi daha var. Jaigarh Fort ve Nahargarh Fort. Dönüşte yol üzerindeki Jal Mahal’i görmek için bir müddet rikşayı durdurup göle yansıyan güzelliğini izliyoruz.

      Kimse Aynı Merdivenle İnemiyor 

      Bir sonraki durağımız için yola çıkmadan merak ettiğim Panna Meena ka Kund’u görmeye gidiyoruz. 16. yüzyılda inşa edilen havuzun mimarisi muhteşem. Zikzaklı merdivenlerle inilen havuz hem su ihtiyacını karşılamak hem yüzmek hem de sosyalleşme alanı olarak kullanılıyormuş. Halkın inancına göre labirent misali yapısından dolayı kimse aynı merdivenleri kullanarak ikinci kez havuza inemezmiş.

      Güzelliklerle dolu Jaipur’dan ayrılıp bir sonraki durağımız Pushkar için yola devam ediyoruz. 

      Başka Türlü Bir Deneyim İçin Katmandu
      Katmandu için dünyanın çatısına açılan kapısı dersem sanırım abartmış olmam... Ancak dünyanın en yüksek dağlarıyla çevrili bu nefes kesen coğrafyaya beni çeken şey bambaşkaydı. 

      Beni fotoğraflarımdan takip edenlerin bildiği gibi, seyahatlerimde daha çok portrelerin ve mimari detayların peşinde koşuyorum. Karadeniz’in yaylalarından, Hindistan’ın ücra köylerine, Malezya’dan Fas’a kadar bu amaçla çok fazla gezdim. Beni dünyanın bu uzak köşesine getiren nedenler yine bunlardı. Ancak burada yaşadıklarımız bizim için bambaşka deneyim oldu.

      Hinduizm’in ve kast sisteminin şekillendirdiği hayat, Nepal’i bizim bildiğimiz batı kültüründen ayıran en önemli özelliği. Eğer doğuda ilk defa geldiğiniz ülke Nepal ise sizi gerçek bir kültür şoku karşılayabilir. Halkın yüzde 80’ininden fazlasının Hindu olduğu bir şehirde karşınıza onlarca tanrı, onlara adanmış irili ufaklı yüzlerce tapınak çıkıverince şaşırıp kalıyorsunuz. Bildiğiniz hiçbir yere benzemeyen bir yer burası. 

      Bölgedeki birçok ülkenin başına gelen sömürgecilikten kurtulmaları onlara gurur veriyor. Bu durum onları yıllarca dışa kapalı, kendi halinde, dünyanın en fakir ülkelerinden biri yapsa da halkın neşesinden mutluluğundan bir şey götürmemiş. Belki de Hindu ve Budizm’in etkisiyle sabırla ve metanetle karşılıyorlar birçok meseleyi. Mesela dinle ilgili neredeyse hiçbir çatışma yaşanmamış bu ülkede. Ülkede 80 etnik grup var ve 180 ayrı dil konuşuluyor olması kültür çeşitliliğinin ayrı bir göstergesi. 

      15 Kilometrelik Alanda 7 UNESCO Dünya Mirası Eseri

      Nepal’in dış dünyaya kapalı kalması kültürü kadar mimarisine de yansımış. Bölgeyi gezerken hissettiğiniz Müslüman-Hint karma mimarisi burada yok. Katmandu sokaklarını gezerken bu özel dokuyu fazlasıyla hissediyorsunuz. Belki bu yüzden 15 kilometre çapındaki alanda 7 tane UNESCO Dünya Mirası eserine denk gelebiliyorsunuz... Bu da Katmandu’yu yaşayan bir müzeye çevirmiş. Durbar Meydanı şehrin adeta kalbi. Durbar’ın kelime anlamı ise “saray”... Meydanda kelimenin anlamına yakışır bir mimari var. 2015 depreminden bir miktar hasar alsa da meydan hala güzelliğini korumaya devam ediyor.

      Sabahın ilk ışıklarıyla hareketlenen meydan, geç saatlere kadar bu yoğunluğunu kaybetmiyor. Gündüz alışverişe gelenler akşam çaylarıyla muhabbete geliyorlar tapınakların merdivenlerine.

      Katmandu'da sabahlar çok erken saatte başlıyor. Sokaklar ellerindeki tabaklarla en yakındaki tapınaklara giden Hindu kadınlarla doluyor. Çoğunlukla bakır tabaklarında biraz pirinç, birkaç meyve, şeker gibi şeyler var... Bunların bir kısmını tapınaklardaki tanrı heykellerine serpiştirdikten sonra zil sesleri duyuyorsunuz. Meydanlardaki güvercinlerin kanat seslerine bir de her yerde dolanan ineklerin ve maymunların sesleri karışıyor.

      Konu seslerden açılmışken Hindistan'ın kulaklardan gitmeyen korna sesleri burada da var. Kurallar yerine kornalarla trafiği kontrol etmeye çalışan şoförler, bunca karmaşanın içerisinden başarıyla çıkmayı başarıyorlar yine de...

      Rengarenk Sadular

      Kendilerini dünya nimetlerinden çekmiş ve dine adamış kimseler olarak bilinen Sadular sokakların, tapınakların renkli yüzleri. Kendilerine has kıyafetleri, boyalı yüzleri, upuzun saçları ve çiçeklerle işlenmiş detaylarıyla sokaklarda en dikkat çeken insanlar onlar...

      Sokaklarda dolanırken bir sürü koku hissediyorsunuz burnunuza. Her köşede satılan rengarenk baharatların kokuları, tapınaklara serpilen yiyeceklerden gelen kokular, sokak satıcıların tezgahlarından yükselen yağ kokuları, her yerde satılan kadife çiçekleri...

      Pashupatinath Tapınağı'na gittiğinizde ise ölülerin yakıldığı bu alanda burnunuza kadar dolan duman kokuları...

      Nepal Buda'nın Doğum Yeri

      Katmandu'nun özel atmosferini hissedebileceğiniz birçok tapınak ve meydan var. Beyaza boyanmış tapınaklar, maymunlarla dolu olanlar, çanlarla, silindirlerle, dua bayraklarıyla dolu olanlar... Çoğunun ortak noktası tapınakların tepesindeki Buda'nın gözleri. Buda'nın doğum yeri olan Nepal'de sizin izleyen bu gözler neredeyse her yerde karşınıza çıkıyor.

      Bu farklılıklar işte Katmandu'yu gezginlerin hedefi yapmış yıllarca. Thamel, bu gezginlerin de toplandığı en hareketli alışveriş caddesi. Direklerden sarkan binlerce kablo, dükkanlara asılan onlarca tabelanın oluşturduğu karmaşadan alamıyorsunuz gözlerinizi...

      Katmandu'nun renkli dünyası, baharatlardan elbiselere, tapınaklardan kamyonetlere işlenen bezemelere kadar bulaşmış. Misafirperver Nepal halkı güler yüzüyle ve "namaste" (selam sözü) ile karşılıyor bizi de. Katmandu sokakları, renkleri, sesleri, kokuları ve yüzleriyle bambaşka hisler bırakıyor zihnimizde...

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam