Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Tarihî Kişiliklerin Tarihî Mabetleri, Paris Kafeleri

      Sanatçıların, filozofların, siyasetçilerin müdavimi oldukları tarihî Paris kafeleri.

      Sanatın ve felsefe dünyasının önemli isimlerinin, Fransız Devrimi’nin, mücadelenin ve aşkın şehri Paris, yüzyıllar boyunca tarihin pek çok önemli dönüm noktasına tanık oldu. Dünya çapında sanatın, siyasetin, bilimini felsefenin Avrupa’daki kalbi diyebileceğimiz bu şehri ziyaret etmek tarihe de tanıklık etmek demek. 

      Paris’in entelektüel anlamdaki birikimi tartışmasız bir zenginliğe sahiptir. Geçmişten bugüne bu birikimi koruyan ve zenginleştiren şehrin her mahallesinde, her sokağında, hatta her binada eski hikâyeleri yüklenmiş yapılar görebilirsiniz. Her birinden onlarca hikâye, onlarca karakter çıkabilir. Paris, ziyaret edilmesi gereken meşhur yapılarının Eyfel’in, Sacré Coeur’ün yanı sıra tarihî kafeleri ve restoranlarıyla da keşfedilmesi ve deneyimlenmesi gereken bir şehir. 

      Şehrin kafe kültürü aynı zamanda entelektüel bir birikimi de yansıtıyor. Tarihin soluğunu taşıyan, sanat, felsefe, siyaset vb. birçok alanda gelmiş geçmiş büyük isimlerin müdavimi olduğu kafeler, “cafe litteraire” şeklinde tanımlanıyor. “Edebi kafe” anlamına gelen bu söz öbeği yalnızca edebiyat alanını kapsıyormuş izlenimi yaratsa da gerçekte bu kafeler edebiyat da dahil olmak üzere çok fazla alandan kişiyi buluşturan, sohbetlerin yapıldığı, düşün dünyasına dair fikir geliştirilen, siyaset üzerine fikir alışverişinde bulunulan verimli vahalardı. La Fontaine’den tutun da Napoleon’a, Jean-Paul Sartre’a kadar dünya çapında isimlerin gelip geçtiği ve çoğu şehrin 6. bölgesinde bulunan bu kafelere bir Paris ziyaretinde mutlaka uğramalı. 

      La Closerie des Lilas

      Hemingway’in Paris’in en güzel kafelerinden biri olarak tanımladığı, 1847 yılında kurulan La Closerie des Lilas, 6. bölgede Montparnasse Bulvarı’nda konumlanıyor. Emile Zola, Picasso, Verlaine, Oscar Wilde, Alfred Jarry ve Lenin gibi isimlerin uğrak noktası, “Mardis de La Closerie” (Closerie Salıları) adının verildiği buluşmalarda entelektüellerin, aydınların, sanatçıların bir araya geldiği bu kafe de Paris’in kültürel hazinelerinden biri. Göz alıcı bir leylak bahçesinin içerisinde konumlanan La Closerie, Verlaine’in ardından “Şairlerin Prensi” olarak seçilen Paul Fort ile Rus devrimci siyasetçi ve teorisyen Lenin’in satranç oynamak üzere buluştukları ve bir dönem Amerikan edebiyatından Fitzgerald, Miller gibi isimlerin müdavimi oldukları toplumsal ve kültürel anlamda bir hazine değerinde olan mekânlardan. 

      Cafe de la Paix

      Paris'in büyüleyici meydanlarından biri olan Opera Meydanı'na nazır bir konumda yer alan Cafe de la Paix, şehrin 9. bölgesinde 1862 yılından bu yana sayısız edebiyatçı, sanatçı ve siyasetçiyi ağırlayan bir kafe-restoran. Emile Zola ve Guy de Maupassant'ın müdavimi olduğu bu kafe, Oscar Wilde, Andre Gide, Paul Valery, Marlene Dietrich gibi isimlerin de sıkça ziyaret ettiği bir buluşma noktasıydı. Dekorasyonuyla İkinci İmparatorluk stilinin zarafetini yansıtan Cafe de la Paix, Fransa tarihinin dönüm noktalarına tanıklık ederek bugüne ulaşan ulusal hazinelerinden biri ve Grand Heritage Ödülü'nün sahibi. Fransız tiyatrosu denilince akla gelen ilk kişi Jean Baptiste Poquelin yani dünyaca bilinen ismiyle Molière tarafından kurulan La Comedie Française'in tüm kadro 300. yıl kutlamasını gerçekleştirdiği, Fransız Devrimi'nin 200. yılı kutlamalarına tanıklık ve ev sahipliği etmiş bu kafe-restoran, Fransa'nın siyasi ve sanatsal tarihine dair zengin bir birikimi taşıyan sayılı mekânlardan.

      Les Deux Magots

      İsmini, içeri girdiğinizde size tepeden bakan oturmuş iki küçük Çinli figürden ve dönemin ünlü oyunlarından "Les Deux Magots de la Chine"den alan kafenin kuruluşu 1812'yi işaret ediyor. 1872'de daha büyük bir alana geçmek için 6. bölgede bulunan Saint-Germain-des-Pres'ye taşınan kafe, dönemin edebiyat ve özellikle de şiir alanında yetkin isimlerini, Mallarmé, Rimbaud, Verlaine gibi Fransız dilinin büyük şairlerini ağırladı. 20. yüzyılın dünya sanat ve düşün sahnesine kattığı ne varsa bu kafede karşılığını buldu da diyebiliriz. Edebiyatı ve matematiği birleştiren bir akım olan OuLiPo'nun (Ouvroir de Litterature Potentielle) kurucularından Raymond Queneau'nun, varoluşçuluğun öncüsü Jean Paul Sartre'ın, kübizmin ustası Picasso'nun, Brecht'in, Joyce'un, Aragon'un ve daha nicesinin müdavimi olduğu masalardan birinde bir kahve içmek bu yaratıcı düşün dünyasından bir soluk almak benzersiz bir deneyim olacaktır. Les Deux Magot da Procope gibi edebiyat alanında verdiği bir ödülle edebiyat sahnesine katkıda bulunmakta.

      Le Cafe de Flore

      Saint-Germain-des-Pres'nin meşhur kafelerinden bir diğeri ise sanat alanının ağır bastığı, sürrealizmin doğuşuna tanıklık eden Le Cafe de Flore. Adını caddenin diğer tarafında bulunan Antik dönem tanrıçası Flore'dan alan ve 1882 yılında kurulan kafe çok önemli simalara ev sahipliği ve çok önemli olaylara tanıklık etmiş. 1917'de Apollinaire'in genç şairler Andre Breton ve Louis Aragon'u davet edişiyle sürrealizmin doğuşunun koşullarının hazırlandığı yer Cafe de Flore'un terasıydı. George Bataille, Giacometti, Sartre, Beauvoir, Ionesco, Vian, Cioran, Brigitte Bardot, Yves Montand gibi sanatın ve felsefenin birçok alanından ismi bir araya getiren kafe, Çinli siyasetçi, başbakan Zhou Enlai'nin de Fransa'da kaldığı dönemde müdavimi olduğu yerlerden. Öyle ki Jean-Paul Sartre bir yazısında Flore'da sabah 9'dan akşama kadar durduklarını, yemeklerde ayrılıp tekrar geri Flore'a döndüklerini, kimilerine tuhaf görünse de Flore'da evlerinde hissettiklerini aktarıyor. Kafenin iç dekorasyonunda hakim olan Art-Deco mimari örnekleri de İkinci Dünya Savaşı döneminden bugüne kadar özenle korunmuş incelikli bir işçiliğe ve zarafete sahip.

      Photo Credits: 
      closeriedeslilas.fr | lesdeuxmagots.fr
      cafedelapaix.fr |  cafedeflore.fr 

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam