Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Bir Tarihi Anlatan Portekiz’in Kaleleri

      Portekiz’in mimari alanındaki eşsiz eserlerinden en çarpıcıları ise görkem ve zarafetin vücut bulduğu kaleleri. Hem çağların içinden bir yolculuğa çıkartan hem de yeşilin hakkını veren doğasıyla seyrine doyulmaz manzaralar sunan kaleler Portekiz’de bir tarihe tanık olmaya çağırıyor.

      Binlerce yıla şahitlik eden, gün ışığının üzerinden eksilmediği İberya ülkesi Portekiz. Tarihin ve doğanın birbirinden beslendiği, Akdeniz kültürünün sıcaklığıyla, ruhun derinlerine dokunan geleneksel müziği fadoyla başlı başına bir dünya mirası.

      Edebiyat ustalarından Fernando Pessoa ve José Saramago’nun, keşfetme arzusunun peşine düşen ünlü denizci Vasco de Gama’nın doğduğu bu mistik topraklar keşfedilmekle bitmeyecek kültürel hazineleri barındırıyor.

      Korunarak bugüne ulaşabilmiş tarihî eserler ve yapılar Portekiz’de oldukça fazla sayıda. Mimari alanda da kendine has bir üslubun beşiği bu Akdeniz ülkesi. Manueline, Portekiz’de yeşeren, mimari ve heykel sanatı alanında nadide örnekleri bulunan bir tarz. Öte yandan incelikle işlenmiş mavi-beyaz desenli karolar bu kültürün simgelerinden biri. Birçok yapıda, iç ve dış düzenlemede kullanılan karoları ülke içerisinde seyahat ederken, metrolarda, tren garlarında, zarif binaların işlemelerinde görmek mümkün.

      12 ve 15. yüzyıllarda, sonradan İspanya’yı oluşturacak çok sayıda İber krallığının istilasına karşı toprakların korunması ve genişletilmesi için inşa edilen ihtişamlı askeri yapı örnekleriyle her şehirde, her kasabada karşılaşmak mümkün.


      Ortaçağ kent mimarisinin tarihî dokusunu bugüne taşıyan yapılarda önce Mağripliler (Moors) sonra Romalıların etkisi görülür.

      Pena Sarayı

      Bir kale olmamasına rağmen, Lizbon’un simgelerinden biri olan Pena Sarayı’nın sözünü etmeden Portekiz’in mimarisinden bahsetmek zor. Yemyeşil doğası ve masalsı manzarasıyla mistik bir kasaba olan Sintra’nın dağlarına tüm ihtişamıyla yerleşmiş olan saray, hayalgücünü harekete geçirir güzellikte. Pena Sarayı, kasabanın mistik atmosferini ve tarihî cevherini taşıyan zarif mimarisiyle eşsiz bir yapı. Sintra’nın doğasına hayran kalan Kral II. Ferdinand’ın kraliyet ailesi için yazlık bir ev yaptırma fikriyle ortaya çıkan sarayda 19. yüzyıl romantizmini, Manueline ve Mağribî mimarisinin etkilerini görmek mümkün. Saray ve onu çevreleyen uçsuz bucaksız ormanlarıyla bölge tarih ve doğanın görkemli gücünü yansıtıyor. Sarayda, Sintra’nın eşsiz manzarasında hoş bir akşam yemeğine davet eden bir restoran da mevcut.

      Torre de Belém

      UNESCO Dünya Mirası olan Belém Kulesi, 1514-1520 yılları arasında, Tagus Nehri’nin okyanusa açılan kıyısında Kral I. Manuel tarafından yaptırılıyor. Portekiz’e has bir mimari üslup olan Manueline, adını ve en güzel örneklerinden birini bu yapıya borçlu. Bu mimari şaheser, askerî amaçla inşa edilmiş olmasına rağmen hayranlık uyandıran incelikli süslemeleriyle, Tagus Nehri'ne bakan şık balkonlarıyla ihtişamın ve zerafetin vücut bulmuş hâli gibi. Ünlü kaşif Vasco de Gama ve birçok diğer Portekizli kaşifin yola çıkış noktası da burası.

      Moors Kalesi

      Sintra bölgesinde yer alan, merkeze yalnızca 3,5 km uzaklıktaki bu kale, Mağriplilerin yarımadayı fethedişinin ilk dönemlerinde, 700’lerde inşa ediliyor. Sonrasında şehri alan Dom Afonso Henriques, 1147’de şehrin ilk Hristiyan şapelini buraya inşa ediyor. Romantik dönemde etrafındaki ormanlık alan düzenleniyor ve yeni bir çehre ve yeni bir karakter kazanıyor. Büyük kayaların üzerinde yükselen beş kulesi ve eski sarnıcıyla Moors Kalesi, şehrin askeri tarihini de gözler önüne seriyor. Sintra’nın tepelerine kıvrılarak tırmanan hayran kalınası duvarlar, bin yılı aşan yaşının vakur güzelliğiyle dinleniyor.

      Sao Jorge Kalesi

      Mağripliler tarafından 10-11. yüzyılda inşa edilmiş olan kale, başkentin tümüne hakim bir manzarayı ayaklarınızın altına seriyor. Arkeolojik zenginlikleri de barındıran bölgede Fenikelilerden, Yunanlara, Romalılardan Müslümanlara birçok kültürün izlerini görmek mümkün. Kale, 16. yüzyılda Kral Dom Manuel I’in Vasco de Gama’yı, Hindistan’a seyahati sonrasında karşıladığı ve Portekiz’in ilk tiyatro metninin yazıldığı yer. Şehrin ve Tagus Nehri’nin en güzel manzarasının buradan izlendiği konusunda var olan fikir birliği haksız sayılmaz.

      Tomar Kalesi

      Dünya Mirası olarak kabul edilen kale şehri Tomar, aslında birçok tarihî yapıdan oluşan bir bütün. Orta Çağ Avrupası’nın gizemli tarihinin önemli aktörlerinden Tapınak Şövalyeleri’nin mekânı olan bu eser merak uyandıran bir tarihin öyküsünü taşıyor. Mesih Manastırı’nın içerisinde bulunduğu kalesiyle önemini korumaya devam eden Tomar Kalesi, mistik mimarisiyle de gizemini korumaktan da geri kalmıyor.

      Guimaraes Kalesi

      Portekiz Krallığı’nın ilk başkenti olan Guimaraes’te yer alan kale, Portekiz Krallığı’nın kuruluşunu sembolize eden oldukça önemli bir yapı. Kont Henriques’nin kurduğu hayali oğlu Afonso gerçekleştiriyor ve bağımsızlığa karşı olan annesiyle savaşarak bağımsız Portekiz Krallığı’nı kuruyor. Portekiz’in kuzeyinde Braga bölgesinde yer alan, ilk kral Afonso Henriques’nin de doğduğu ve hemen yanındaki küçük kilisede vaftiz edildiği kale, Portekiz’in bağımsızlık serüveninde geçirdiği evrelerden oldukça önemli bir tanesinin gerçek tanığı.

      Bragança Kalesi

      1187’de inşa edilen, ülkenin kuzeyinde geçmişin önemli bir savunma mevzisi olan Bragança Kalesi, gotik pencereleriyle, içerisinde yer alan yedi köşeli romanesk tarzda yapılmış meclis salonu Domus Municipalis ile askeri ve siyasi geçmişin bugüne ulaşmış canlı bir örneği. Kulelerinden biri Prenses Kulesi olarak anılıyor ve etkileyici bir hikâyesi var. Dönemin düklerinden biri, ihanetle suçladığı eşini burada hapsediyor ve öldürtüyor. Bir diğer kulesinde Portekiz’deki önemli askeri müzelerden biri bulunuyor. Giriş tarafında karşınıza çıkacak taştan domuz heykeli ise Keltik doğurganlık ritüelleri için kullanılmış dikkat çekici bir eser.

      Obidos Kalesi

      Lizbon’un kuzeyinde yer alan Leiria bölgesindeki Obidos Kalesi, Orta Çağ dönemi Portekizi’nden bugüne tarihe meydan okuyan bir diğer görkemli kale. Restorasyon sonrası bugün lüks bir otel olarak büyük ilgi görmekte. Yıl boyu Çikolata festivali, Orta Çağ Panayır kutlamaları gibi birçok etkinliğe de ev sahipliği yapan kale ve çevresi tarihin soluğunu hissetmek için görülesi bir nokta.

      Almourol Kalesi

      ​​Lizbon’a yakın Vila Nova de Barquinha’da yer alan, yüksekliğiyle göz kamaştıran Almourol Kalesi, Tagus Nehri’nin üzerindeki küçük bir adada yer alıyor. Orta Çağ askeri anıtları arasında en güzellerinden biri olan bu kale aynı zamanda Tapınak Şövalyeleri’nin mevziilerinden biriydi. Rivayete göre perili olan bu kalede bir prenses hayaletinin dolaştığı söyleniyor. Gizemli hikâyesi ve nehrin ortasında yükselen duvarlarıyla masalsı bir geçmiş zaman dünyasına çağırıyor.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Portekiz hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam