Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Karadeniz'in Adı Duyulmamış Yaylaları

      İlk defa Karadeniz’e gidiyorsanız, çok şaşıracaksınız, hazırlıklı olun. Alışık olmadığımız kadar bol yeşiline, her tarafından sular fışkıran doğasına bayılacaksınız.

      
                            Karadeniz'in Adı Duyulmamış Yaylaları
      Ahmet Erdem
      Naturally

      03.01.19

      Doğa, şehir, macera! Büyüleyici fotoğraflarıyla her karesi, dünyanın bir hikâyesi.

      İlk defa birkaç yıl önce gittiğim Doğu Karadeniz’in bu kadar etkisinde kalacağımı ben de beklemiyordum. Ondan sonra kaç kez gittim ben de hatırlamıyorum. Bir şeyler yapsak mı dediğimde, her seferinde kendimi yayla planları yaparken buluyorum. Karadeniz’i gezerken yapmanız gereken ilk şey, kendinize etrafı bilen çok iyi bir rehber bulmak. Çünkü burada arabanız ne kadar iyi olursa olsun, siz ne kadar iyi araba kullanırsanız kullanın, Karadeniz, bildiğiniz yerlerden değil. Rehber engelini aşarsanız karşınıza hava durumu engeli çıkıyor. Eğer bu engelleri aşabiliyorsanız ödülü fazlasıyla büyük oluyor.

      Yaşatılmaya Çalışılan Yayla Kültürü

      Yayla gezisi için ilk başlangıç noktamız çoğunlukla Trabzon oluyor. Ama bugün anlatacağım yaylalar Rize yaylaları olduğundan biz yolumuzu doğruca İkizdere’ye çeviriyoruz. İlk kez kışın geldiğim Petran Yaylası, şimdi yemyeşil bir hal almış. Yol üstünde fotoğraf molası verdiğimizde buzağıların peşinden koştururken bahçesine girdiğimiz bir teyze bizi zorla evine davet ediyor. İstanbul’daki çocuklarından, yaylanın zorluklarından bahsederken baktık ki evin gelini önümüze çay, muhlama ve kocaman köy ekmeğini koymuş bile. Yemeyelim de ne yapalım!

      Buralarda yayla kültürü hâlâ devam ettirilmeye çalışılıyor. Eskiden kervanlarla göç edilen yaylaların pek çoğunda artık toprak yol var. Her yaz karlar kalktıktan sonra yaylaya çıkılıyor, havalar tekrar soğuyana kadar da burada kalınıyor. Her yaylayı bir veya birden fazla köy kullanıyor. Köy halkının ortak kararı olmadan yaylaya çıkılmıyor. Bazılarında elektrik halen yok, çoğunda da telefon çekmiyor.

      Lazboard’uyla Ünlenen Petran Yaylası

      Petran, muhteşem bir doğaya sahip. Yükseldikçe çam ormanları bitiyor ve kendimizi yemyeşil çayırların ortasında buluyoruz. Her tarafımız pembe çiçeklerle dolu. Sonradan adının kurtpençesi olduğunu öğrendiğimiz bu çiçekler, Rize’den Artvin yaylalarına kadar tüm seyahatimizde karşımıza çıkıyor. Yaylada kış aylarında Kayak ve Lazboard Festivali düzenleniyor. Lazboard, eskiden ulaşım aracı olarak kullanılırmış, artık zevk için yapılır olmuş.

      Göz Alabildiğine Yeşil

      Petran’ı bırakıp Çayeli’ne geçiyoruz. Burada ünlü Lale Restoran’da kuru fasulye ile sütlacımızı yiyip doğrudan Ayder’e gidiyoruz. 

      Ayder’den Yaylalara Çıkış Kapısı

      Ayder, Rize’nin en ünlü yaylalardan biri. Uzun zamandır turizme maruz kaldığından artık gerçek yayla hayatını görmek pek mümkün değil. Her taraf otel, pansiyon ve insanlarla dolu… Gezimiz sırasında burayı tercih etmemizin sebebi, görmek istediğimiz birçok yaylaya yakın olması. Ayder’in en büyük avantajlarından biri de kaplıcaları. Yaylalarda kamp yaptıktan ve toprak yollarda geçirilen saatlerden sonra buranın şifalı suları insana iyi geliyor.  Yaylada hâlâ eski yayla evlerinin örnekleri var. Aralarda kaybolmuş olsa da yolumuzu biraz uzatıp ana caddenin dışına çıktığımızda bunları görme şansımız oluyor. Taştan iki katlı evlerin kapılarında oturan teyzeler ya iğne oyası işliyorlar ya da patik örüyorlar.
       
      Koçdüzü’ndeki Cennetle Cehennem

      Ayder’den sonraki durağımız rehberimiz Karali’nin yaylası. Bize o kadar anlattı ki yaylayı, beklentimiz çok yüksek. Bu kadar güzelliğine rağmen Koçdüzü Yaylası çok gidilen bir yayla değil. Çünkü 40 kilometrelik yolu 2,5 saatte alıyorsunuz. Yükseldikçe her şey daha da güzelleşiyor. Burada da etraf sarı çiçeklerle dolu.  Yukarı yaylaya ilk girişte sert bir kaya bloğu karşılıyor bizi. Yaylaya girdikçe Karali’nin yol boyunca cennet-cehennemle neyi kastettiğini de anlıyoruz. Bu kaya bloğunun bir tarafı uçurum bir tarafı sarı çiçeklerle bezenmiş.  Yaylada iki tane göl var. Büyük olanın üzerinde ise yüzen üç ada bulunuyor. Eskiler bu adaların duruşuna göre havanın durumunu anlarmış. Bu gece için kampımızı buradaki pansiyonun bahçesine kuruyoruz. Burada, gezideki en güzel gün batımlarından birine denk geliyoruz. 

      Hiç Bulut Denizi Gördünüz mü?

      Ayder’e dönüşü, gün batımını Huser’de karşılayacak şekilde ayarlıyoruz. Çıkarken dakikalarca sisler içerisinde gidiyoruz. Bir anda sis açılınca her yanımızı bulut denizi kaplıyor. Sırtlara yapılmış tek tek evler var. Her gece bu manzarayla uyuyup bu manzaraya uyanmak nasıl bir duygu acaba?  2400 metredeki yaylada Kaçkar Dağları’nın büyüleyici manzarası göz alabildiğince uzanıyor önümüzde. Kavrun’dan Verçenik’e Altıparmak Dağları’ndan Karadeniz’e her şey ayaklarınızın altında… Böyle bir manzarayı görmeden ölmemek lazım. 

      Gito’dan Fırtına Vadisi’ne Bakış

      Gito’dan Fırtına Vadisi’ne Bakış

      Ayder’den Çamlıhemşin’e inip buradan Çat civarlarına geçiyoruz. Çamlıhemşin’in en güzel yaylalarının bir kısmı da bu bölgede. Fırtına Deresi’ne paralel giden yol boyunca şelalelerin, kemerli köprülerin ve konakların en güzellerini görüyoruz. Sevdaluk dizisinden sonra ünlenen Şenyuva (Çinçiva) Köyü’nde yol üzerindeki kahvede kısa bir mola verip kahvemizi içiyoruz.  Gito’da hava oldukça açık, 2070 metreye yükseldikçe vadinin tüm güzelliğine hayran kalıyoruz. Karşımızda Pokut, Sal ve Hazindak yaylaları… Ardında Kaçkar Dağları tüm ihtişamıyla duruyor. Bölgenin belki de en görkemli manzaralarından biri. Dönüş yolunda Badara Yaylası’na uğruyoruz. Yayla çok küçük, 20 kadar ev ancak var. Bu yoldan devam ederseniz Kaçkar Dağları’nın eteklerinde yer alan Ambarlı Yaylası’na gidiliyor. Burayı bir sonraki geziye bırakıp Samistal’a doğru devam ediyoruz. 

      Samistal’e Zorlu Yolculuk

      Samistal’a gitmek için gerçekten zorlu bir yolu göze almanız gerekiyor. Neredeyse 3-4 saatlik bir yol bu. Önce Elevit, Trovit yaylalarını geçip Palovit Geçidi’ni aşıyoruz. Neredeyse “merdiven”e dönüşmüş yolda önümüzü bazen sis bazen de hayvan sürüleri kesiyor. Hepsini aşıp Samistal’e vardığımızda doğasına ve evlerin mimarisine bayılıyoruz. Buradaki evler bölgenin en güzel yayla evlerinden…  Bu kadar yüksekte karşılaştığımız işçilik hayranlık uyandırıcı. Bölgede o kadar yayla var ve hepsi o kadar etkileyici ki, tek bir geziye sığdırmak mümkün değil. Buralarda dolaştıkça doğanın güzelliği, insanlarının sıcaklığı sizi o kadar etkiliyor ki, gelmek için çok sebep aramaya gerek kalmıyor. 

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Türkiye hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam