Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Reykjavik'te Bir Gün | İzlanda (2.Bölüm)

      874 yılında adanın ilk yerleşimcileri Kuzey Atlantik'in ortasında yer alan bu koya geldiklerinde etraftaki jeotermal kaynakların yarattığı buharlar silsilesinden etkilenerek yerleşecekleri topraklara Reykjavik adını veriyorlar. Günümüzde Reykjavik sakinliğin ve huzurun başkenti.

      Reykjavik'te Bir Gün | İzlanda (2.Bölüm)
      Taylan Kırıkkanat
      Insider

      15.04.19

      Seyahatsever bir gezgin, doğa ve tarih tutkunu, tecrübelerini bir rehberin gözünden yazıya döker.

      Reykjavik’e Nasıl Gidilir?

      Türkiye’den direkt uçuş olmadığı için Reykjavik’e aktarmalı bir uçuş yapmanız gerekiyor. Şehre 45 dakika mesafe güneyde olan Keflavik Havalimanı’na varışınız sonrasında eğer aktarmanızı herhangi bir AB ülkesinden yaptıysanız pasaport kontrolüne girmiyorsunuz. Havalimanından şehir merkezine ulaşmanın en ekonomik yolu ise Flybus kullanmak. Flybus sizi havalimanından direkt olarak BSI otobüs terminaline getiriyor. Buradan küçük minibüsler ile sizleri kalacağınız otele kadar götürüyorlar ama bu hizmet ayrı bir ücrete tabi. Kısacası biletinizi internet üzerinden alırsanız dağıtım terminaline kadar 2999 ISK, (23€) eğer otelinize aktarma yapacaksanız 1000 ISK (7€) daha ödeyebiliyorsunuz. Dönüş tarihiniz belli ise tavsiyem gidiş-dönüş bir bilet almanız. Bu durumda otel aktarmaları ile beraber 6999 ISK ödeyerek tasarruf yapmanız mümkün. Bir başka seçenek ise taksi, tek yön 16.000 ISK (120€).

      Havalimanından şehir merkezine gelirken yolda son derece ilginç bir coğrafyadan geçiyorsunuz. Sağınızda ve solunuzda donmuş lavlardan oluşan Lava Field (Lav Tarlaları) size yol boyunca eşlik ediyor. Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi günümüzde İzlanda konum olarak  dünyadaki en yoğun volkanik aktivitenin aktif olduğu yerlerden. Avrupa ile Amerika arasındaki kontinental hat üzerinde. Adayı gezdikçe kıtaların oluşumunun minyatürünü aktif olarak canlı izleyebileceksiniz. 

      Reykjavik’te Görülmesi Gereken Yerler
      Reykjavik şehrine vardıktan sonra ilk hissedeceğiniz kuşkusuz sakinlik ve huzur olacak. Yaklaşık 125.000 kişinin yaşadığı şehirde görülmesi gereken yerlerin başında  bana göre  Perlan ilk sırada. Perlan, şehrin su rezervlerinin bulunduğu yapıya verilen ad. Şimdi bana “O kadar yoldan geldim, ne işim var şehrin su rezervlerinde?” diyebilirsiniz. Perlan sadece su rezervi değil aynı zamanda şehrin muhteşem manzarasını panoramik olarak görebileceğiz bir tepe lokasyonda. 1988 yılında mimar Ingimundur Sveisson tarafından tasarlanan bina, altı adet ve her biri yaklaşık dört milyon litre kapasiteli  dev su tanklarından oluşuyor. Su tanklarının üzerinde ise şehri izleyebileceğiniz panorama terasıyla birlikte tamamen cam ve çelik konstrükyondan yapılmış bir inci gibi duran dome çatıyı görüyorsunuz. İçerisinde bulunan cafe’de muhteşem şehir manzarası ile günün yorgunluğunu atabilirsiniz. 

      Perlan ziyaretinin hemen ardından size tavsiyem yaz-kış denize girilebilen Noutholsvik plajları. 2000 yılında açılan yapay plaj geniş bir koy üzerinde yer alıyor. Deniz suyu Perlan’dan getirilen jeotermal kaynaklar vasıtası ile ısınıyor ve sıcaklığı yıl boyu 15-19 derece arası. Üşüdünüz mü ? O zaman yine deniz suyu olan ve sıcaklığı 35-38 derece arası olan havuzlar size bambaşka bir seçenek sunuyor. Noutholl civarında aynı zamanda sailing club ve su sporları merkezi var.

      Şehrin en önemli evi kuzeyde bulunan sahil yolu üzerinde yer alan 1909 yapım tarihli Höfdi. Evi daha da önemli yapan olay ise 1988 yılında gerçekleşmiş. Amerika ve Rusya arasındaki soğuk savaşın resmen bitirildiği imzalar burada atılmış ve dönemin başkanları Ronald Reagan ve Mikhail Gorbatsjov burada bir araya gelmişler. Günümüzde sadece politik toplantıların yapıldığı ev ne yazık ki ziyaretçilere kapalı. 




      Sahil yolundan şehir merkezine ilerlerken deniz kenarında Sun Voyager heykelini göreceksiniz. Solfar olarak adlandırılan çalışmayı çelikten heykeltraş Jon Gunnar Arnason yapmış. Viking gemisi şeklindeki heykel Vikinglerin denizden uzaklara yaptıkları keşifleri sembolize ediyor. Sizlere tavsiyem eğer planlayabilirseniz gün batımında buraya gelmeniz olacaktır. Manzara gerçekten nefes kesici.

      Sahil yolunun devamında eski liman bölgesine ulaşıyorsunuz. Burada Akranes’e giden feribot terminali, sahil güvenlik, balıkçı tekneleri ve balina gözlem tekneleri yer alıyor. Bölgedeki en dikkat çekici yapı ise 2011 yılında açılan ve İzlanda Senfoni Orkestrası’na ev sahipliği yapan Harpa. Danimarka ve İzlanda ortak çalışması sonucu inşa edilen binanın dış cepheleri Olafur Eliasson tarafından gün ışığıyla renk değiştiren geometrik cam çerçeveler ile tasarlanmış. Opera ve sergilere ev sahipliği yapan bina içerisinde aynı zamanda rehberli turlar düzenleniyor. 

      Şehrin merkezine doğru yürüdüğümüzde ise bir şehir merkezinden daha çok bir kasabanın merkezine geldiğinizi hissediyorsunuz. Tjornin Gölü’nün üzerine 1992 yılında inşa edilen belediye binası ve hemen paralelinde ilk yazımda sizlere anlattığım Althing parlemento binası merkezdeki en dikkat çekici yapılar. Tjornin Gölü şehrin tam merkezinde ve son derece doğal bir hava katıyor şehre. Burada bir çok kuğu ve kuş türü de yaşıyor. Kış aylarında ise gölün bir kısımına doğal yaşamın bozulmaması için jeotermal kaynaklardan su verilerek donması engelleniyor. 

      Her şehrin bir alışveriş caddesi var. Reykjavik’te bu caddenin adı Laugavegur. Şehrin en eski caddelerinden olan ve günümüzde dükkanların bulunduğu cadde bir zamanlar kadınların çamaşırlarını yıkadıkları ve eğiminden dolayıda çamaşır sularının aşağı doğru aktığı yermiş. 

      Laugavegur Caddesi’nden yukarı doğru yürüyüp Frakkastgur Caddesi’ne dönerseniz kısa bir yürüyüşün ardından şehrin her yerinden görülen Hallgrims Kilisesi’ne ulaşıyorsunuz. Kilisenin tam önünde kiliseyi koruyan bir Viking olan Leifur Eiriksson heykelini görüyorsunuz. Eiriksson, Amerika kıtasına Columbus’tan önce ayak basan ilk Avrupalı kişidir.

      Hallgrims Kilisesi ise mimari olarak Svartifoss Şelalesi ve Reynisfjara’dan etkilenerek yapılmış. 1986 yılında tamamlanan kilise 74 metre yüksekliğinde. 5275 borusu ile 1992 yılında yapılan org, kilisenin en dikkat çekici noktası. Luteran kilisenin aynı zamanda çan kulesine çıkıp şehir manzarasını seyretme olanağınız var. 

      İzlanda’da Ne Yenir? Ne İçilir?

      İzlanda son derece pahalı bir ülke ve hal böyle olunca restoranlar da bir hayli cep yakıcı. Şehir merkezinde her türlü farklı lezzeti sizlere sunan bir çok restoran seçeneği mevcut. Eğer bir restorana gidip yemek planlıyorsanız kişi başı minimum 70€ gibi bir rakamı gözden çıkartmanız gerekiyor. Fast food tarzı yerler şehirde fazla değil. Yeri gelmişken ilginç bir notu da sizin ile paylaşmak isterim. Bir zamanlar Mc Donald’s olan şehirde yaşanan finansal kriz ile 2009 yılında tüm şubeler kapatılmış. Son hamburger menü ise Hjörtur Smarason adındaki bir kişiye satılmış. Smarason hamburgeri yememiş ve bir tarihi obje olarak saklamaya karar vermiş. Üç yıl boyunca plastik bir torbada kalan hamburger ve patates kızarması şeklini halen kaybetmemiş. 2012 yılında Smarason menüyü ulusal müzeye vermiş bir müddet burada sergilenen menü daha sonra doğru olmadığı gerekçesi ile müzeden kaldırılmış. Günümüzde ise bu menü hala bir otelin içerisinde sergileniyor ve webcam yayını ile 24 saat canlı izlenebiliyor. 

      Ayak üstü atıştıracağım diyorsanız size kesinlikle önerim 1937 yılından beri bir barakada hizmet veren Bæjarins beztu pylsur (İngilizcesi: The Best Hot Dog in Town). Buradan ben dahil 😊 kimler Hot Dog almamış ki. Bill Clinton ve Metallica grubunun vokalisti James Hetfield sadece ilk akla gelenler. 

      ​Pahalı bir şehir olamasına rağmen Reykjavik şehri sizlere sıra dışı bir deneyim sunacak.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      İzlanda hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam