Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Nice'in Dağ Köylerinde 72 Saat

      Seturday mecrasında bu kez; vadilerin, bağların, masmavi Akdeniz'in çevrelediği yollar bizi Güney Fransa'nın iki nefis kasabasına götürüyor. Ortaçağ mimarisinin tüm izlerini taşıyan, Prenses Grace Kelly'nin de hayranı olduğu, olağanüstü güzellikteki Èze Köyü ve ismi sanatla anılan, her sokağında bir başka kartpostal görümüne tanıklık edeceğiniz St Paul de Vence...

      Nice'in Dağ Köylerinde 72 Saat
      Bahar Akıncı
      Insider

      04.09.19

      Dünyanın dört bir yanını gezer, gezdiği her köşenin hikâyesini yazar.

      Hazırsanız kontağı çevirelim ve bu iki provençal köye doğru yola çıkalım. 

      Nasıl giderim?: Nice’e yaklaşık yarım saat mesafede yer alan köye ulaşım için araç kiralayıp manzaranın keyfine vararak gitmenin dışında iki seçeneğiniz daha var. İlki Nice Tren Garı’ndan Èze-sur-Mer bileti alarak trenle yaklaşık 15 dakikada Èze Tren İstasyonu’na ulaşmak. Tren sizi Èze’nin sahil kısmında bırakıyor. Buradan Eze’nin merkezine ulaşmak için yapmanız gereken yürümek ya da 83 numaralı otobüse binerek yaklaşık 20 dakikada köyün merkezi kabul edilen Adalet Meydanı’na (Pleteau de la Justice) ulaşmak. Diğer seçenek ise Nice Vauban durağından kalkan 82 numaralı otobüs ile Èze Köyü’nün tepe merkezine 40 dakikada ulaşmak (bu yol her zaman için daha mantıklı).


      ​Cuma


      Dağla Deniz Arasında Bir Altın Tepe: Èze


      Sarp kayalıklarla çevrili, ortaçağdan kalma Èze Köyü, Fransız Rivierası’nın kartal yuvası ya da altın tepesi olarak anılıyor. 

      Gün Boyu​

      İyi korunmuş tarihi taş binalar, dar sokaklar, begonvillerle çevrili taş avlular, minik Fransız pastaneleri ve nefis bir bitki örtüsü; bu küçük köyün bir kartpostal çekimi için hazırlanmış film seti gibi görünmesini sağlıyor. Eğer fotoğraf makineniz ve dar sokakları tırmanmak için rahat yürüyüş ayakkabılarınız varsa tüm bu manzaralar ve Arnavut kaldırımlı sokaklar sizi deniz seviyesinden 1400 metre yükseklikteki baş döndüren zirveye götürecek.

      Èze’in bir başka ünü de ünlü filozof Nietzche’den geliyor. Bir zamanlar bu şirin köyde yaşayan ünlü yazar ve düşünür “Böyle Buyurdu Zerdüşt” kitabını burada tamamlamış. Sahilden köye doğru tırmanan patikalardan birinin adı bu nedenle “Nietzche Yolu”.

      Èze, sahil bölümü Èze-sur-Mer’den yürüyerek tırmanmak yaklaşık 50 dakika sürüyor. Ancak Nietzche Yolu sizi korkutmasın, çünkü adeta bir botanik bahçesi gibi. Ayrıca ünlü yönetmen Alfred Hitchcock da “Kelepçeli Aşık” filmini 1955 yılında, Èze’nin romantik sokaklarında çekmiş.

      Èze Exotic Garden: Èze’ye ulaştığınızda mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri de 1949 yılında yapılan Èze Exotic Garden. Bahçede Akdeniz florasına ait çok sayıda kaktüs ve bitkinin yanı sıra; ünlü heykeltıraş Jean-Phillippe Richard’ın her biri farklı mesaj içeren Deniz Kızı ve Tanrıça Isis heykelleri tüm görkemiyle sizi bekliyor. Muhteşem bir deniz manzarası da sunan bahçe ve heykellerin görüntüsü hiç şüphesiz ki unutulmazlarınız arasına girecek. Bahçeye tırmanan yol üzerinde bulunan “Deli” isimli cafede kahve molası verip soluklanabilir veya birbirinden lezzetli sandviçlerini deneyebilirsiniz.  

      Akşam

      Château de la Chèvre d’Or
      : Köyün en ünlü köşelerinden biri de “Chateau de la Chevre d’Or” yani Altın Keçi Şatosu. Bir rivayete göre şato ismini, kaleden hazineleri çalmak isteyenlere yollarını kaybettiren bir keçiden almış. 400 yıllık şato günümüzde otel ve restoran olarak hizmet veriyor. İçerisinde bulunan La Chévre d’Or, iki yıldızlı Michelin restoranları listesinde. Manzarası ise dillere destan. 

      Adres: Rue du Barri, Èze Village; 33-4/92-10-66-66


      Cumartesi

      Fransız Rivierası’nın Sanatla Buluşma Noktası; St Paul De Vence

      Nasıl Giderim?

      Èze’den Saint Paul De Vence’a araba kiralamak dışında ulaşım yok. Eğer toplu taşıma ile gitmek isterseniz, Nice Havalimanından Vence’a ulaşmak çin 3 farklı seçenek var. İlk seçenek havalimanından araç kiralayarak. İkincisi taksi ile (yaklaşık 50 Euro tutuyor ama yine de güncel fiyatları kontrol etmekte fayda var). Üçüncü seçenek ise Nice Havalimanı Terminal 1’e kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan “Aeroport Promenade” durağından kalkan 400 numaralı otobüse binerek 2,5 Euro’ya bu güzel kasabaya gelebilirsiniz.

      Nice Şehir Merkezinden Ulaşım: Eğer Nice ‘te konaklıyorsanız, şehir merkezinde yer alan Cagnes sur Mer durağından geçen 400 numaralı otobüs sizi 2,5 Euro’ya Saint Paul de Vence’a ulaştıracak.

      Gün Boyu

      Fransız Rivierası'ndaki en eski şehir oluşumlarından birini ziyaret etmek istiyorsanız, Fransızların kısaca Vence diye andığı, St Paul de Vence tam size göre. Kasaba Nice Havalimanı’ndan sadece 15 dakika mesafede, hem Fransız Alpleri’nin muhteşem doğasını, hem de Ortaçağ kent mimarisinin izlerini taşıyor. Yani derin bir vadi üzerine kurulu şatolar, taş evler, daracık sokaklar ve kuleler. 

      O kadar güzel bir ışığı var ki, dünya ve Fransız tarihinin en ünlü ressamları Picasso ve Chagall bir dönem burada yaşayıp kasabayı resimlemiş. Vence’i mesken tutan dünyaca ünlü isimler bu kadarla sınırlı değil. Amerikalı yazar James Baldwin, Rolling Stones’un bass gitaristi Donald Pleasence, Jacques Raverat, Gwen Raverat, Bernard-Henri Lévy, Arielle Dombasle, Jean-Paul Sartre bu kasabaya aşık olan ve sanata, tarihe, müziğe yön veren isimlerden bazıları.

      Maeght Vakfı Çağdaş Sanat Müzesi: Sanata ilginiz olsun ya da olmasın, St. Paul de Vence Kasabası’na geldiyseniz Maeght Vakfı'na uğramadan geçmeyin. Güzeller güzeli binasında, sizi geniş çağdaş sanat koleksiyonun yanı sıra; şık bir kitapçı, kütüphane, kafe ve minik parklar bekliyor olacak.
      Adres: 623 Chemin des Gardettes, St.-Paul-de-Vence; 33-4/93-32-81-63 

      Chateau Grimaldi (Grimaldi Castle): Kasabada kesinlikle görülmesi gereken bir başka nokta... Yüksek kuleleri, görkemli duvarları ve esrarengiz koridorları ile bir şövalye masalından fırlamış gibi. Gerçek güzelliği ise içinde yer alan şapelin el ile boyanmış duvar fresklerinde gizli.

      Esparon Kulesi: St. Paul de Vence'deki en eski yapılardan biri olan Esperon Kulesi’ne tırmanmak size görülmesi gereken nefs kesici bir manzara vadediyor.

      Akşam

      La Colombe d’Or Hotel: Duvarları Calder, Klee ve Miró eserleri ile süslü bu otelde kalmasanız bile eğer bütçe sorununuz yoksa nefes kesen manzarasında bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.
      Adres: Place du Général de Gaulle, St.-Paul-de-Vence; 33-4/93-32-80-02


      ​Pazar


      Des Rives du Loup Parkı: Paul de Vence seyahatinizde en az 2 saatinizi, Fransa yakınlarında bulabileceğiniz en güzel doğa parklarından biri olan Parc des Rives du Loup’a ayırmaya değer. Kireçtaşı kayalıklarından aşağıya düşen ve yol boyunca güzel küçük şelaleler yaratarak ilerleyen tepeler; bu parkın içinde. Parc des Rives'e pikniğe gidebilir ya da yükselen sisin tadını çıkarmak için sabahın erken saatlerinde kalkıp yürüyüş yapabilirsiniz.

      The Notre-Dame de la Nativité Katedrali: 11. yüzyıla kadar uzanan bu yapı, Roma döneminden kalma kalıntılara dayanıyor ve Fransa’nın en küçük katedrali. Vaftizhanesi Rus-Fransız sanatçı Marc Chagall tarafından bir mozaikle süslenmiş.

      Renoir Müzesi: Renoir'in gerçekte de yaşadığı muhteşem bir villada yer alan müzenin etrafı yeşilliklerle çevrili. İçinde Renoir’in sanat eserleri, fotoğraflar, antikalar ve sanatçının kullandığı orijinal mobilyalar yer alıyor.

      Café de La Place: Taze pişmiş Fransız kruvasanları veya ev yapımı reçel sürülmüş bagetleri ile tipik bir Fransız kahvaltısı yapabilir, akşam üzeri saatlerinde aperatiflerin tadına bakabilir ya da ulu çınarlar altında yer alan bahçesinde romantik bir akşam yemeği yiyebilirsiniz. Matisse, Picasso veya Chagall gibi sanatçıların da ziyaret ettiği bu tarihi Cafe’yi mutlaka listenize alın. 

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam