Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Kahverengi Tonların En Yakıştığı Şehir: Manchester

      İngiltere ile tanışmam bir iş yolculuğu için gittiğim Manchester sayesinde oldu. Sanayileşme ile özdeşleşen bu şehre gitmeden önce, hislerim kasvetli olduğuna dairdi. Şehri tanıdıkça sokaklarındaki hâkim renk kahverenginin bu şehre ne kadar yakıştığını görerek hayranlığım fazlasıyla arttı.

      
                            Kahverengi Tonların En Yakıştığı Şehir: Manchester
      Sefa Yamak
      Insider

      19.10.18

      “Hayat eşittir an” mottosu, kompozisyonlarıyla dünyayı anlatır her karesi.

      Bir yere ilk defa ve bir iş gezisi için gittiğimde o yeri keşfedecek zamanım kalıyorsa benden mutlusu olmuyor. Fotoğraf makinemle bana kalan zamanda şehrin sokaklarını arşınlayarak dolaşmak, şehri tanımak için en güzel fırsat oluyor.

      Manchester’ın adını daha çok futbol kulüpleriyle duyuyoruz ama çok eskilere uzanan görkemli bir geçmişi var. “Kuzeyin başkenti” olarak anılan Manchester, 1800’lü yıllarda İngiltere’de hatta dünyada sanayinin ve ticaretin en önemli merkezlerinden biriymiş. Şu an İngiltere’nin en büyük 3. şehri. Liverpool ile aralarındaki savaşı şimdilik Liverpool’a kaptırmış görünüyor.

      Sokaklardan Meydanlara Uzanan Rota

      Manchester gezisine buranın Piccadilly’sinden başlıyorum. Yolumun üzerindeki Piccadilly Gardens’a uğrayıp şehrin en hareketli bölümü Market Street’e ilerliyorum. Burası bizim İstiklal Caddesi gibi. Kafeler, dükkânlar, insanlarla dolu. Sokak başlarını tutan müzisyenleri dinleyip şehrin en merak ettiğim bölümlerinden birine giriyorum.

      Nothern Quarter’ın şehrin en karakteristik ve en özgür ruhlu yeri olduğunu söylüyorlar. Bohem havasına yakışan kırmızı tuğlalı evleri, graffitili duvarları, sanat galerileri, bağımsız butikleri, plak satan dükkânları, sevimli kafeleri ve restoranlarıyla keyifli vakit geçirilebilecek bir yer. Geceleri de çok canlı ve hareketli oluyormuş.

      Yürüyüş rotamın üzerinde Manchester Katedrali var. Ama oraya varmadan ulaştığım Exchange Square’de küçük bir içecek molası veriyorum. Burası tarihî publarıyla oldukça dikkat çekici bir meydan. Katedralin yakınlarındaki Futbol Müzesi de ilginizi çekiyorsa harika bir durak olabilir.

      İlklerin Şehri Manchester

      Manchester’a 1800’lerde sanayideki başarısını getiren en önemli şey, pamuk ipliği üretimindeki başarısıymış. Rutubetli havası pamuğun işlenmesine yardımcı olurken geliştirilen aletler sayesinde sanayinin en önemli merkezi hâline gelmiş. Özellikle Bridgewater Kanalı’nın açılmasıyla denize ulaşan şehir, ticaretin de merkezidir artık.

      Aslında Manchester birçok konuda ilklerin yaşandığı yer. Gururla bahsediyorlar her sohbette. Modern şehir yapısı ilk defa burada oluşturulmuş. Atomun parçalandığı ilk yer, ilk demiryolu garı, ilk modern bilgisayarın hayata geçtiği yer burasıymış. Liste oldukça uzun.

      Tabii sadece sanayi değil kültür ve sanat alanında da önemli adımlar atılmış. Manchesterlılar gururla şunu söylermiş: Manchester’ın bugün düşündüğünü, dünya ancak yarın düşünür.

      1653 Yılından Beri Açık İlk Halk Kütüphanesi
      Adını çok duyduğum John Rylands ve Chetham’s kütüphanelerine de uğrayacağım. Buralar sadece bir kütüphane değil tabi ki harika binaları ve içerisindeki binlerce kitabı ile inanılmaz etkileyici yerler. Yolumun üzerinde ilk, Chetham’s Kütüphanesi var. 1653 yılında kurulmuş ve o günden bugüne hâlâ kapıları açık. Aynı zamanda burası dünyanın halka açık ücretsiz ilk kütüphanesiymiş. Karl Marks ve Hegel, Komünist Manifesto kitabı üzerine ilk görüşmelerini burada yapmış.

      St. Ann Katedrali’nin hemen yanındaki John Rylands Kütüphanesi’nden sonra yine merakla beklediğim Çin Mahallesi’ne geliyorum. Burası İngiltere’nin ikinci, Avrupa’nın da üçüncü büyük Çin mahallesi özelliğini taşıyor. Görkemli bir giriş kapısı var. Hareketli cadde boyunca dükkânlar ve güzel yemekleriyle ünlü birçok restoran var. Günü, Kanal Caddesi’nde kapatıyorum.

      İkinci günümü müzelere ve spora ayırıyorum. Öğleden önce Manchester Sanat Galerisi’ne gidiyorum. 25 bin parçadan oluşan koleksiyonu ile haftanın 7 günü açık burası.

      İngiltere’deki birçok önemli müze gibi, buradaki Bilim ve Sanayi Müzesi, Manchester Müzesi, Futbol Müzesi ve İmparatorluk Savaş Müzesi de ücretsiz.

      Futbolun Mabedindeyim
      Sonraki durağım Bilim ve Sanat Müzesi. Manchester’ın tarihinde önemli yer oynayan bir sürü teknolojik araç, makinenin yanı sıra robottan jet uçağına, deniz altından ilk bilgisayara kadar her şey var burada.

      Manchester’daki son durağım ise buranın en meşhur yeri; Old Trafford. İngiltere’nin en büyük stadı ve dünyanın en zengin kulüplerinden biri Manchester United’ın stadındayım. Şehrin Manchester City ile beraber iki büyük futbol kulübü var ve ikisi de onlar için büyük gurur kaynağı. Geldiğimde içimdeki kasveti dağıtan Manchester’ı tabi ki iki güne sığdıramadan dönüyorum.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam