Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Dünyanın En Süslü Kabilesi “Himba”ların Hikâyesi

      Ve beni en çok heyecanlandıran yerlerden birine sonunda gelmiş oldum. Himba Kabilesi'ni görmek, onların hayatını yakından takip etmek için akşam saatlerinde Opuwo’ya ulaştım. İnanılmaz derecede heyecanlıydım, nasıl konuşacağımı bilmiyordum.

      Dünyanın En Süslü Kabilesi “Himba”ların Hikâyesi
      Ahmet Erdem
      Insider

      06.04.18

      Doğa, şehir, macera! Büyüleyici fotoğraflarıyla her karesi, dünyanın bir hikâyesi.

      Karşılaşma Heyecanı

      Himba Kabilesi’ni görmek, onların yaşantılarına şahit olmak için Opuwo'dayım. Kafamda kabile üyeleri ile nasıl konuşacağım başta olmak üzere birçok soru vardı ve oldukça da heyecanlıydım. Hiç olmazsa vücut dili imdadıma yetişir, onlarla bir şekilde anlaşırım diye düşünüyordum ki öyle de oldu.

      “Çocukların masumiyetleri ve merakları, her yerde aynı…”

      Himbalar, beni ve arkadaşlarımı tahminimizin de ötesinde, inanılmaz sıcak karşıladılar.

      Hele kabilenin çocukları... Kendimce çevremle iletişim kurmaya çabalarken onlar çoktan kıyafetlerimi ve fotoğraf makinemi incelemeye başlamışlardı bile. Siz de gittiğinizde bu meraklı yeni dostlarınız için yanınızda birkaç ufak hediye bulundurursanız çok iyi olur. Ayrıca Himbalarla tanışırken dil engelini ortadan kaldırmak için, Himbaların konuştuğu dil olan “Otjihimba”yı bilen bir rehberin yanınızda olması hiç fena olmaz.

      Çocuklar için benim de bir sürprizim vardı.

      Fakat sürprizim için kabile şefinden izin almam gerekliydi. Çünkü öylece ortalıkta dolaşıp fotoğraf çekmeniz pek hoş karşılanan bir durum değil. İznimi aldıktan sonra yanıma gelen çocukların fotoğraflarını çekip onlara Polaroid olarak geri verdim. Yaşadığım en güzel tecrübeydi. Birlikte fotoğraflar çekiyor, şekilden şekle giriyor, çıkan fotoğraflara hep birlikte gülüyorduk. 20 dakika geçtikten sonra, yaklaşık 20-30 kadar Polaroid film bitmişti ve sırada yüzlerce çocuk fotoğraf bekliyordu. Gülümsemelerine sebep olmak benim için paha biçilmezdi. Sırf bunun için bile oraya tekrar gidebilirim.

      Kabilede Yaşam

      Çocuklarla geçirdiğim bu güzel anların ardından köy içinde biraz dolaşmaya başladım.

      Yanıma gelen çocuklar köylerini gezerken bana eşlik edip, oyun oynadıkları, yattıkları yerleri gösterdiler. Elektrik, teknoloji, su yoktu ama hepsinin gülen yüzleri, gözlerinin içinde de bir elmas parıltısı vardı. Himba Kabilesi’nde herkesin vücutlarının büyük bir bölümü çıplaktı. Onların çıplaklıkları bize, bizim kıyafetlerimiz onlara oldukça enteresan geliyordu. Gün içinde çok fazla güneş altında kaldıklarından dolayı kendi imkânlarıyla yaptıkları kremlerle vücutlarını hem güneş ışıklarından hem de sineklerden koruyorlardı. Keçi yağı, kırmızı toprak ve çeşitli otları kullanarak kendilerine çok faktörlü güneş kremi yapmayı öğrenmişler.

      Yarı göçebe yaşayan bu kabiledeki insanlar hayatlarını hayvancılık ve avcılık yaparak sürdürüyorlar.

      Himbalar'da Gündelik Hayat

      Erkeklerin çoğu kabile dışında çalıştığı için köyde çok fazla yetişkin erkek göremedik. Bize anlatılana göre eğer bir erkek ne kadar çok keçiye bakarsa o kadar çok kadınla evlenebilirmiş. Kabilenin en yaşlı erkek üyesi de kabileye liderlik yapan kişi.

      Hayvancılıkla uğraşan erkekler, aslında işin kolayını yapıyor diyebiliriz. Kabileyi genelde çekip çeviren her toplumda olduğu gibi burada da kadınlar. Keçilerin bakımı, çocuklarla ilgilenmek, köylerine su taşımak ve barınak yapmak gibi günlük tüm işlerle kadınlar ilgileniyor. Ama fotoğrafta gördüğünüz kadınlar bunca koşturmaya rağmen güzelliklerinden ödün vermiyorlar.

      Ergenlik çağına gelmiş kızlar, artık yetişkin olduklarını göstermek için kafalarına “Erembe” ismini verdikleri ve oğlak derisinden yapılan bir taç takıyor ve bu şekilde evlenme yaşına geldiklerini herkese duyuruyorlar. O zamana kadar da kabilenin kızları saçlarını, başlarının yanından sarkan iki sıra örgü şeklinde yapmak durumundalar. Erkekler ise evlenene kadar tek bir örgü modeli ile hayatlarına devam ediyorlar. Evlendikten sonra ise saçlarına bir bez parçası takıp, bu bezi cenazeler hariç hiç bir zaman kafalarından çıkartmıyorlarmış. 

      Himbalarla geçirdiğim harika günün sonunda, kendi yaptıkları eşyaları sergiledikleri pazar alanında vakit geçirdim. Sergiledikleri eşyalar için hiçbir ücret belirlememişlerdi. Deyim yerindeyse “gönlünüzden ne kopuyorsa” veriyordunuz. Mesela ben şuan kolumdaki kabak çekirdekli bilekliği, İstanbul’dan aldığım bir bileklikle değiştirdim. Böylece İstanbul ile Namibya arasında kendimce bir bağ kurmuş oldum. Gün boyunca onlarca fotoğraf çektim. Dikkatimi çeken şey ise; hiçbir kabile üyesi fotoğraflarını çektiğim için benden para istemedi. O zaman anladım ki Himbaların o güzel yaşantılarının içinde para çok da önemli bir yer tutmuyordu.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam