Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Avrupa'nın Keşfedilmemiş Ülkesi Slovenya

      Ve adını söylemekte zorlandığımız şirin kasabaları…

      Avrupa'nın Keşfedilmemiş Ülkesi Slovenya
      Ahmet Erdem
      Insider

      24.09.18

      Doğa, şehir, macera! Büyüleyici fotoğraflarıyla her karesi, dünyanın bir hikâyesi.

      İlk zorluk daha ilk dakikada bileti alırken başlıyor. Operatör soruyor "Nereye gideceksiniz?". Bende önce bir sessizlik, sonra "Lujjubliianna…" diye bir mırıldanma... Doğru söylenişini ancak gidince öğreniyoruz. Avrupa’nın tescilli en yeşil, en şirin ülkelerinden biri Slovenya, beklentilerimizin ötesinde güzelliklerle karşıladı bizi.

      Türkiye’den uçakla 2 saatte gidilen Slovenya, AB ülkesi olduğundan Schengen vizenizi sorunsuzca kullanabiliyorsunuz.

      Slovenya’ya gidilirken genellikle Bled Gölü planları yapılır, Ljubljana’nın adı pek geçmez. Göle en yakın nokta olarak zoraki uçtuğumuz bir yer gibi düşünülebilir; ama Ljubljana çok daha fazlasını hak eden bir şehir. Tarihî dokusu, cıvıl cıvıl sokakları, canlı geceleri biz çok sevdik.

      İçinden nehir geçen tüm şehirler gibi hayat suyun etrafında kurulmuş. Yürüdükçe yolumuz hep nehre ulaşıyor. Gezilecek yerler birbirine çok yakın.

      Şehrin ana meydanı Preseren’den başlayıp, Triple Bridge’e (Üçlü Köprü), oradan da kaleye çıkan bir rota izliyoruz. Kaleden tüm şehir ayaklarınızın altında. Yaz aylarında buradan gün batımını seyretmek çok güzel oluyormuş. İsterseniz fünikülerle isterseniz yürüyerek çıkabilirsiniz. Bize, isyankâr Slovenyalıların kurduğu Metelkova’yı tavsiye ettiler. Akşam oraya uğruyoruz. Eski askerî alan işgal edilerek bir sanat ve eğlence ortamına çevrilmiş. Sanat stüdyoları da var gece kulüpleri de… Dolu dolu bir şehir olan Ljubljana'ya bir tam günü ayırdığımıza hiç pişman olmuyoruz. 

      Dört günü Slovenya’nın yeşilliklerini keşfederek geçirmek istediğimizden havalimanından bir araçla kiraladık. Yollar oldukça güzel ve navigasyonu da kolay.
      İkinci günümüzü Bled Gölü’ne ayırdık. Bu ünlü gölün dillere destan güzelliğini görebilmek için sabahın ilk saatlerinde yola çıkıyoruz. Trenle, otobüsle ya da Ljubljana’dan kalkan günü birlik turlarla göle ulaşmak mümkün. Çevre ülkelerden bile günlük turlar yapılıyormuş. Viyana’dan 7 saat. Bir Hallstatt gezisinin sonuna rahatlıkla eklenebilir. 

      Avrupa’nın En Romantik Gölü

      Yeşillikler içerisindeki Bled Gölü’nün yüzlerce fotoğrafını mutlaka görmüşsünüzdür sosyal medyada. Hiçbiri gerçek güzelliğini anlatamıyormuş. Billur yeşili suyu, ortasındaki adasıyla oldukça etkileyici. Yazın mı, yoksa karlar altında mı daha güzeldir, diye aramızda tartışırken sabah bastıran sis sayesinde bambaşka bir hâlini görme fırsatı buluyoruz.

      Gölün etrafını 5 kilometrelik bir yol çevreliyor. Bu turu mutlaka yapın. 5 kilometre çok gelse de manzaraya bakarak, fotoğraf çekerek farkına bile varmıyorsunuz. Yol üzerinde tepedeki izleme noktasına da çıkmanızı tavsiye ederim. Yolun son kısmı biraz dik ama gördüğünüz manzaraya kesinlikle değiyor. Bled Kalesi, manzarası için çıkmaya değer.

      Bled biraz da romantizm ile anılıyor. Gerçekten de burada günde kaç evlenme teklifi edildiğine dair bir istatistik var mı, diye merak ediyor insan. Bir zamanlar devlet adamı Tito’ya ait Villa Bled’de buranın ünlü krem keki "kremsnita" yiyerek günü tamamlıyoruz.

      Yollarda giderken geçtiğimiz tabelalardaki kasaba, köy isimleri oldukça ilginç, insanı sınar gibi. Bir kerede okunabilenine rastlayamadığımızdan, bu durumla aramızda oldukça eğleniyoruz. Yol tarifi almak istesek derdimizi anlatmak gerçekten zor olacak.

      Bled’de geçirdiğimiz günün ardından asıl heyecanla beklediğimiz Triglav Ulusal Parkı’na doğru yol alıyoruz. Slovenya’ya gittiğimizi duyan herkes, "Bled, Bohinj’in yanında az kalır" diyordu. 

      Doğa Harikası Bohinj

      Bohinj yazılıyor ama "bav-hiin" diye okunuyormuş, bizden söylemesi… Triglav Ulusal Parkı’nın bir parçası olan göl, Bled’e göre daha büyük ve daha bakir. Biz yapamadık ama yürüyüş, kayak ve bisiklet oldukça popüler. Burası kamp için de düşünülebilir. Savica Şelalesi de görülecek noktalar arasında.

      Kamnik - Savinja Alpleri'nin zirveleriyle, Jezersko bir sonraki durağımız. Dağların yansıdığı pırıl pırıl göllerden birkaçını dolaşıyoruz. Burada gördüğümüz her dağ evine bayılıyoruz. Dağların ortasında sadelikleriyle dikkat çeken birkaç kilise var. Jezersko Slovence’de "göller bölgesi" demekmiş. Bölgenin sembolü hâline gelmiş Lake Plansarsko Jezero kalp şeklinde yapılmış. Daha önce var olan buzul gölünün sularının çekilmesine çok üzülen bölge halkı, el birliğiyle buraya kalp şeklinde bir göl yapmış.

      Son durak, Selca Vadisi’nin merkezi Zelezniki. Neyse ki burasının ismi yazıldığı gibi okunuyor. Demir döküm işleriyle ünlü bu kasabanın sokaklarına dolaşırken birkaç yüzyıl öncesine gidiyor insan.

      Avrupa’nın bu gizli kalmış ama yemyeşil cennetinde geçirdiğimiz birkaç gün bize oldukça enerji yüklüyor. Doğa ve yeşil severlerin bayılacağı Slovenya, özellikle yaz tatilleri için en güzel seçeneklerden biri olabilir.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Slovenya hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam