Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap

      Kuzeyli, Melez ve Bohem

      Anne tarafından Fransız, baba tarafından Amerikalı bir şehirdeyim. Öyle ki, Paris'ten sonra dünyanın Fransızca konuşulan ikinci en büyük kenti Montréal...

      Kuzeyli, Melez ve Bohem
      Serra Gürçay
      Trendy

      03.10.19

      Çocukluğundan bu yana 12 şehir ve 8 ayrı ülkede yaşayan Serra, şehirleri önce kokluyor sonra insanlarını dinliyor ve yoldan hikayeler yazıyor.

      Eski liman bölgesindeki Rue Saint Paul’ün civarında Arnavut kaldırımı sokaklar, tarihi binalar, sokak çalgıcıları, minik kafeler ve ressamların önünden geçiyorum. Batıya doğru ilerledikçe İngilizce sözcükler, gökdelenler, geniş caddelere sinmiş bir Rock n’Roll kültürü dikkatimi çekiyor. Montréal aynı zamanda bir öğrenci şehri. Graffitiler, mural’ler ışık oyunları ve çok sayıda canlı müzik yapan mekan, kentin bohem ve genç nüfusuna ve bitmeyen enerjisine işaret ediyor. 

      Barışa Şans Ver

      Dışarıdan bakıldığında fazla özelliği olmayan The Fairmont Queen Elizabeth Hotel Beatles hayranları için bir mihenk taşı. John Lennon ve Yoko Ono 1969 yılında dünya barışı adına yaptıkları pasif direnişlerini bu otelde kurdukları yatağa taşıdılar. Sekiz gün boyunca otelin 1742 numaralı odasından ve yataktan çıkmayan çifti her gün yüzlerce gazeteci ziyaret etti. Savaş karşıtı görüşlerini beyaz pijamalar içinde tüm dünyaya buradan ilettiler. Bu eylemin meyvesi ise hiç kuşkusuz o yataktan besteleyip kayıt ettikleri sonradan kült haline gelen “Give Peace A Chance” şarkısı oldu. Otelin 17. kattaki süiti hala Beatles hayranları tarafından ziyaret ediliyor ve bu sene bu pasif direnişin 50. yılı kutlanıyor.  Meşhur odanın kapısına her yıl John Lennon’un ölüm yıl dönümünde 12 kırmızı ve 12 beyaz gül bırakan hayranın ise sırrı hala çözülemedi. 

      Sanat Sokakta Doğar

      Şehrin en karakteristik bölgesi olan Vieux Port’da yürüyorum. Daha Eylül olmasına rağmen hava serin ve yağmur çiselemeye başladı. Karşımdaki bankta üç tombul teyze oturmuş büyük bir keyifle gevezelik yapıyor. O kadar samimi, sıcak ve tanıdık geliyorlar ki içim ısınıyor ve yanlarına oturuveriyorum. Heykeltıraş Rose –Aimee Belanger’in “Les Chuchoteuses” isimli bu eseri kentin insanlarını da özetler gibi; Samimi, sıcak, konuşkan ve yardımsever.

      Daracık sokakların her köşesini ayrı bir sanatçı ve sanat eseri renklendirmiş. Dünyaca ünlü Cirque du Soleil topluluğunun tohumları da bu şehirde ve bu enerjiyle atılmış. 1984’de iki sokak dansçısının girişimi ile kurulan topluluk yer çekimine meydan okuyan akrobasi, müzik ve dans sanatını en uç noktalara getiren şovları ile tanınıyor. Bu sene 19 Aralık’ta ilk kez sahneye koyacakları buzullar içinde yaratılmış alternatif  bir evrenin anlatıldığı “AXEL” dünya turnesine çoğu şovları gibi Montréal’den başlayacak.

      Sokaklarda yürürken duvarları renklendiren graffitiler, mural’ler gerçekten de dikkat çekmeyecek gibi değil. Her Haziran ayında şehrin duvarları “Mural Festivali”nin tuvali haline geliyor. Genç sanatçılar özellikle Saint Laurent bulvarını renk cümbüşüne çeviriyor ve her sene bu eserler yenileniyor. Gözlerimi duvarlardan alamıyorum. Bar ve restoranların sıralandığı Crescent Street’te hayranı olduğum Montréal’li şair ve müzisyen Leonard Cohen’i duvardan beni selamlarken görünce nedense şaşırmıyor, ustanın anısına saygı duruşunda bulunuyorum.

      Yaratıcılar ve Mahalleleri

      New York’un Williamsburg’u, Londra’nın Shoreditch’i varsa Montréal’in de Mile End’i var. Vintage butikler, plakçılar, Indie müziğin mabedi olan yer altında küçük barlar, Akdeniz mutfağı ve vegan seçenekler sunan kafeler, antikacılar ve daha neler neler...

      İtalyan mahallesinin de yakınında olan bu bölge aslında uzun zaman Musevi azınlığın yaşadığı bir alanmış. Son senelerde genç sanatçıların, modacıların ve yaratıcı ruhlu gençlerin akın ettiği sokaklara gastronomi, müzik ve eğlence sektöründe çalışan kurumlar da dahil olmuş. Komşusu havalı Plateau Mount- Royal’e göre bohem havasını korumaya azimli olan bu pek de büyük olmayan mahalleye en azından bir gün ayırmak lazım... Benim gibi yarım gün ayırırsanız kursağınızda kalacaktır.

      Şehir merkezinde St. Catherine Caddesi’nin devamındaki Gay Village, veya kısa ismiyle Le Village da kaçırılmaması gereken bir başka renkli mahalle. Çoğunlukla eşcinsellerin yaşadığı bu bölge, Kuzey Amerika’nın bu anlamda en geniş mahallesi. Kozmopolit bir yapıya sahip olan ana caddede her tür insana rastlamak, her keseye uygun restoran, bar ve otel bulmak mümkün. Arabaların giremediği ana caddenin gökyüzünü binlerce pembe balon süslüyor. Üniversite bölgesine yakın olan bu cadde her daim hareketli ve çeşitli sanat galerilerine de ev sahipliği yapıyor.

      Hakkını Ara

      Montréal, açık-fikirlerin havada uçuştuğu, tek kültüre inanmayan çoğunlukla toleranslı insanların kenti. Öyle ki, şehirde kurulan her cümlenin içinde en az iki bazen dört farklı dilden kelimeye rastlamak mümkün. John Lennon’un 50 sene önce başlattığı “barış eylemi” bu şehrin DNA’sında yer bulmuş. Burada isim yapmış eğitim kurumları gençlere hislerini dile getirip haklarını istemeyi öğretmeyi borç biliyor. İşte bu bağlamda 27 Eylül 2019 tarihinde İsveçli çevre aktivisti Greta Thunberg de dünya çapında başlattığı iklim grevlerini Montreal’de binlerce destekçisi eşliğinde yapacağı yürüyüşle sonlandıracak.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      3

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (3)

      Yigit Gürcay

      Süper - keyifli bir yazı

      Seval

      Bir çırpıda okunan, kendini orada hissettiren samimi bir yazı olmuş.

      danmi

      gözümde canlandırabildiğim kendimi orda hissedebildiğim sıkılmadan okunan bir yazı olmuş kaleminize sağlık..

      Yorum Yap

      Kanada hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam