Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap
      Art

      Stockholm; Yer Altı Şehri, Galeri, Metro Bir Arada

      İlk izlenim sanat galerisinden ziyade, yer yer oyulmuş kayalardan oluşmuş bir yer altı şehri izlenimi veriyor.

      Stockholm; Yer Altı Şehri, Galeri, Metro Bir Arada
      Levent Özçelik
      Art

      07.12.18

      Dünyada ne var ne yok? Gezer, çeker, anlatır, yazar.

      İçerideki yürüyen merdivenler olmasa kolayca Kapadokya’daki Derinkuyu’ya geldim diyebilirdim. Oysa aşağı doğru indikçe sanatsal bir hareketin oluşumu hızla sizi yeni bir deneyime doğru ilerlediğinize ikna ediyor. 

      Evet kim bilir kaçıncı gelişim Stockholm'e ve kaçıncı es geçişim bu dünyaca ünlü metro istasyonlarını.  Her seferinde bir mazereti olur ya insanın benimki öyle bile değil. Ben bu istasyonların böylesine ünlü olduğundan bihaber  kendime kızmalıyım değil mi? İnanın ben de kendime hiç kıyak geçmiyorum girdiğim her istasyonda her seferinde daha da çok kızıyorum niye önce gelmedim diye.

      Gamla Stan’ın ara sokaklarında bir aşağı bir yukarı volta atmaktan, Södermalm’in kafelerinde çene çakmaktan ve 40 yıllık Richie Bar’da sabahlamaktan vakit bulamadım sanırım. Evet o gün Stockholmlu arkadaşım Joel Rapi’ye “Bugün hiç kaytarma, bana Stockholm metrosunu gezdireceksin.” dediğimde, “Hepsini mi?” diye cevaplıyor hemen Joel. “En güzellerini ve özellerini lütfen.” diyorum. Ve Kungstradgarden istasyonunun önünde buluşarak başlıyoruz. (Şimdiden tüm zorluklara rağmen okuyacağınız istasyon isimleri için afedersiniz). 


      Bir yandan istasyonları gezip fotoğraf çekerken diğer yandan Joel’den Stockholm metrosunun hikâyesini dinliyorum.

      Metronun Hikâyesi Nasıl Başladı?

      Stockholm metrosu için ilk çalışmalar 1940 yılında başlamış. Ancak ilk istasyon olan T-Centralen’in açılması 1950 yılında gerçekleşebilmiş. Son eklenen istasyon ise 1994 yılında açılan Skarpnäck istasyonu. Toplamda var olan 100 istasyondan 53’ü yer üstünde hizmet verirken 47’si yer altında hizmet veriyor. Toplam uzunluğu 105 km olan Stockholm metrosu aynı zamanda dünyanın en uzun sanat galerisi olarak biliniyor. 100 istasyondan 90’ı; tablo, resim, çizim ve heykel gibi değişik sanat eserleriyle süslenmiş ve bu eserlerde yaklaşık 150 sanatçının imzası var. Vera Nilsson ve Siri Derkert gibi sanatçılar 1950’li yıllardan sonra başlattıkları sanatsal çalışmalar ile Stockholm metrosunun bugünkü halini alıp bir sanat galerisine dönüşmesinde etkili olmuşlar.

      50’ler 
      150’den fazla sanatçı, yüzlerce siyasetçi, mühendis, mimar ve sivil hizmetlinin eserlerinin yer aldığı Stockholm Metrosu her durakta farkındalık yaratıyor. Başkentte Slussen ile Skanstull arasındaki karşılıklı seyir 1933’ten beri yapılıyor. Sanatın yer altı yolculuğunun başlaması ise 1957 yılında. Aslında “halk için sanat” tartışmaları İsveç’te de 19’uncu yüzyıldan beri süregelen bir konu. Sanatı halkın ayağına götürme fikrinin (kısmen de olsa) babası, ünlü İsveçli yazar August Strindberg. İsveçli aydınlar Moskova metrosundan da ilham almış. Yalnız Moskova metrosunu da geçtiğimiz yıl gezmiştim, ikisi arasında sanatsal hiç bir benzerlik yok. 

      1950’lerin ünlü İsveçli sanatçıları Vera Nilsson ve Siri Derkert metro sanat buluşmasına önayak olan en önemli iki isim. 18 Nisan 1955’te biri Sol Parti, diğeri ise Sosyal Demokratik Parti tarafından Stockholm Şehir Konseyi’ne sunulan iki teklif de kısa sürede onaydan geçince, arkasına çifte parti desteğinin rüzgârını da alan hareket vakit kaybetmeden işe koyulmuş. 1957’de sanatla tanışan ilk durak T-Centralen merkez istasyonu olmuş. Hemen ertesi yıl düzenlenen yarışma, sanatçı mimar ve mühendisleri bir araya getiren bir platform olarak başlatıldıysa da, ortaya çıkan fikirlerin “uçukluğu” neticesinde işin gerçekliğe dökülmesinin o kadar kolay olmamış. T-Centralen bugün hâlâ kendine özgü dinlendirici atmosferiyle yolcuları sanatla buluşturan bir sığınak olmaya devam ediyor.

      Stockholm Metro ağının ilk hattı olan Yeşil Hat, 1950’lerden günümüze uzanan tarihi bir yol adeta. 1950’lerde inşa edilen durakların önemli kısmı Peter Celsing imzasını taşıyor. 1950’lerin metro istasyonlarını bugün hâlâ en iyi yansıtan örnekler olarak Hötorget, Rådmans Gatan ve St Eriksplan biliniyor. Kayaları delerek tünel kazma teknolojisinin hız kazanmasıyla 1960’lı yıllar Stockholm Metrosu için süratli gelişimlerin yaşandığı bir dönem olmuş. Neredeyse tamamı bu yıllarda inşa edilen Kırmızı Hat’ın durakları yer altında. Bu döneme damgasını vuran özelliklerden bir diğeri de, fayans kullanımının yerini renkleri toprak tonlarında karolara bırakmış olması. bunların en iyi örnekleri ise; Östermamstorg, Mariatorget, Hornstull ve Mälarhöiden.

      70'ler

      70’li yıllar, Stockholm metrosu için yalnızca görsel değil, yapısal olarak da değişim rüzgârlarının estiği bir dönem. Kaya üzeri betonla kaplama yöntemi, yerini 7-8 cm eninde bir beton spreyleme tekniğine bırakmış ki bu sayede tamamen kayanın şeklini alan beton, Stockholm Metrosu’nun alamet-i farikası sayılabilecek mağara görünümünü yaratmış. Fakat bu atmosferi her kesim beğenmemiş. Karanlık bir mitolojiye sahip olan İsveç halkının bir kesimi, söz konusu atmosferin yer altı ve cehennem tasvirlerini akla getireceğini düşünerek muhalif tavır sergilemiş. İşte bu nedenle Masmo, Stadion ve Tekniska hö skolan gibi belli durakların tavanları ve duvarlarına yerleştirilen renkli metal sarkıtlarla kaya yüzeyi gizlenmiş. 

      80'ler

      80’li yıllar, yalnızca 5 yeni istasyonun açılışına tanıklık etmiş. Tamamı mağara atmosferinde olan bu durakların dördü, “trompet istasyonları” olarak biliniyor. Trompet istasyonu tabiri, tek girişe ve giderek daralan bir mimari plana sahip olan durakları adlandırmak için kullanılmış. Adı geçen trompet istasyonlar ise Huvudsta, Vreten, Duvbo ve Rissne. Yine aynı yıllarda yapıldığı halde tasarımda 70’lerin stilini devam ettiren Sundbybergs istasyonu ise çift girişe sahip.

      90'lar

      Stockholm Metrosu, 1990’larda eklenen iki yeni istasyonun ardından çok fazla müdahaleye maruz kalmamış. Bagarmossen ve Skarpnäck istasyonlarında hâkim olan tam da bu yılların minimalist havası; yani ışık ve ferahlık. Bu iki durağın katılımı dışında, eski istasyonlar asansör, duvar dekorasyonu, girişler vs. anlamında elden geçirilerek modern ve konforlu bir görünüme kavuşturulmuş. Ve elbette her çağda olduğu gibi bu dönemde de, egemen atmosfer sanata damgasını vurmuş. 90’larda elden geçen istasyonlardan bazıları: Ängbyplan, Gamlastan, Gubbängen, Hötorget, Svedmyra, Vårbygård ve Vårberg.

      2000'ler

      Stockholm Metrosu 90’lardan beri inşaat görmemiş ancak bu kuşkusuz sanatın yerinde saydığı anlamına gelmiyor. Metro hatları boyunca sıralanan sanat eserleri sürekli yenileniyor, eklemeler yapılıyor ve yer altı sanat sergisi için halen yeni sanatsal projeler üretilmeye devam ediyor. 1997’den bu yana Stockholm Metrosu’nda rehber eşliğinde sanat turları düzenleniyor. Her hafta üç farklı metro hattından birinde, 4 ya da 5 istasyonu kapsayacak şekilde organize edilen turlarda, uzman sanat tarihçileri eşliğinde istasyonların sanat ve mimari özellikleri mercek altına alınıyor.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      İsveç hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam