Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap
      Art

      Sait Faik ve Burgaz

      Türkçe hikâyeciliğin en önemli yazarlarından Sait Faik Abasıyanık’ın izini, edebiyata sığınmanın mevsimi sonbaharda Burgaz Adası’nda sürüyoruz.

      Yolculuk Burgaz’a

      Adalar aklımızda olan ama bir türlü gitme fırsatını bulamadığımız yerler değil midir hep? O kadar yakın olunca ‘’Nasılsa giderim’’ diyenlerdenseniz haydi o zaman Burgaz’a.  Ada hakkında hiçbir bilginiz yoksa da çok önemli değil. Zaten müzeye giderken o kadar çok şey öğreneceksiniz ki... Kendinizi bir vapur ya da motora attığınız anda havanızı ve enerjinizi değiştirecek o atmosferin içine girmeye başlarsınız. Aşağıda mavi sular, yukarıda beyaz martılar.

      Adaya vardıktan sonra temiz havasını içinize doldurun ve başlayın yürümeye. Sabah saatlerinde gitmişseniz bir de üzerine kahvaltı yapıp demli çayınızı içerseniz her şey hazır demektir. Eski ahşap evlerin yaşatmaya devam ettikleri ada ruhu sarar her tarafınızı. Hele ki yürümeye devam ettikçe yükselen sessizlik sizi şaşırtabilir. Şehir hayatında ne kadar çok yüksek perdeden konuştuğunuzu fark edersiniz. Ada sakinleri bu duruma alışık oldukları için ‘’Hah İstanbullu’’ şeklinde bir bakış atmakla yetinecektir. Belki bu da onların ‘’hoş geldiniz’’ deme şekilleridir.


      Müzenin Tarihi

      Sait Faik Abasıyanık bir süre İstanbul Üniversitesi'nde Türkoloji eğitimine devam ettikten sonra Lozan'a iktisat okumaya gitti. Lozan'dan Fransa'ya geçti ve burada birkaç yıl kaldı. Yurda döndüğünde Halıcıoğlu Ermeni Yetim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak görev yaptı. Daha sonra babasının yönlendirmesiyle ticaret hayatına atıldıysa da bu macera oldukça kısa sürdü. Babasının vefat etmesiyle annesiyle birlikte Burgazada'da yaşamaya başladı. Her ne kadar hafta içi günleri Beyoğlu'nda geçirse de hafta sonları muhakkak adasına geri dönüyordu. 1953 yılında modern edebiyata yaptığı hizmetlerden dolayı Amerika'daki Mark Twain Derneği'ne onur üyesi seçildi.

      Takvimler 11 Mayıs 1954'ü gösterdiğinde ise Sait Faik uzun yıllardır çektiği siroz hastalığı nedeniyle yaşama veda etti. Ölümünden bir yıl kadar önce Fatih'teki Darüşşafaka Lisesi'nin düzenlediği bir edebiyat etkinliğine katılmıştı. Bu etkinlik esnasında okulu gezmiş ve öğrencilerle sohbet etme imkânı bulmuştu. Evine döndüğünde annesi Makbule Hanım'a tüm mal varlığını ve kitaplardan gelecek telif haklarını Darüşşafaka Cemiyeti'ne bağışlama fikrinden söz etmişti. Annesi oğlunun vefatının ardından bu fikri hayata geçirmiş, mal varlığının büyük bir kısmını ve Sait Faik'in eserlerinin telif haklarını Darüşşafaka Cemiyeti'ne bağışlamıştır.

      Yazarın öykülerinin çoğunun hayat bulduğu Burgazada'daki bu ev Darüşşafaka tarafından 1964 yılında "Sait Faik Müzesi" hâline getirildi. 1955 yılında anne Makbule Abasıyanık tarafından başlatılan ve şu an Türk edebiyatının en prestijli ödüllerinden biri olan "Sait Faik Hikâye Armağanı" da hâlen Darüşşafaka'nın çalışmalarıyla sahiplerini bulmakta.

      Müze Ev

      Müze’de yazarın eşyaları, kitapları, fotoğrafları mektupları ve eserlerine konu olan birçok eşya ve belgeler bulunuyor. Müzeye giriş ücretsiz olsa da tarihimize, kültürümüze ve hepimizin yaşamına derin izler bırakan üstadın evinde dolaşmak onun hatıralarına dokunmanın hazzı paha biçilemez. Yazarın hayatına dokunmuş olan deniz ve deniz teması balıkçı şapkası , misinalar, oltalar ve deniz kabukları sizi alıp hikâyelerinin tam ortasına savuruyor.

      Sait Faik'in eserleri hep kendisinden, yaşantısından, adasından, martılardan, Beyoğlu'ndan izler taşır. Adaya indiğiniz anda gelen tanıdık atmosferin sebebi de Sait Faik'tir. Bu sade köşkün içinde dolaşırken bu duygu daha fazla hissedebilirsiniz. Sanki bildiğiniz, yabancısı olmadığımız bir evde dolaşıyor gibi hissedeceksiniz. Sait Faik'in martılarla, denizle, kitaplarla, sayfalarla ve annesiyle olan dünyası sizi biranda sarar o sıcacık evde.

      Müzede Sait Faik Abasıyanık’a mektuplar yazmak isterseniz bunun için de bir oda bulunuyor. Masada kağıt, kalem ve mektupları atabileceğiniz bir de mektup kutusu var. Belki yazdığınız mektup müzenin sitesinde, belki de bahçesinde sergilenir bir gün.

      Yazar olduğunun anlaşılmasından çekinen bir yazar Sait Faik. Gündelik hayatında herkesle aynı yazgıyı paylaştığına inanmış hep. Bir simitçiden, vapura yetişmeye çalışan herhangi bir memurdan daha farklı bulmamış kendini. Yazarlık konusunda ahkam kesmekten de kaçınmış olabildiğince. Arkadaşları arasında alaycı bir balık olmuş. Patlak mavi gözleri onun balık olduğunun pekala kanıtıymış. Bir de derin çizgilerle bezenmiş o gözlerin kenarları ama onlar gülmekten değil, parlak güneşli günlerde gözlerini kısmasındanmış.

      En büyük aşkı Alexandra'yla sonları hüzünlü bitmiş. Yalnız bir adam olmuş Sait Faik ve yalnızlığının hep farkında olmuş ama çok kişinin hayatına dokunmuş. Kimin hayatına değmemiştir ki Sait Faik bir kitabıyla, bir cümlesiyle, belki de bir dizesiyle...

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam