Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap
      Art

      Sadece 20 Dakika Süren Yolculuğun Hikayesi; Stockholm Vasa Müzesi

      Bir gezgin olarak yolunuz Stockholm şehrine düşerse yapılacaklar listesinde mutlaka ilk sırada olması gereken yer Vasa Müzesi olmalıdır.

      Sadece 20 Dakika Süren Yolculuğun Hikayesi; Stockholm Vasa Müzesi
      Taylan Kırıkkanat
      Art

      23.05.19

      Seyahatsever bir gezgin, doğa ve tarih tutkunu, tecrübelerini bir rehberin gözünden yazıya döker.

      17. yüzyıl başlarında özellikle Baltık Denizi'ndeki hakimiyeti sağlamak bölgedeki kontrolü ele geçirmek anlamına geliyordu. Baltık denizinin batısında, Hollanda ve Danimarka Krallıkları ticari ittifak kurup güç birliği yapıyorlardı. Doğu ve Batı Hindistan kumpanyası 1602 tarihinden başlayarak kıtalar arası ticarette bir ilk olurken Amsterdam, Kopenhag, Arhus şehirleri en varlıklı dönemlerini yaşamaktaydı. Baltık ise stratejik olarak bir geçiş kapısı, kimin kontrolünde olursa o ülkeye güç kazandıracak bir konumdaydı. Lakin daha öncelerinde Hansetik topluluğu Lübeck ve Rostock gibi merkez şehirlerden bölge ticaretine hakim olup, kuzeyde bugünkü Norveç’in Bergen şehrine kadar genişlemişti.

      Dönemin İsveç Krallığı Baltık’ta hakimiyeti kurmak için savaş halinde bulunduğu Polonya karşısında donanmasını güçlendirmeyi hedeflemekteydi. Onlar için güçlü askeri donanma beraberinde Baltık denizinin de kontrolünün İsveç’e geçmesi demekti…

      Ve Sadece 20 Dakika Sürecek Dramatik Hikaye Başlayacaktı…

      1625’in Haziran ayında dönemin İsveç Kralı Gustaf II Adolf, Hollandalı gemi mühendisi Hendrik Hybertson ve iş ortağı Arendt De Groote ile biri VASA olmak üzere dört geminin yapımı için kontrat imzaladı. Hemen ertesi sene geminin yapımına başlandı. Hybertson hastaydı ve 1627 tarihinde ölünce projeyi asistanı Hein Jakobsson devraldı.

      Dönemin şartlarında böylesine boyuttaki ahşap bir kalyonun minimum dört yılda yapılabileceği teknolojiye sahipken, İsveç Kralı Gustaf II Adolf bir an evvel gemiyi Polonya’ya karşı kullanmak istiyordu. Bu konuda da Hein Jakobsson’a baskı uyguluyordu. Jakobsson mevcut vardiya şartlarını ağırlaştırarak 24 saat durmaksızın inşaata devam edilmesi konusunda kararlar aldı. Yüzlerce işçi, demirci, marangoz ve ahşap heykeltraş durmaksızın çalışıyordu...

      1628 Yazında Dönemin En Büyük Ahşap Kalyonu VASA Artık Denizlere Yelken Açacağı Anı Bekliyordu...

      10 Ağustos 1628 sabahı İsveç donanması için tarihi bir trajediye dönecek gündü. Hava güneşli ve parçalı bulutlu sıcaklık ise 20 derece civarındaydı. Stockholm şehrinin kurulduğu yere demirleyen geminin ilk yolculuğunu izleyecekler Gamla Stan adasında ve karşısındaki Skeppsholmen adasında toplanmaya başlamıştı. Şehir meydanı Stortorget’te pazar yeri kurulmuş ve esnaf sıra dışı kalabalıktan oldukça memnundu. Hatta kraliyet muhafızları tarafından meydanda bir suçlunun infazı bile yapılmıştı. Ve saatler 16:00’yı gösterdiğinde VASA artık ilk defa yelkenlerini yeni zaferlere açacaktı!

      Gemi rıhtımdan halatlar yardımı ile çekilirken ilk seferinde yaklaşık 150 kişiyi taşıyordu. Bunların içerisinde geminin tayfaları ile beraber onların eşleri ve çocukları da bulunmaktaydı. Vasa artık rüzgarı alacak ve yelkenleri açacak konuma gelince halatlar çekildi. 10 ana yelkenden ön ve ana direk üzerindeki yelkenler açıldı…

      Ayrıldığı limandan 500 metre uzakta ağır ağır yol alan Vasa ilk selamlama atışını yaptı. Geminin ilk yolculuğunu heyecan içerisinde izleyen halk ise az sonra meydana gelecek trajediden habersizdi.

      Selamlama atışının hemen ardından geminin kaptanı Hannson ve Amiral Flaming geri kalan yelkenlerin de açılmasını istedi. Dev boyutlardaki 10 yelken açılınca gemi hızlanmaya başladı. Vasa Djurgarden Adası’na (bugünkü müzenin karşısı) yaklaşırken şiddetli rüzgar başladı ve geminin hafif sola doğru yatmasına neden oldu. İşte o an kaçınılmaz son başlamış, gemi üzerindeki coşku artık yerini endişe ve paniğe bırakmıştı. Kaptanın emri ile ilk olarak arka yelkenler indirildi. Vasa tekrar doğrulmaya başladıktan sonra gemi üzerindeki sivillerin tahliyesine başlandı. Ne var ki ikinci bir rüzgar ile Vasa’nın  gün ışığındaki son anları başlamış oldu.

      Vasa bu rüzgar ile tekrar sola doğru yatmaya başladığı andan kısa bir süre sonra geminin ön kısmında bulunan lombar kapaklarından da içeriye su girmeye başladı. Geminin en ağır bölümü olan ön kısım (450 ton) yavaş yavaş öne doğru batmaya başladı. Kısa bir süre sonra artık tüm lombar kapaklarından  geminin içerisine su giriyordu. Vasa batarken beraberinde otuz, belki de daha fazla tayfayı kendisiyle  beraber dibe çekti. 


      Yanlış Giden Neydi ?

      VASA’nın ilk ve son yolculuğu sadece 1300 metre ve 20 dakika sürer. Geminin batma sebeplerine gelince ilk olarak İsveç Kralı’nın bir an evvel geminin bitirilmesi için uyguladığı baskıyı ve ilk yapılan kontratta belirlenen teknik ölçülerin ilerleyen zamanlarda defalarca değişikliğe uğradığını görürüz.

      Vasa’nın uzunluğu 69 metredir. Geminin 1200 ton olduğu düşünülürse gemiye denge sağlayacak bazalt taşlardan oluşan safranın sadece 120 ton olması ve bu taşların geminin tabanına gelişi güzel yerleştirilmesi batış anında yetersiz kalmasına ve kayan bazalt safranın denge unsurlarını değiştirdiğini görürüz.

      Diğer sebepler ise; dönemin kalyonlarında gövdeye baktığınız zaman belli bir bombe görülürken sonradan defalarca plan değişikliğine uğrayan VASA’da bu bombe minimal düzeydedir. Kralın ısrarı sonucu yerleştirilen 2 adet top deck’i ve üzerindeki 100’den fazla  top gemiye fazladan ağırlık vermiştir. Bir başka unsur ise ağır ön kısımdır ki sadece geminin burnu 450 ton olup buna ilaveten lombar kapaklarının su seviyesine yakınlığıdır.

      Günümüzde VASA…

      Vasa battığı tarih olan 10 Ağustos 1628’den çıkartıldığı tarih olan 1961’e kadar Baltık Denizi’nin dibinde bozulmadan bekledi. Bu kadar yılda ahşabın deniz altında çürüyeceği bilinir ancak Vasa için şartlar çok farklıydı. Baltık denizinin sülfür miktarı gemi enkazları için ölümcül olan deniz kurtlarının yaşamasına olanak tanımıyordu. Geçen 333 yıl ardından dibi balçık olan zemine iyice gömülmüştü. Battığı an su üzerinde kalan ana direk doğal olarak geçen zaman içerisinde gemiden ayrılmış ve oda dibe gitmişti.

      İsveçli deniz arkeoloğu Anders Franzen hayatının hemen hemen tamamını batıkları bulmaya adamıştı. Yaptığı araştırmalar hiç bir darbe almayarak dik olarak batan geminin yumuşak Baltık Denizi zemininde bozulmadan tek parça olarak kalması teorisine dayanıyordu. Ve eğer bu geminin yeri saptanırsa olası bir operasyon ile tekrar gün ışığı görebilme ihtimali bulunuyordu. Bu tezler doğrultusunda tek başına gemiyi aramaya başladı. Son derece basit bir yöntem ile yıllarca sabırla küçük kayığının içerisinden denizin dibine gönderdiği çelik misina ucuna bağlanmış ahşap delici bir aparat ile beş yıl boyunca tabiri yerindeyse samanlıkta iğne aradı. Nihayet 1958 yılında aparatın ucuna takılan bir ahşap ile geminin yerini belirledi.

      İsveç Kralı’nında desteğini alan Franzen 1959 yılından itibaren batığı kurtarma çalışmalarına başladı. İlk yıllarda balıkadamlar geminin %40’ını içerisine alan balçık ve çamuru dipte kazarak geminin zemin seviyesine çıkarılması sağlandı. Sonrasında özel teknikler kullanılarak geminin altından tüneller açılarak kalın çelik halatlar geminin altına yerleştirildi. Bu işlemler yapılırken geminin hasar gören kısımları denizin dibinde onarıldı. Geminin altından geçen çelik halatlar su yüzeyinde batığın sağında ve solunda olacak şekilde ağır tonozlar ile sabitlenen kılavuz gemilere bağlandı.

      Ve yavaş yavaş geminin yüzeye çıkarılma işlemi başlatıldı. Nihayet 333 yıl sonra 24 Nisan 1961 yılında artık gemi tekrar gün ışığına çıkmıştı.

      Ortaya çıkan tarih mirası gerçekten etkileyiciydi. Aradan gecen yıllara rağmen geminin %95’i bozulmamıştı. Bununla beraber binlerce obje o döneme ait bir kültür mirası olarak günümüze ulaşmıştı.

      Gemi Djurgarden Adası üzerinde bulunan geçici bir tersaneye taşındı ve 1987 yılına kadar temizleme ve restorasyon çalışmaları yapıldı. 1990 yılında üzerine yapılan inşaat ile beraber müzeye çevrildi. Ahşabın oksijen ile teması çürüme sürecinin yavaşlatılması içinde geminin tamamı özel bir kimyasal madde ile kaplandı.​Günümüzde Vasa Müzesi İskandinavya’nın en çok ziyaret edilen müzesi olup yılda yaklaşık 1.100.000 ziyaretçi’yi ağırlar. Bir gezgin olarak yolunuz Stockholm şehrine düşerse yapılacaklar listesinde mutlaka ilk sırada olması gereken yer Vasa Müzesi olmalıdır.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      İsveç hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam