Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap
      Art

      Metro İstasyonu Değil Sanki Opera Salonu

      Moskova’nın şık vitraylar ve avizelerle süslü görkemli balo salonlarına benzeyen metro istasyonları hakkında bilmediklerinizi bu yazımızda bulacaksınız.

      Moskova’nın Derinlerine 

      Moskova seyahatlerinde, her şeyden önce şehrin mimarisi ve tarihi zenginlikleri insanı büyüleyecek bir görkeme sahiptir. Buna diyecek sözümüz yok. Bolşoy Tiyatrosu, Kızıl Meydan, Lenin Mozolesi, Kremlin ya da St. Basil Katedrali gibi sembolik yapıları elbette görmeden dönmemeniz gerekir. Fakat bu saydığımız yapılar Moskova’nın yer üstündeki ihtişamıdır. Peki ya yer altı?

      İhtişam Yer Altında Saklı 
      Moskova metrosu 15 Mayıs 1935’te, tünellerinde yapılan gösterişli yürüyüşler ve Bolşoy Tiyatrosu’ndan performanslarla açılıyor. İlk açıldığında yalnızca 13 istasyona sahip olan metro, bugün dünyanın en büyük ve geniş metrolarından biri ve görenleri kendine hayran bıraktırmakta oldukça başarılı. Özellikle daha geniş olan ana istasyonlar, büyüklüğüyle de bu ihtişamın hakkını veren bir atmosfere sahip. Yani Moskova’da gezerken ayaklarınızın altında akıp giden ihtişamı es geçmeniz büyük bir hata olacaktır. 

      İç tasarımı göz alıcı olan istasyonlarda tren beklediğinizi unutup duvarları, işlemeleri seyre dalmanız ve metroyu ulaşım aracı olarak görmekten vazgeçmeniz muhtemel. Hatta sırf bu güzel durakları gezmek için bir plan yaparak yola çıkabilirsiniz. Fakat tüm durakları bir günde bitiremeyeceğinizi belirtelim. 2012’de tüm metro istasyonlarını bir gün içinde ziyaret etme maratonu yapılan Moskova’da o tarihten bu yana çok daha fazla yeni metro istasyonu açıldı. Her yıl 2.4 milyar yolcuyu taşıyan ve bugün toplamda 12 hat ve 200’ün üzerinde durağı olan Moskova Metrosu’nda, istasyonların hepsini bir günde gezmek gerçekten imkânsız. 

      Halkın Sarayı 
      Moskova metrosunun bir diğer adı da “Halkın Sarayı” (People’s Palace). Gördüğünüzde fark edeceksiniz, bir saray, lüks bir otel lobisi ya da masalsı bir balo salonuna girer gibi metro istasyonuna girmek, Moskova’nın gündelik koşturmacasının bu muazzam mimarinin içerisinde akıp gittiğine şahit olmak oldukça etkileyici. Bu mimari zarafetin estetik zevklere hitap etmenin yanı sıra bir de tarihi arka planı var. İstasyonda göreceğiniz ihtişamın ince işlenmiş detaylarında sosyalist dönemin izlerini göreceksiniz.

      Rusya tarihînin en önemli dönemeçlerinden biri olan Sovyet dönemini, Rus sanatını, mimari estetiğini olanca güzelliğiyle yansıtan istasyonlar, güzel bir dekorasyondan çok daha fazlasına sahip. Bu metro istasyonlarına birer sanat eseri gözüyle de bakılabilir. Zira bu istasyonlar duvarlarına, mozaiklerine siyasi ve sanatsal tarihin işlendiği birer sergi niteliğinde. Şimdi gelin bu istasyonlardan birkaçına göz atalım.


      ​Teatralnaya ilk açılan metro istasyonlardan biri. 1938’de açılan istasyon, adını da hemen yukarısında bulunan Tiyatro Meydanı’ndan alıyor. Yerin üzerinden altına sızan estetiğin bir parçası olan istasyonda beyaz ve krem tonlarında geniş mermer sütunların sadeliği asil bir atmosfer yaratıyor. Tavana doğru uzanan ve SSCB döneminden Leningrad Porselen Fabrikası tarafından üretlien kabartmalarda ise Rus tiyatrosundan figürler işlenmiş.

      Devrim’de İnecek Var: Ploshchad Revolyutsii 

      Bu istasyon, Moskova metrosunun zarafetini ve önemini en iyi yansıtanlardan biri. Zira konum olarak da tam Kızıl Meydan’ın altında yer alması ve ismini devrimden almasıyla (Ploshchad Revolyutsii söz öbeği “Devrim Meydanı” anlamına gelmektedir) bulunduğu lokasyonun atmosferini yer altında da olanca görkemiyle yaşatıyor. 1938’de açılan istasyonun karakteristik özelliği, siyah Ermenistan mermeri üzerinde her köşeden sizi selamlayan bronz heykeller. Bu heykellerin genelini, Sovyet döneminin önemli halk kesimlerinden çiftçi, sanatçı, işçi, asker ve çocuk figürleri oluşturuyor. Önünden geçerken heykeller arasında bulunan bir köpek figürünün burnunu ovalamak ise bir gelenek hâlini almış. İyi şans getirdiğine inanılıyor.

      Yer Altındaki Notlar: Dostoyevskaya
      Rus ve dünya edebiyatının kilometre taşlarından biri olan ölümsüz yazar Dostoyevski’nin doğduğu hastaneye yakınlığıyla isimlendirilen bu istasyon, edebiyat tutkunlarının gönüllü bir şekilde üst üste sayısız metroyu kaçırmayı göze alacakları bir mabet adeta. 2010 yılında açılan istasyonun dört bir yanında Dostoyevski’ye ve eserlerine ait tasvirleri görebiliyorsunuz. Bir koridorda Suç ve Ceza bir diğerinde Karamazov Kardeşler ile karşılaşabilirsiniz bu istasyonda.

      Uhrevi Bir İstasyon: Novoslobodskaya 

      1952de açılmış olan istasyonda görkemli bir kiliseye girmiş gibi hissedebilirsiniz. Mimar Alexey Dushkin’in de istasyonu tasarlarken arzusu tam da buydu. Ünlü sanatçı Pavel Korin’i ikna ederek rengârenk vitraylarla ve ince işçilikle yarattıkları istasyonda yolcuların bir kilise mahzenine giriyormuş hissini yaşamaları amaçlanıyordu. Görünen o ki, krem rengi mermerlerin üzerindeki vitraylar ve pirinçten geçilen konturlarla istasyonun yaratıcıları amaçlarına ulaşmış.  

      Kubbelere Saklı Şiir: Mayakovskaya

      Eylül 1938de açılan istasyon, eskiden sığınak olarak kullanılan bir alandı. Bolşevik Devrimi’nin kutlandığı bir yer olmasıyla da tarihi öneme sahip olan Mayakovskaya İstasyonu, duvarlarındaki ve bekleme alanında zarif ışıklandırmalı kubbeleriyle sakin fakat güçlü bir atmosfere sahip. Kubbelerin içerisindeki mozaiklere tarihî anların işlendiği ve adını ünlü fütürist Rus şair Mayakovski’den alan istasyon, şiirin zarif ve fütürizmin keskin vurgularını aynı anda yansıtmayı çok iyi başarıyor.

      Yer Altını Saran Işık: Elektrozavodskaya

      Açılışı 1944 yılında, İkinci Dünya Savaşı henüz devam ederken yapılan bu istasyon, ismini yakınlarında bulunan bir ampul fabrikasından alıyor. İstasyona girdiğinizde de bu yerin ışıklandırmaya özel olarak önem verdiğini anlayacaksınız. Bombeli tavan boyunca sıralanmış 318 adet dairesel oyuğa yerleştirilmiş ışıklandırma oldukça etkileyici bir atmosfer yaratmış.

      Militer Bir İhtişam: Komsomolskaya

      Ocak 1952’de bu istasyon, en görkemli mimariye sahip olan istasyonlardan biri. Devasa avizelerin, işlemeli ve kabartmalı tavan süslemelerinin baş döndürdüğü istasyon aynı zamanda en işlek istasyonlardan. Komsomolskaya Meydanı’nın hemen altında bulunan istasyonda, toplamda 68 adet geniş mermer sütunun üzerinde yükselen barok üsluptaki işlemeler askeri başarıları ve bu başarıların mimarı liderleri yâd ediyor. Mermerlerin üzerinde bir Lenin büstü de yolculara selam veriyor.

      Bütün bu saydıklarımız, şahane metro istasyonlarından yalnızca küçük bir kesit. Moskova seyahatinde şehrin yer altı damarlarında bir tarih ve sanat yolculuğuna çıktığınızda buna uzun vakitler ayırmanız gerektiğini anlayacaksınız. Keşfetmeniz gereken birkaç durağın da ismini vererek işinizi kolaylaştıralım; Eski bir askeri sığınaktan dönüştürülen Arbatskaya; Sovyet dönemi folklorünü ve yaşantısını anlatan tablolarla süslü Kievskaya; 1935’te açılan ilk duraklardan biri olan ve mermer ile sade formun birleşiminden oluşan bir asalete sahip Christye Prudy; havacılık temasıyla tasarlanmış, tavan işçiliği ve koridorun sonunda İkarus’un uçuşunu simgeleyen metal heykeliyle Aviamotornaya ve içinde İkinci Dünya Savaşı’nın bitişini simgeleyen bir duvar resminin bulunduğu açılışı 2003 yılında gerçekleşen Park Pobedy.

      Saymakla bitmeyecek daha birçok istasyonuyla başınızı döndürecek bir birikimi taşıyan Moskova metrosu, yolcularını Rusya tarihine “yer altından notlar” düşen bir sanat ve tarih yolculuğuna davet ediyor.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Moskova hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam