Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap
      Art

      Afişin Kâşifi Toulouse-Lautrec'e Bir Ziyaret, Albi, Toulouse

      Hüzünlü yaşamı henüz 37 yaşındayken sona eren Fransız ressam ve afişin yaratıcısı Henri de Toulouse-Lautrec, annesinin kollarında son nefesini verdiğinde birçok eserini yaratmayı başarmıştı. Acılı kadın, Lautrec'in ölümünün ardından eserlerinin hepsini oğlunun adına kurulmasını istediği müzeye bağışladı. Fransa'nın Albi şehrindeki bu müze sanatseverler için büyük önem taşıyor.

      Ressam Henri de Toulouse-Lautrec, 24 Kasım 1864’te Fransa'nın güneyinde yer alan Albi’de dünyaya geldi. Hem babası hem de annesinin aileleri zengin ve soylu sınıfındandı. Dolayısıyla şatoda refah içinde bir çocukluk geçirdi. Sanata olan yeteneğini henüz küçük yaşlarda ortaya çıkaran Lautrec, fiziksel açıdan sağlıklı biri değildi. Üst üste geçirdiği iki kaza, onun yaşamını kökten değiştirdi. Bacakları kırılan ve engelli kalan Lautrec, birkaç yıl sonra büyük bir değişime uğradı. Ne yazık ki fiziksel açıdan çok güçsüz kalmış ve tanınmaz bir hâle gelmişti. Ancak genç Lautrec'in yaşadığı bu dram, sanatına odaklanmasını sağladı. 1883’te liseyi bitirip Paris Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’na giden Lautrec, iki yıl sonra efsanevi ressam Van Gogh'la tanıştı. 


      Lautrec Müzesi, 13. yüzyılda inşa edilen Fransa'daki en büyük ve en eski İtalyan Rönesans fresklerine ev sahipliği yapan Albi Katedrali'nin hemen yanında yer alıyor.

      Alkol Tutkusu Sonunu Getirdi

      Bohem yaşamı tercih eden Henri de Toulouse-Lautrec, 1886’da Montmartre’ın Caulincourt Sokağı'nda 1897 yılına kadar çalışacağı atölyesini kiraladı. Genç ressam, meyhaneler, randevu evleri ve dans salonlarıyla dolu olan sokağa hızla adapte oldu. Burada yoksullarla yakınlaştı; gece hayatına ve içkiye alıştı. Artık resimlerinin konularını sokak kadınlarından, genelevlerden alıyordu. Grille Degouet, La Goulue, Jane Avril gibi ünlü dansçılarla dost oldu. Bu kadınlar da Lautrec'i seviyor ve ona modellik yapmaktan keyif alıyordu. Resimlerini ilk kez 1889’da "Bağımsız Ressamlar Sergisi"nde ortaya çıkardı. Engelli ama çok şık bu genç adamın sergisi büyük ses getirdi. 1891’de yaptığı afişler görenleri hayretler içinde bıraktı. O zamana kadar basit bir levhadan oluştuğu düşünülen afişler, Lautrec’in eserleriyle sanat değeri kazandı. 1893’te dönemin en önemli ressamlarından biri olan Edgar Degas'ın övgüsü şöhretini artırdı. 1895 yılında Londra’ya giden Lautrec, Amerikalı ressam ve gravür ustası Whistler ve yazar Oscar Wilde'la tanıştı. 1898’de sergi için tekrar Londra’ya gitti. 1899’da alkol zehirlenmesinden hastaneye yatırıldı. Bu çok zor süreçte annesi onu hiç yalnız bırakmadı. Çizdiği birçok sirk resmi sayesinde doktorları iyileştiğine inandırmayı başardı. Hastaneden çıktıktan sonra ise Paris’te kalmayıp, Bordeaux, Arcachon, Le Havre ve Malromé’daki şatolara gitmeyi seçti. Jules Renard’ın "Tabiat Tarihi"ne tam 22 resim yaptı. 1901’de yine içkiye başlayınca felç geçirdi. Öleceğini hissedden genç Lautrec, Bordeaux'daki Malromé Şatosu'na taşındı. 9 Eylül 1901'de 37 yaşında, annesinin kollarında yaşama veda etti. Acılı anne, oğlunun atölyesindeki tüm resimleri toplayıp Albi Şehri’ne bir "Lautrec Müzesi" kurulmak üzere hediye etti. Bu istek 30 Temmuz 1922’de yerine getirildi ve Albi’de Henri de Toulouse-Lautrec Müzesi açıldı.

      2010'da UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi

      Gelelim Lautrec'in doğduğu Albi şehrine. 'Kızıl (Tuğlalı) Şehir' olarak da adlandırılan ve Tarn Nehri'nin yanında bulunan Albi, 2010'da UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi. Tam bir ortaçağ atmosferi sunan Albi'de kayık ve kanolarla nehir turu, yürüyüş veya bisiklet turları yapmak mümkün.

      Muazzam Yapı Albi Katedrali

      Moulin Rouge kabaresini resmetmeye başlayıp, afişi bir sanat haline getiren Lautrec'in şehri Albi'nin en önemli turistik noktası tabii ki Albi Katedrali. 200 yılda tamamlanan bu olağanüstü tuğla yapı, büyüklüğüyle görenleri hayretler içinde bırakıyor.

      Albi'nin Özgün Lezzetleri

      Albi'de katedralin ve Lautrec Müzesi'nin yanı sıra Berbie Sarayı ile görkemli bahçeleri de mutlaka görülmeli. Öte yandan bu küçük şehir, ilginç bir lezzet durağı sayılabilir. Burada kaz, ördek ciğeri ve soğan reçeli çok meşhur. Fransa'nın Midi-Pyrénées Bölgesi'nde yer alan şehrin nüfusu 50 bin civarında ve Albi'de ikamet edenlere "Albigeois" diye hitap ediliyor. Bu şehirde gezerken Tarn Nehri'nin bereketiyle yeşile dönüşen tepelerin manzarasından etkilenmemek mümkün değil.

      Etkinlikleri Görülmeye Değer

      Şehirde yıl boyunca tiyatro ve müzik etkinlikleri sürüyor. Çok sayıda yerel ve uluslararası müzisyene ev sahipliği yapan Pause Guitare adlı şenlik ve bir yürüyüş fuarı olan Şubat bunlardan bazıları. Yine 14 Temmuz'da yapılan Bastille Günü, Albi Katedrali'nin önündeki meydanda Aralık ayında düzenlenen Noel Pazarı da önemli etkinlikler. Yakınlardaki en popüler cazibe merkezleri ise şehrin kuzeybatısındaki Cordes-sur-Ciel Köyü ile güneybatısında kalan nehir kıyısındaki Gaillac kasabası. 

      Her eseri bir şarkı tadında 
      Toulouse-Lautrec Müzesi'nde, sanatçının tüm çalışmalarını görmek ve eserlerinin zihninizde yaratacağı etkiyi hissetmek mümkün. Lautrec'nin her eseri, bir şarkı, bir belgesel veya bir film sahnesi tadında. Özellikle Moulin Rouge posterleri bir zaman yolculuğuna çıkartırcasına etkili. 


      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam