Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

arrow3
Yazı Gönder

Sen de Seturday yazarı ol,
yayınlanan her yazı için 150 TL kazan!

Puan Kazan

Seturday’in aktif üyelerinden biri ol,
hem dünyayı keşfet hem de puan topla,
topladığın puanlarla hediye
kazanma şansını yakala!

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Yazar Ol Giriş Yap
      Art

      2018 Hollanda Tasarım Haftası

      Kullanılmış tuvalet kâğıtlarından fayans, kurumdan yüzük, bakterilerle renklenen bluz... İster misiniz? 2018 yılının Hollanda Tasarım Haftası (Dutch Design Week) birbirinden ilginç fikirler, tasarımlar ve sergilerle doluydu. Pek çok tasarımcının teması ise “sürdürülebilirlik” idi. Bunun için de çevreye duyarlı “yeniden kullanılan” malzemelerle yapılan ürünler ön plandaydı. İşte o ürünlerden, benim bir seçkimle, pek enteresanları...

      
                            2018 Hollanda Tasarım Haftası
      Nilay Örnek
      Art

      30.11.18

      Seyahat eder, sanatsever, tarihsever, sergi gezer, lezzet peşinde, doğanın içinde, dünyayı kelimelere döker.

      Pembe panjurlu bir evimiz, “kullanılmış tuvalet kâğıtlarından” üretilmiş fayanslarımız olsun sevgilim!

      Hollanda Tasarım Haftası'nda güzel bir genç kadın. Farklı dokudaki fayanslar ve çeşitli kavanozlara yerleştirilmiş çeşitli maddelerin yanında duruyor. Soruyorum, dakika bir gol bir... "Bunlar kullanılmış tuvalet kâğıtlarından üretilmiş fayanslar" diyor. Önce tuvalet kâğıtlarından kahverengi pamuklar çıkmış, sonra da fayanslar... Bitki özlü fayanslar da var. Yüzde 50'si atık malzemeden oluşan bu ürünlerin (Jüt Çini / Fayans diyor bunlara) dayanıklı ve doğa dostu olduğunu belirtiyor. Açıkçası doğal ve şık da görünüyor. Instagram hesabından da baktım satılıyor da.

      Atölye LVDW, benim pek hoş bulduğum Laura van de Wijdeven'in tasarım stüdyosu. Willem de Kooning Akademisi’nde Yaşam Tarzı Tasarımını bitirmiş, ünlü tasarım firmalarında çalışmış ve 2017'de de kendi tasarım stüdyosunu kurmuş. Buna benzer bir yöntemle ürettiği lamba ile ödül de almış. https://www.instagram.com/atelierlvdw/

      “Kirli havadan” yapılmış “siyah incili” bir düğün yüzüğü ister misin hayatım?

      Daan Roosegaarde çok enteresan bir adam. 1979 doğumlu, Hollandalı. Avrupa'nın pek çok bölgesinde, doğal olarak özellikle Hollanda'da bir pop yıldızı gibi karşılansa da, teknoloji ile tasarımı birleştiren bir “mucit” olarak anılıyor. Onunla Eindhoven'daki Tasarım Fuarı'nda değil ama Rotterdam'da bir röportaj yaptım; projelerini hep benzer esprilerle anlattığını fark etmez, ırkçı sayılabilecek espri tarzını yakalamazsan etkileyici biri. Gerçekten icatları mı desem, tasarımları mı; çok havalı. İzlemesi keyifli, içinde olması da öyle.

      Şova dönüştürüyor yaptıklarını; ilginç. Son “atraksiyonlarından biri”, bir tür “kirli hava süpürgesi” sayılabilecek alet: 7 metre uzunluğundaki Smog Free Tower. Bu alet, park, bahçe gibi kamusal alanlarda, kirli havayı emen, patenti alınmış bir pozitif iyonizasyon teknolojisine sahip. Saatte 30 bin metreküp havayı temizliyor ve söylenene göre çok az yeşil elektrik kullanıyor. Bol ödüllü çevre ve insan dostu bu tasarım özellikle Uzakdoğu ülkelerinden alınıyor.

      "Gerçek güzellik bir Louis Vuitton çanta ya da Ferrari değil, temiz havadır" diyen şov adamımız Daan Roosegaarde harika bir fikir bulmuş. Temiz hava filtresindeki her 1000 metreküp kurumdan bir yüzük ya da kol düğmesi yaparak satıyor. Prens Charles da bu kol düğmelerinin müşterilerinden. Pek çok çift de bu yüzükle evlenmiş!

      Düğme iliklerinden yeni bir moda yaratmak!

      Bu “yeniden kullanım”, “dönüştürme” işlerinde oluşan şey her zaman pek şık olmayabiliyor. Ancak Hollanda Tasarım Haftası'nda muhabbet ettiğim Sarah Brunnhuber'in “giysileri” o kadar güzeldi ki... Kendisi de pek güzel taşıyordu açıkçası. Kız tüketim kültürüne karşı bir “duruş”, bir tarz, bir fikir yaratmış ama "Üzerimden çıkarıyorum bu ceketi en çok para verene satmak istiyorum" dese ceket için baya mücadele ederdim! Ya da belki edemezdim, EU / TL paritesi malum! Ben pek beğendim.

      Sarah Brunnhuber, eski dokuma yöntemlerine dönmüş, ama daha bilinçli bir şekilde "Desenleri doğrudan dokuyarak kesim israfını, her bir parçayı da birbirine düğümleyerek, dikiş atığını ortadan kaldırırım" diyor. Bunun yanı sıra “her yeri ilik delikli parça kumaşlar” ortaya çıkarmış. O parçaları lego yapar gibi birbirine ekleyip farklı kombinasyonda farklı giysiler ortaya çıkabiliyor. Moda için daha az harcamayla daha çok renk ve biçimde giysiye sahip olabiliyorsunuz.

      Kendine yeten şehir için... Ekmekten gaz ve o gazla pişen ekmek!

      Cascoland, daha ekolojik ve sosyal olarak daha sürdürülebilir bir toplum için çalışan bir grup. Hollanda'da Fiona de Bell ve Roel Schoenmakers tarafından başlatılan projeler, uluslararası katılımla, sanatçı, mimar ve tasarımcıların da bir araya gelmesiyle genişlemiş. Hollanda Tasarım Haftası'nda Jair Straschnow ve Marianna Balvanera'nın da katılımıyla geliştirilen projenin adı ise: The Gascoland BreadDigester.
      Kısacası anlatacak olursam bu ekip artık ekmekleri toplayıp kendi geliştirdikleri bir aletle onlardan biyogaz üretiyor. O gazla da normal kullanımdan daha az bir enerji ile yeniden ekmek yapıyorlar. Amsterdam'daki FabCity Kampüsü'nde de minik bir yemek alanı oluşturulmuş. Gascoland'de çok farklı kültürel geçmişlerden gelen aşçılar, ekmeğin bulunduğu yerden elde edilen biyogazla geleneksel ekmek pişirme yöntemlerini paylaşıyor. Biyogazla pişirilen ekmekler farklı konserve ürünlerle sunuluyor. Ekmek yapanlar arasında iki de Türk'ün adını gördüm: Emine ve Tenzile. https://vimeo.com/130244249

      Bakterilerle boyanmış eşarba ne dersiniz?

      Sütyeninizin, eşarbınızın ya da ceketinizin bakterilerle renklendirilmesini ister misiniz? Bu durumda giysilerinizin doğa ile dost olduğunu bilmek kararınızda etkili olur mu? Hollanda Tasarım Haftası'nın gözdelerinden biri de bu çalışma idi. Living Colour, pigment üreten bakterilerle doğal tekstil boyama olanaklarını araştıran bir “biotasarım” araştırma projesi. Laura Luchtman ve Ilfa Siebenhaar tarafından yürütülüyor. “Sentetik ve toksik” olarak nitelendirdikleri tekstil boyalarına alternatif arıyorlar. 

      "Bazı bakterilerde bulunan pigmentler biyolojik olarak parçalanabilir. Bu da onların insanlar, hayvanlar ve çevre ile dost ürünlerin üretilmesine yardımcı olur. Bakteriyel pigmentler için büyüme koşullarını, büyüme sürecini hızlandırmanın yollarını ve ses frekanslarına maruz bırakarak modellerde bakteri yetiştirme imkânlarını araştırıyoruz" diyorlar. Amaçları dünyayı bakterilerle renklendirmek ve daha sürdürülebilir bir dünya için bir adım atmış olmak.  https://vimeo.com/294452499

      Bu sene herkese hediye aldığım kitaplardan: Peter Wohlleben'in “Ağaçların Gizli Yaşamı”. Kimi kitabı okumadan çok iyi biliyordur; bense "Bu konuda şuuru o kitapla kazandım" desem doğru olur: Mantar kökleri çok önemli. 

      Mantar köklerinden cüzdan, ayakkabı, saat...

      Ağaç iletişimi için mantarların oluşturduğu ağların önemi büyük. Mylium da Iris Houthoff tarafından gerçekleştirilen, “modanın geleceği” olarak görülen ya da öyle söylenen doğa ile teknolojiyi bir araya getiren işlerden biri. Mylium'da saat olur, ayakkabı ya da cüzdan materyallerimizi oluşturmak için “miselyum” kullanıyorlar. Mycelium ise basitçe “mantarların kökleri” olarak da adlandırılan yoğun bir mantar özü ağı.  Hollanda Tasarım Haftası'ndaki metinde "Mantarlar doğadaki dairesel motorlardır. Biyolojik maddeyi parçalara ayırır ve yüksek fonksiyonel özelliklere sahip yeni biyokütle hâline getirirler. Mantar iplikleri dallanır ve birbirine kaynaşır, bu da güçlü bir doğal olarak dokunmuş malzeme ile sonuçlanır. Büyüme koşullarına ve miselyum türüne bağlı olarak farklı özellikler elde edilebilir" diyordu. Üretilen ürünler de pek şık görünüyordu. Bu, Tasarım Haftası'nda da sunulan ve büyük ilgi görün işlerden biri, üstelik üzerine yazılmış çok sayıda övgü dolu yazı da var. Çünkü Iris Houthoff bunu hayvan derisine alternatif olarak kullanıyor. Fakat doğadaki mantar ağlarına bulaşmak, onları yerlerinden almak ne kadar doğru, ben bilemedim

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Hollanda hakkında ziyaret eden gezginlerden tavsiye almak için tıklayın!

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam