Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Viyana’nın "Kaffeehaus"ları

      Viyana’nın "Kaffeehaus"ları bizim geleneksel kahvehanelerimizin karşılığı aslında; bir hayat tarzı, bir buluşma yeri...

      Viyana’nın "Kaffeehaus"ları
      Levent Özçelik
      Gurme

      06.04.18

      Dünyada ne var ne yok? Gezer, çeker, anlatır, yazar.

      Savaş ganimeti kahve çekirdekleri

      Kahve’nin Avrupa’daki tarihi ile ilgili pek çok rivayet var. Ancak doğrusu Türklerden yadigâr olduğu. Bunu doğrulayanlar ise, Viyana’nın 1862 yılında Julius Meinl 1 tarafından kendi adıyla kurulan ünlü kahve markasının 4 kuşak temsilcileri. Julius Meinl’ın 150 yılı onuruna verilen yemekte bizzat aile fertleri tarafından anlatılmıştı. 17. yüzyılda Osmanlı ordusunun Viyana kuşatmasından geride kalan kahve çekirdeği çuvallarını bulan Avusturyalılar, önce çuvalların içinde ne olduğunu anlamamış. Hatta pek çoğu “at yemi” olduğunu düşünmüş. Bugünse kahve çekirdeklerinden başlı başına bir dünya yaratmış durumdalar. Viyana kahve kültürünün UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmesi de bundan.


      Kahve İçen Fesli Çocuk

      Polonyalı Jan Kulczycki, bir dönem İstanbul’da yaşayan iki taraflı bir casustur. Uzun süre İstanbul kahvehanelerinde vakit geçirdiğinden kahveyi yakından tanır. Bu yüzden de deve yemlerinin kahve olduğunu bilir. Ve ödül olarak kahve çekirdeklerini talep eder. Çekirdekleri alıp Viyana’nın ilk kahve mağazası Blauen Flasche’yi (Mavi Şişe) açar. Uyanık komutan, İstanbul’da öğrendiği kahveyi sütle karıştırarak ilk sütlü kahveyi, kelime anlamı da karışım olan Melange’ı yapar. Kulczycki’nin yetenekleriyle kahve ve kahvehaneler zamanla Viyanalıların vazgeçilmezi olur. Ama 18. yüzyılın sonlarında Julis Meinl ilk kavrulmuş kahveyi endüstriyel olarak üretip satınca asıl patlama yaşanır. Ardından günümüzde de ünlü olan kafeler açılmaya başlar. Julius Meinl kahvenin Osmanlı’dan geldiğini hatırlatan dünyaca ünlü “kahve içen fesli çocuk” logosunu yaptırır ve önce Viyana’ya ardından dünyaya yayılır.

      Kaffeehaus Kültürü

      Viyana'daki kaffeehaus kültürü, bizdeki kahvehane kültürüne yakından benzer. Kaffeehaus’larda mönüyü kahvenin o şahane kokusunun yanı sıra, çay, kek, küçük çerezler oluşturur. Geleneksel Viyana cafeleri, yüksek tavanlı, mermer zeminli ve Thonet sandalyelerle döşelidir. Bunlara hâlen en iyi örneklerden biri Café Sperl’dir. Rönesans etkilerinin göze çarptığı Café Central, 50’li yılların tarzını yansıtan Café Prückel de şehrin dikkat çekici kaffeehaus’ları arasında yer alır. Marlene Dietrich, Romy Schneider, Paul McCartney gibi ünlü oyuncuların ve müzisyenlerin müdavimi olduğu kahvehanelere Leo Troçki, Sigmund Freud gibi isimlerin de yolu düşmüştür. Viyana Opera binasının arkasındaki Café Mozart ise 1794’de, Mozart’ın ölümünden hemen sonra açılmış. Karl Kraus adlı Avusturyalı gazeteci-yazar, edebiyat dergisi Die Fackel’in ününü Viyana kahvehanelerinde yaymıştır.

      Julius Meinl am Graben:

      Graben ve ünlü Kohlmarkt Caddesi’ni kucaklayan terasıyla diğerlerinden hemen ayrılıyor. 150 yıllık mekânın Julius Meinl’ın Melange kahvesi bir klasik.

      Café Central:

      1876’da açılan Café Central, İkinci Dünya Savaşı’nda kapanmış, 1975’de tekrar açılmış. Leo Troçki, Sigmund Freud gibi büyük filozofları, şair ve liderleri ağırlamış.

      Café Demel:

      1786’dan kalma hamur işi tatlılarıyla ünlü, meşhur çikolatacı K&K Hofzuckerbäcker çikolatalarını bulabileceğiniz Demel, kayısı marmelatı ve çikolatayla yapılan turtalarıyla ünlü.

      Café Landtmann:

      Marlene Dietrich, Romy Schneider, Paul Mc Cartney ve Gustav Mahler ile anılan mekân, günümüzde politikacı ve iş adamlarının gözdesi.

      Café Museum:

      Viyanalı çağdaş ve Art Nouveau mimarı Adolf Loos tarafından çizilip 2003’de tamamen yenilenen Cafe Museum, Gustav Klimt ve Otto Wagner’in müdavimi olduğu mekân olarak biliniyor.

      Café Sacher:

      Dünyaca tanınan Sacher Oteli’nin içindeki kafe, Viyana kafelerinin en ünlülerinden biri olmasını özgün Sacher Turtası’na borçlu. Yazın Opera binasına bakan terası mutlaka görülmeli.

      Café Schwarzenberg:

      Geleneksel kahve spesiyaliteleri, yanında iyi hamur işleri ve Viyana mutfağının lezzetleriyle bilinen bir mekân. Sergi, konser gibi kültürel etkinlikler de sıkça düzenleniyor.

      Phil:

      Phil yine son yıllarda sıklıkla karşılaştığımız kitabevi-cafe konseptlerinden. Rahatça kitap alıp okuyabilirsiniz. Ev konforunda ve makul fiyatlı.

      Yeni Kaffeehaus’lar

      Cafeler geçmişte daha çok buluşma ve vakit geçirmek için sosyalleşme alanlarıydı. Günümüzde cafelerin önemli işlevlerinden biri çalışma alanı olmaları. İnsanlar yalnız başlarına hatta toplanıp cafelerde çalışıyor hatta toplantı yapıyor. Bu yeni akımdan Viyana da payını almış. Şehirde böyle yeni pek çok mekân var, bunlardan bir kaçı şöyle;

      Balthasar Kaffe Haus:
      Şehrin yenilerinden. Bana Viyana kaffeehaus’larından ziyade İskandinav kafelerini hatırlattı. Basit dekorasyonu sizi aldatmasın, 3. jenerasyon kahveleri ve espressoları şahane.

      Sneak In:
      Şu aralar Viyana’nın en gözde mekânlarından. Özellikle Pazar günü brunch yapmak için ideal.

      Alois Daniel Bakery:
      Hotel Daniel’in içinde yer alan mekân, unlu işleriyle ünlendi. Rahat, şık ve aydınlık bir atmosferi var. Kahvaltı için gidilebilir. Mönüsü ve kalitesine göre fiyatları oldukça makul.

      Cafe Menta:
      2013 yılında açılmış ancak tasarımı ile daha eskilerden gelmiş gibi. Kullanılan malzemelerden olsa gerek biraz Akdeniz havası da taşıyor. Mönü yine güney avrupa esintili, sağlıklı ve hafif. Bu arada mekânın sahibi Türk.

      Das Möbel:
      Adından anlaşılacağı gibi mobilya konseptli bir mekân. Genç mobilya tasarımcılarının mobilya tasarımlarını sergilediği bir alan olarak kurulmuş. Sergile, kullan, satın al, otur, kahveni iç şeklinde bir felsefeleri var.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam