Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Vefa'da Doğdu, Sesi Tüm Semtleri Gezdi. Bozanın Hikayesi...

      Adı semtiyle özdeşleşmiş, namı dünyaya yayılmış bir İstanbul lezzeti…

      Kimi zaman akşam vakti evinizde otururken eve iki hece girer, bilirsiniz. Uzun uzun bağıran bir ses, sizi ne telaşa sürükler ne kaygıya. Ağız sulandırır ve giderek yaklaşır sesi; Booo zaaa!

      Aslında boza, bazı kaynaklara göre 8000 yıldır yapılagelen bir içecek. Farsça’da darı anlamına gelen “buze” kelimesinden geldiği de düşünülmektedir. Arpa, buğday, çavdar, mısır ve en çok da darıdan yapılan fermente bir içecektir. Hem doyurucu hem de vücudu ısıtıcı bir etkisi olan yüksek kaloriye sahip boza, hâliyle bir kış içeceği olarak bilinir ve daha çok bu mevsimde tüketilir.

      16. yüzyıla uzanan kaynaklarda bozanın yüksek alkollü çeşitlerinin de var olduğundan, bozahenelerin meyhanelerle neredeyse bir tutulduğundan bahsediliyor. 17. yüzyıla gelindiğinde ise Evliya Çelebi, seyahatnamesinde İstanbul içinde 300’ün üzerinde bozacı dükkânı olduğunu aktarır. 


      Zaman içerisinde bozacı dükkânlarının içinde biri diğer hepsini gölgede bırakarak boza ile bulunduğu semtin hikâyesini bir daha ayrılmamak üzere birleştiriyor. İşte o dükkân Vefa semtinde bulunuyor.

      İstanbul’un geçmişinden bugününe gururla ve kaliteyle taşıdığı bu lezzet, İstanbul’a has olmasının yanı sıra kendi markasını yaratmış, semtiyle bir bütün olmuş bir değerdir. Vefa Bozacısı’nın ortaya çıkışı 19. yüzyılı işaret eder. Ancak onu, 1870’te Arnavutluk şehri Prizren’den İstanbul’a gelen Hacı Sadık Bey yüzyılları aşacak bir cevhere dönüştürecektir.

      Dönemin İstanbul’unda hâli hazırda boza yapılmaktadır. Fakat bugün bildiğimizden çok farklıdır. Çoğunlukla rengi koyu, daha akışkan kıvamda ve daha ekşidir. İstanbul’da dönemin şıra, şerbet, demir hindi gibi içeceklerinin arasında çok fazla da popüler değildir. Hacı Sadık Bey’in kendi evinde denemiş olduğu formülle ortaya çıkan sonuç ise önceki boza çeşidinin, onu tarihe karıştıracak derecede önüne geçer. 

      Hacı Sadık Bey formülünü sırtına yükler ve sokak sokak dolaşır. Rağbet görmeye başlayan bu içeceğin namı yayıldıkça bir dükkân açmak şart olur. Önceleri kendi evinde kendi imkânlarıyla küçük ölçekli bir üretim yapan Sadık Bey, 1876’da açar Vefa Bozacısı’nı. Geçmişten bugüne birçok badireler atlatan, 1918 yangını ardından küllerinden doğan, taklitleri çıkan; fakat orijinalliğini koruyarak her daim bozada standartları belirleyen Vefa Bozacısı, bugün Sadık Bey’in ailesinin 4. kuşak temsilcileri tarafından işletiliyor. 

      Üretimde, Alman teknolojisinin son imkânlarını kullanan Vefa Bozacısı, tesislerinde bir geleneği modern yaklaşımlarla koruyup geleceğe taşıyor. Bugün hâlâ Vefa semtinde Vefa Caddesi’nde bulunan tarihî binasında hizmet veren Vefa Bozacısı’nın bozasını tatmak için Haliç’te yukarı Beyazıt’a doğru bir yürüyüşe çıkmak yeterli olacaktır. Eski İstanbul’un dokusunu, atmosferini koruyan dükkândan adımınızı atar atmaz bir hikâyenin, bir geleneğin içine daldığınızı hissedeceksiniz.  

      Geçmişte bozacı dükkânlarında ahşap fıçılarda bekletilirken mermer kaplara geçilmesi bozanın lezzetine lezzet katan bir değişim olmuştur.

      Bugün de tavsiye edileni cam şişe içerisinde satışa sunulmasıdır. Fakat satın aldıktan sonra çok bekletmeden tüketmek gerekir. Zira şişelendikten sonra da fermantasyona devam eden bu içecek bekletilmeye gelmiyor.

      Ayrıca, çok faydalı bir içecek oluşuyla dikkat çeken boza, gluten içermez ve günlük B vitamini ihtiyacını karşılamaya yeterlidir. Klasikleşmiş sunumunda üzerine biraz tarçın ve birkaç leblebi koyularak içilir.

      Kış aylarında bir öğün niyetine içebileceğiniz bu hem sağlıklı hem leziz içeceğin, yıllardır kalitesiyle alanında rakip tanımayışı, gelenekselliğinden ödün vermeyişiyle semtinin adına yaraşır bir kimliği vardır. Boza, Vefalıdır.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam