Hoş geldiniz!

Dün bilmedikleriniz için
artık Seturday’desiniz!

Trendy, Gurme, Adventurist ve
daha fazlası. Kategorinizi
seçin, rotanızı belirleyin!

arrow1

Gezilerini sizler için
kaleme aldılar.

arrow2

Merak uyandıran ve arzulanan
rotalar, elbette çok okunurlar!

arrow3

Merak ettiklerinizi deneyimleyenlere,
bir bilene sorun.

arrow4

Nereleri görmek istersiniz?
Siz Bucket List’inizi hazırlayın,
tur bilgileri bizden.

Gittiğim Yerler

Listenizde bu şehir bulunuyor...
Tekrar ekleyemezsiniz!!

Gittiğiniz yerleri seçerek diğer gezginlerle tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz.

    Hesabım sayfasından daha sonra gittiğiniz yerlere ekleme yapabilirsiniz! Keyifli keşifler!

    İleri

    İlgi Alanlarım

    YEMEK

    SANAT

    TARİH

    ALIŞVERİŞ

    DOĞA

    İŞ

    KEŞİF

    KÜLTÜR

    Seyahat amacınızı işaretleyin, diğer kullanıcılarla deneyimlerinizi paylaşın!

    Bucket List oluşturabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

    Üye Ol Giriş Yap Kapat

    Bucket List Oluşturun

    Gitmediğiniz ama gitmeyi çok istediğiniz şehirler sizi bekliyor! Tek yapmanız gereken bu şehirleri seçmek ve “gitmeye hazırım” demek. Biz de gitmeyi hayal ettiğiniz şehirlere ait turlarla ilgili size bilgi verelim.

    Listenizde bu şehir bulunuyor...
    Tekrar ekleyemezsiniz!!

      Bucket List kaydınız başarıyla gerçekleşti. Müşteri hizmetlerimiz size en yakın zamanda ulaşacaktır.

      Bir Bilene Sor

      Gideceğiniz şehri yazın, o şehri daha önce gezen ve iyi bilen kullanıcılardan tavsiyeler alın.
      • Bir Bilene Sor
      • Bucket List
      • Giriş Yap

      Biri 'Bahçeden Sofraya' mı Dedi? Burada Sofra Bahçenin Ta Kendisi...

      Hollanda'da Amsterdam’ın göbeğinde, kendi serasından ürettiklerini pişiren bir restoran deneyimi.

      Biri 'Bahçeden Sofraya' mı Dedi? Burada Sofra Bahçenin Ta Kendisi...
      Nilay Örnek
      Gurme

      25.09.18

      Seyahat eder, sanatsever, tarihsever, sergi gezer, lezzet peşinde, doğanın içinde, dünyayı kelimelere döker.

      8 metre yüksekliğinde cam bir bina düşünün. İçi ve dışı yenilebilir çiçekler, bitkiler ve sebzelerle dolu. Güzel de bir kalabalık var. Cıvıl cıvıl. Ve siz orada gün ortasında ya da akşam ışığında, o bahçelerden, seradan alınanlarla yapılmış yemeklerden yiyorsunuz. 

      Hollanda'nın başkenti Amsterdam'ın en popüler parklarından biri, Frankendael Parkı. Burası bir tarafı 17. yüzyıldan kalmış izlenimi veren, botaniğe meraklı insanların ayrılmak istemeyeceği türden bir yer. Bahçıvanlarla park gezileri, sanatsal etkinlikler, konserler, özel eğlenceler bir yana, park, yemeğiyle de pek meşhur. Burada iki restoran var; biri özel tasarım bahçesiyle parkın da simgelerinden olan, tarihî bir binayı kendine konum olarak seçmiş Merkelbach. Diğeri ise "Amsterdam'ın en sıradışı restoranları" listelerinin vazgeçilmezi, bu yazının da konusu olan 'Restaurant en Kwekerij De Kas' yani De Kas adlı sera-restoran. 'Bahçeden sofraya' ifadesinin bir slogan değil gerçek olduğu yer. Zaten sofra bahçede...

      Amsterdam'daki bir park içinde, Michelin yıldızlı bir şef tarafından açılan
      sera-restoran De Kas ile tanışın.

      1920'lerden Kalma Bir Yapı

      Hikâye şöyle; Hollanda'nın en tanınmış şeflerinden biri olan, Amsterdam'daki Vermeer Restoran’da çalıştığı dönemde Michelin yıldızı alan Gert Jan Hageman, 90'ların sonunda kendine yepyeni bir yol seçmeye karar veriyor. Doğanın içinde, daha farklı bir mutfak deneyimi istiyor. Bugün 'zero mile' tabiriyle anılan, sofraya gelen yemeğin en yakındaki malzemelerle yapılmasını ifade eden kavramın pek revaçta olmadığı günlerde Frankendael Parkı'nda yaptığı bir gezi, ona bu fikri veriyor: Sera içinde bir restoran. İlhamı 'tam anlamıyla' veren şey ise parkın içinde hâlâ 8 metrelik dev camları ve görkemiyle duran, ama bir taraftan da yıkılmaya yüz tutmuş, 1920'li yıllarda belediyenin kullandığı sera. Gerekli izinler alınıyor, büyük bir çabayla mekân ayağa kaldırılıyor ve Piet Boon adlı ünlü mimarın tasarımlarıyla hem içerisi hem de dışarısı keyifle kullanılan şık bir restoran ortaya çıkıyor. De Kas, 2001 yılında açılıyor ve o günden bu yana her yıl 50 bini aşkın kişi burada yemek yiyor.

      Bahçe İçinde Bahçe

      Tahmin edebileceğiz gibi restoranın en önemli özelliği ortamı ve o derece etkileyici düzeydeki lezzetleri. Restoranın pek çok farklı alanı var. Yazın dışarıdaki bahçe harika; yüzlerce bitki türü arasında şahane, rengârenk bir ortam. Yaz-kış eski bir sera yapısının içinde her türlü konforu tasarlanmış restoranın ana alanı, ışığıyla, atmosferiyle pek güzel. Yine bitkiler yakınınızda ama tam da ortasında değilsiniz, burası restoran. Bir de sera içi alan var, veranda var, özel başka bir yeşil alan var, bar var. Kalabalığınıza ya da yemek buluşmanızın türüne göre, 6-7 ayrı 'mekân içinde mekân' seçeneği sunuluyor. Yemekler de öyle, bol seçenekli. Mönünüzü ve fiyatını önceden seçebiliyorsunuz. İnternet sitelerinde de hangi saatte, nasıl bir mönüye ne kadar ödeyebileceğiniz yazılı. Şarapların da hangi fiyat aralıklarında olduğu yazıyor.

      Şeffaf Mönü!

      De Kas'ın hâlihazırda orada görebileceğiniz bir dev serası ve bahçesi var. Buralarda yemeklerde kullanılan çeşitli bitki ve sebzeler ile yenilebilir çiçekler üretiliyor. Ayrıca Amsterdam'ın merkezinden 10 kilometre kadar uzakta, Beemster adlı bölgede dev tarlaları da var; mevsimsel tüm sebzeleri orada açık alanda üretiyor ve ürüne göre mönüler yapıyorlar. Hatta söylediklerine göre mekânın kurucu şefi Gert Jan Hageman, her gün bu sera ve tarlalarda bizzat çalışıyor.

      Bu arada restoranın bitkilerle ilişkisinden dolayı sadece sebze yenilebildiği düşünülmesin; vejetaryenlere özel yemek yapsalar da, yerel üreticilerden balık ve et de demin ediyorlar. Ana yemekler genellikle et ya da balık tercihine göre yapılıyor. Balık ve et üreticilerini de daima adları ve yerleriyle açıklıyorlar.

      Çok Lezzetli
      Muhteşem bir çorba, tabii ki rengârenk bir salata ve balık yemiş biri olarak söyleyebilirim ki, çok, çok ve çok lezzetli bir yemek yedim. Üzerine gelen bademli tatlı ise harikaydı. Tabii bir o kadar da ortam beni etkiledi. Olur da Amsterdam'a yolunuz düşerse, internetten bakın, bütçenize de uygunsa bu restoranda yemek yemenizi öneririm. Olmadı gidin bakın, parka girmek, gezmek serbest! Bu enteresan mimari ve doğa içindeki restoran görülmeye değer.

      Makaleyi beğenebilmeniz için tarafınıza iletilen aktivasyon mailini onaylamanız gerekmekte.

      Kapat

      0

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üye olmanız veya giriş yapmanız gerekmektedir.

      Üye Ol Giriş Yap Kapat

      Bu özelliği kullanabilmeniz için üyeliğinizi aktive etmelesiniz.

      Kapat

      Yorumlar (0)

      Yorum Yap

      Bu Sitede, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Tamam